Nasipsiz Adam!
Düşünme melekelerini kaybeden eski Genelkurmay Başkanı
İstiklal Harbi ve öncesiyle, inkılaplar yaptığı Cumhuriyet Dönemi ve sonrası, en makbul ve muteber arkadaşlarını İstiklal Mahkemelerinde idamla yargılatmalar.. Ali Şükrü Bey gibi faal, becerikli, emir kulu olmayan bir milletvekilini Topal Osman’a öldürtme iddiaları.. ‘Konuşur’ diye daha sonra onu da öldürtme iddiası..
Bu iddiaların hiçbirisini görmeyip, ‘örnek lider’ övgüsünde bulunulması..
Dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen ‘şapka giyme’yi kanun yapması.. Kendi arkadaşlarının yazdığı hatıratlarda, rakının bulunduğu sofralarda devlet idaresi ile ilgili alınan kararlar.. Arkadaşlarının veya bürokraside görev alanların karısının-kızının tesettürünü açıp, dans ve güzellik yarışmaları gibi çeşitli isimler altında, edep ve hâyâsızlığa yol açılması..
Harf inkılabıyla bir sürü insanın cahil bırakılıp, kendi kültürümüzden koparılmamız.. Mâzi-hâl-istikbal köprüsünün uçurulması, vs..
Bunların konuşulmadığı bir ortamda.. Değişen Türkiye ve dünyaya karşı kendisini geliştirememiş, çağın dışında kalmış insanlar, hâlâ Genelkurmay Başkanı olduğu dönemdeki gibi konuşuyor.
Meselâ benim hafızamdan silinmeyen fotoğrafında şu yer alıyor:
Demokrasiyi lafta bırakan uygulamalar.. Laiklik anlayışında, dini ve değerlerini vicdanlara hapsedip hayattan dışlayan dayatmalar.. Gemideki gazetecilerle yaptığı toplantıda etrafında omuzu kalabalık askerlerle beraber, milletin gözünün içine bakarak, parmağını sallayarak milletin tehdit edilmesi..
Bir konuşmasında söylediği, ‘Akıl ve bilimi kendinize rehber edinirseniz bu laikliktir’ cümlesinin neresini düzelteceksiniz. Rehber edinilen akıl, rasyonalizme götürür. Bilimin de sezgi tarafı, ‘haberi sadık’ olarak kitaplarımıza girmiş; kavramı, âyet ve hadislerle takviyesi unutulmamalı/unutturulmamalıdır.
En son geçirdiğim kazadan sonra ‘pozitivist bir tıp’ okuyanların bile, duanın tıpa (hastanın durumuna etkisi) Alex Carel’in dua diye kitabının okunma tavsiyesini de unutmamalı, emekli komutanımız.
Konuşmasının bir yerinde ‘İnandığınız, savunduğunuz fikirleri sonuna kadar savunacaksınız ama belki orada oy da kaybedeceksiniz. Ama siyaseti oyla, seçimle endekslerseniz o zaman prensiplerden ayrılma noktasına gidiyorsunuz. Bunun karşılığı da popülist olmak, güncel olaylara göre hareket etmek. Güncel olaylara göre popülist davranırsanız kısa vadede başarı sağlarsınız ama ölümsüz olamazsınız’ diyor ve ardından birçok yanlışı olan kişiyi, “tek lider” olarak göstermeye kalkışıyor.
Bu emekli komutan, Allah’ın rızasını her şeyin üstünde tutan liderlerin duygu ve düşüncelerini hastalıklı buluyor..
Ümmeti birleştirici ‘hilafet’ kurumunu kaldıran, Ezanı yasaklayan, İstanbul’un fethinin sembolü olan Ayasofya Camiini müzeye çevirten, fethin padişahı Fatih Sultan Mehmed’in bedduasına muhatap olan, Kuran harflerini yasaklayan, şapka için başta sembol şehid İskilipli Âtıf Efendi gibi alimleri astırandan ise, ‘örnek lider’ icat ediyor!
Oysa bizim beklentimiz, nefs muhasebesi yapıp, tevbe ve istiğfar edip, peşin hükümlerden uzaklaşıp, eksikliklerini tamamlayıp, ifrad ve tefride düşmeden itidal ve istikametli düşünme kazanarak, tecrübe ve bilgi/kültür birikimi meydana getirerek milletinin hassasiyetlerini kaale alarak adamlığını göstermesi idi!
On dört yıldır tek başına iktidar olan mevcut AK Parti iktidarından direkt veya dolaylı hiç bahsetmeyen, vatan/millet/devlet düşmanlarının at oynattığı kanallarda misafir olarak ağırlanan, PKK ve HDP dostlarıyla hemhal olan bu emekli asker, şimdi de beyninin yıkandığı şablonlarla Antalya Genç İşadamları Derneği ve benzerî organize toplantılarda yaptığı konuşmalarla, psikolojik/pedagojik olarak bilinçaltı ve bilinç üstünün çağ dışılığını, eski itibarını kullanarak dinletmeye çalışıyor.
Komplo ve o grubun hâkim ile savcılarının talep ve kararlarına rağmen AK Parti iktidarının HSYK ile Adalet Bakanlığı’nda yaptığı değişikliklerle hürriyetine ve ailesi ile sevdiklerine kavuştuğu nimetleri, ona buna bahşeden.. Rabbinin lütfunu unutan adama, tek kelime söylenebilir: Nasipsiz Adam!...
Vatanı/milleti/devleti/Ümmeti için verdiği hizmetler, fedakârlıklar, terörü kurutmak için verdiği mücadeleler, bu milletin verdiği şehitler hepimizi kendimize getirip yanlışlarımızdan dönmeye vesile olacakken.. Nasipsiz ve mühürlü kalb sahibi olmanın sonucu; zihin bulanıklığı içine düşmüş.. Dolgun emekli maaşı, kendisine tahsis edilen devlet imkanları.. Bölücülere, bu milletin mukaddeslerine düşman olanlara aydın muamelesi yapıp, bu güruha haddini bildirmeyen nasipsizi ikaz ediyor, ona ‘nefs muhasebesi’ yapması gerektiğini hatırlatıyorum.
Emekli genelkurmay Başkanını iz’an, ve insaf sahibi olarak, tarihi çok yönlü okumaya, hatası olanları kahraman yapmaktan vazgeçmeye davet ediyorum. Son olarak da bu diplomalı, kariyerli, makam ve mevki sahibi, çevresinden itibarlı, futbolcular gibi jübilesini yapmış Paşaya, Allah Rasulünün: ‘Ya hayır söyle ya sus!’ uyarısını ‘hiçbir zaman unutmasın’ diyerek yapıyorum.
Saygı gösterme mecburiyetinde değilim, Mü’min nezaketinin icabı olarak saygısızlık etmiyorum. Peygamberimin tavsiyesi ile sıhhat/âfiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.







