--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Lozan, Kemalizm’in mührüdür! 

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
33

Her sene 24 Temmuz’da tarihi hak ve hakikatin, doğruların konuşulması yerine Lozan antlaşmasının yıl dönümlerinde hep o bildik içi boş hayali nutuklar atılır. “Lozan’ın İslami iddialarımızın terk edilmesi” olduğu gerçeğinden hiç bahsedilmez. ‘Lozan tarihimizdeki en büyük zaferdir’ yalanını “Zafer değil hezimettir” doğrusu ile düzeltip bunu da eğitim sistemimize yerleştirerek tarih bilinci vermeliyiz. Yalan tarihten, zihin, fikir, kültür kirlenmesinden insanımızı kurtarmalıyız. Şimdi başta inkılap tarihçilerimiz olmak üzere böyle bir tarihçilik türünün bugünkü dünyada karşılığı olmadığını bilmeleri gerekiyor. Tarihçilerimizin artık Lozan konusunda kem küm etmeden konuşmaları ve millete hakikati kıvırmadan söylemeleri gerekiyor. 

Nasıl Sultan Abdülhamid döneminin artıları ve eksileri yazılabiliyor ve konuşulabiliyorsa İstiklal Savaşı ve İnkılaplar da olumlu ve olumsuz taraflarıyla, getirdikleri ve götürdükleriyle özgürce ele alınabilmelidir. Toprak veren biz, feragat eden biz, vazgeçen biz (mesela Kıbrıs), kabul eden (ettirilen) taraf biz. 

Devamlı veren taraf biz isek Lozan’da ne tür bir zaferden bahsedebiliriz? Lozan Konferansı, Osmanlı’nın tasfiyesini hukuki belgeye bağlama anlaşması. Lozan’daki konferans Osmanlı topraklarının bölüşülmesi için toplandı ve Osmanlı topraklarının beşte dördünün tapusu orada el değiştirdi. Mesela Mısır ve Sudan’ı verir İngilizlere. Lozan’a kadar Mısır ve Sudan bizimdi. Lozan’la kendi medeniyetimizi, ruh köklerimizi inkâr eder hale geldik/getirildik. 

Sultan Vahidüddin neden hain ilan edildi? İngilizler ondan intikamlarını resmi tarihimize böyle geçirerek aldılar. Hakikaten vatan haini olsa yurtdışına çıktığında onu Londra’da baş tacı etmezler miydi? Ne gezer. Sefalet içinde, bakkala kasaba borçlu öldü onurlu Sultan. Cenazesine haciz kondu. Bize bu vatanı bırakan Osmanlılar sürgüne gönderildi. Onların Türkiye’ye girmelerine yasak kondu. Bu ihaneti gerçekleştiren vefasızlar, Osmanlı topraklarını Lozan’da ve sonrasında dağıtanlar kahramandır bu ülkede. Osmanlı’yı keyfi bölüşüm projesine ve en çok da Hilafetin kaldırılmasına itiraz ettiği için hain ilan edilmiştir bu mazlum padişah. 

Lozan’a giderken biz 600 yıllık bir çınarı söktük de gittik, bilmeyenler öğrensin. 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldıran, lağv eden kanun aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin yıkıldığını, tarihe karıştığını bildiriyordu. Burada ince bir oyun oynandı, İngilizler de tabii keyifle seyrettiler. Tıpkı hilafetin kaldırıldığını seyrettikleri ve hilafet kaldırılmadan Lozan’ı onaylamadıkları gibi. Lozan’a bir devletin hükümeti olarak değil, sadece ‘hükümet’ olarak gittik. Devleti olmayan bir hükümet! Garabeti düşünebiliyor musunuz? 

Soru ortada: Lozan’da kim kaybetmiştir? Fedakârlığı kim yapmıştır? Geri adımı kim atmıştır? İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan kaybetmediğine göre bir kaybeden olmalıdır ve acıdır ama bu, Türk tarafıdır. Bunu ben söylemiyorum. Lozan tutanaklarına göre İsmet Paşa da bunu söylüyor. (Lozan Konferansı ve İsmet Paşa Kaynaklarına bakabilirsiniz.) 

Lozan’da verilen tavizler, ecdadın şehid kanlarıyla kazandığı topraklar bu adamlar tarafından verilmiştir. Lozan Antlaşması: TBMM tarafından sıkı sıkıya tembihlenen Misak-ı Millî’yi gerçekleştirme hedefine bile ulaşamamıştır. Lozan, Osmanlı Devletinin tapu dağıtım törenidir. Topraklarımızı işgal eden, binlerce insanımızı katleden, bebeklerimizi öldüren, şehirlerimizi yağmalayıp yakan Yunanlara tek kuruş tazminat ödetemeyerek bir başka hezimete imza atan ‘birileri’ acaba hangi zaferden bahsedebiliyorlar? İnönü itiraf ediyor. Lozan’da meselelerin bizim zararımıza, müttefiklerin lehine halledildiğini açıklayan, yani zafer olmadığını söyleyen bizzat İsmet İnönü’dür. Bunları bilmek için tarihçi olmamız gerekmez. Lozan: TBMM’nin kabul ettiği misakı millî iddialarının terk edilmesidir. 

Zafer olarak sunulan Lozan, aslında büyük bir hezimet. Lozan Antlaşması’nın yıldönümlerinde hep o bildik içi boş, hayalî nutuklar atılır. 24 Temmuz 1923’te imzaladığımız o hezimet belgesiyle Lozan’da, sanki savaştan biz mağlup çıkmışız gibi, burnumuzun dibindeki adaları binlerce kilometre uzaklıktaki devletlere teslim etmişiz. Gözle görünen mesafedeki adaları, Yunan’a bırakmışsınız. Sonra da Lozan zafer! 

Lozan, Türkiye’nin resmen Osmanlı’dan ve dolayısıyla İslâm kültüründen kopması ve Batı’ya teslim olup bağımlı hâle gelmesinin bir başka adıdır. İşte Lozan; bu teslimiyetin, dolayısıyla yenilginin resmen tescil edilmesidir. Lozan; Batı’ya bir teslimiyet sözleşmesidir. 

İslâm Medeniyetinin imhasıdır. Bu anlaşma günü; tarih olarak zikredilip, tarihi hakikatlerin ortaya çıkması sağlanmalı. Bizi kendi bağlarımızdan koparmanın, mâzi/hal/istikbal köprüsünü bombalamanın adı, Lozan’dır. Tarihi şahsiyetler kim olursa olsun günahlarıyla, sevaplarıyla, yanlışlarıyla, doğrularıyla, yaptıkları veya yapamadıklarıyla tarihe mal olmuşlardır. M. Kemal; yapmak istediklerini Lozan’la gerçekleştirdiği için Lozan, Kemalizm’in mührüdür! Cumhuriyet tarihi; ilmi, kaliteli, seviyeli, particilik ve ideolojiden uzak bir şekilde incelenmeli kendi tarihimiz bilinmeli, okunmalı, okutulmalıdır. 

Tam bu yazıyı bitirirken AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in Lozan güzellemelerini hayretler içinde dinledik! Azıcık tarih bilgisi olanın bile düşmeyeceği Lozan’ı yüceltme hatası. “Hak edilmiş bir zafere diplomasi yoluyla imza attı” diye konuşup açıklama yapıyor. 

Bu açıklama; putperestliğin, Kemalizm’in övülmesinden başka bir şey değil. Yazıklar olsun kendi değer ve kutsallarından uzaklaşanlara… 

Taziye Notu: Rasim ÖZDENÖREN ağabeyimizi kaybetmenin millet ve ümmet olarak üzüntüsü içindeyiz. Müslümanca duyma, düşünme ve yaşama biçimleri üzerine kafa yormamıza vesile olan, yetişmemize, dünyaya, eşyaya, hâdiselere Müslümanca bakmamıza emek veren “Gül Yetiştiren Adam”ın Mekânı cennet, makamı âli olsun. Allah’tan rahmet, mağfiret, ailesine, çocuklarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. 

 

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle