--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Hiçbir terör meşru olamaz!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci

Nedir bu siyasilerin, aydın geçinenlerin hali? Memleket, millet, devlet, vatan, bayrak, vs. düşmanlıkları tescilli insanların yaptıklarının karşılığı olan ‘ceza’ görmeleri, mahkemelerce mahkûm edilmelerine gösterilen tepkiler neyle izah edilebilir? Bunların savunuculuğunu yapan, sahip çıkanlar, bu mel’unların yaptıkları eylemleri teşvik eden basın mensuplarının, kısmen susturulmasına ‘basın özgürlüğü ülkemizde yok’ diyebilenler, hangi konumda olursa olsunlar, ‘ihanet şebekesi’ne ortaktırlar.

Terörün kıyıcılığı bambaşka bir şey. Aklın alacağı gibi değil. İnsanlık dışı bir hal. Terörü de anlamıyorum, “zorda kaldı terör yaptı!” diyebilenleri de. Hiçbir terör meşru olamaz. Terörün meşru gerekçesi olamaz. Nereden gelirse gelsin, kim yaparsa yapsın, olamaz. 

Tanımadığın insanları, pusuyla, tuzakla, çeşitli cinayet düzenekleriyle öldürüyorsun. Yahut öldürtüyorsun, bu durumu onaylıyorsun... Allah sana bunu ödetir. Can, sahibinin bile değil; o bir emanet, Allah’ın emaneti. Böyle bir zulüm bu dünyada da karşılıksız kalmaz. Döner dolaşır, alnına kara bir bedbahtlık damgası gibi yapışır. Yeryüzünde bir masumu katleden hiç kimse âbâd olmamıştır. Cehennemi kendi içinde, sinende yaşarsın önce. Ruhun kirlenir pislenir, körelir. Kendini, insanlığını, fıtratından gelen değerini, Allah sana unutturur. İnsan olmaktan çıkarsın. Bundan büyük bedbahtlık ve hüsran mı olur? Senin için anlam ifade edici bir amaç kalmayacak. Yaptığın terör seni bir “hiç” haline getirecek. Senin için sevgi mutluluk hiçbir şey ifade etmeyecek. İçin boşalacak, kendi içindeki boşluk sana devamlı korku verecek. 

“Masum bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir” ölçüsü bunun içindir. Göreceğin dünyevi karşılık; bütün insanlığın, bütün hayatın seni yok saymasıdır. İnsan olarak yoksun artık... Cana kastetmek, Allah’ın rızasına saldırmaktır, bütün mukaddeslere saldırmaktır. Halkın “yatacak yeri yok” dediği hal işte budur. Elleri kanlı olanın içi katran doludur. Hiçbir nimetten tat ve lezzet alamaz. 

Hiç kimse herhangi bir teröre hak vermek gafletine düşmesin. Allah’ın gücüne gider, gayretullaha dokunur. Mazlumun da zalimin de dini kimliği önem taşımaz. Zalim zalimdir, mazlum da mazlum. Bunlar insani gerçekliklerdir. 

Cana kastetmek, bambaşka bir günahtır, çok derin, çok şümullü bir isyandır. Hele bir çöpü tekmeler gibi adeta keyif için insan öldürmek, manevi bir intihardır. Her terörist canlı bombadır, canlı silahtır; azmettirenler ve destekleyenler dâhil. İnsan olan, bunları yapmaz, yapamaz.

Önce terörün ve terörü desteklemenin insani manasını ve terörün her türlüsüne karşı çıkmayı öğrenmeliyiz. Terörü meşru saymak bütün meşru değerlerin içini oyar, boşaltır; her işiniz ters gider, sebebini anlayamadığınız musibetlerle karşılaşırsınız. Yaşadığınız hayat bütün gerçekliğini, sahiciliğini ve normalliğini kaybeder.

Düşünmeyi, hassasiyet göstermeyi, teröristlerle, onlarla mücadele edenleri ayırmayı, bütün bu özellikleri kaybettik. Şu terör musibeti olmasaydı, Türkiye bugün nerede olurdu? On binlerce can verdik.  Onun dışındaki ekonomik, psikolojik kayıplarımızın haddi hesabı var mı? Maddi/manevi bir muhasebe yapamaz mıyız? Bütün bunlara rağmen şimdi şu noktada isek, çok şükretmemiz lazım. Az şey yaşamadık biz. Çok ağır bedeller ödedik, çok. Ve hâlâ da ödemeye devam ediyoruz. 

İnsan ne isteyeceğini, ne istediğini, ne istemesi gerektiğini bilmeli. Lehine ve aleyhine olanı bilmeli. Bazıları spekülatif polemiklerde çok usta oldular ama, doğru düşünmeyi hiç öğrenemediler. İnsanlarımız mesela biliyordu ki, seçtiği iktidar, gayri resmi entel baskılar altındadır. Muhalefet de bunun başını çekmektedir. Yani hâkimiyetin milletin kendisinde olmasına tahammül edilememektedir. “millî irade yok, ben varım” tafrasını atabilme cüretini dahi gösterebiliyorlar. Milletimiz eskiden ‘Sadece sandıkta varsın, hayatta yoksun!’ dedirtiyordu. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımızın davetine icabetle darbe planını bu millet bozdu. Hükümetine de sahip çıktı. Demokrasiye geçişten bugüne milletimiz misyonunu bu dönemde gerçekleştirdi. 

Herkes kendi çıkarını düşünüyor da, herkes kaybediyor ise; bu noktada bir düşünce arızası var demektir! Demek ki gerçek çıkarını bilmiyorsun, bildiğini sanıyorsun. Önce kendini bileceksin ki, lehine ve aleyhine olanı bilesin. 

Konusuz, meselesiz, anlamsız kavgalar yüzünden milletimiz çok sıkıntı çekti, çekiyor.

(Devamı yarın İnşaallah…)

 

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle