--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Çocuk, Hakk’a ve hayra yönelmenin icaplarını ilk olarak NEREDE ÖĞRENİR?

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci

Çocukların güzel işleri takdir edilip mükâfatlandırılmalı, hataları ise görmezden gelinmemelidir. Çünkü müspet davranışlar mükafat ile pekiştirilerek çocuğun şahsiyetinde kalıcı bir yer edinir.

Çocuk, Hakk’a ve hayra yönelmenin icaplarını ilk olarak aile müessesesinde öğrenir. Sonra buna toplumdaki diğer tesirler eklenir. Lâkin aileden aldığı tesir temeldir. Bu yüzden anne-babanın, evlâdını güzel bir şekilde yetiştirmesi, yani hayır-hasenat ile donatması, kendileri için bir ahiret mesûliyetidir. Bu, aynı zamanda evlâdın ana-babası üzerindeki en mühim hakkıdır. Bu bakımdan ebeveynin, çocuklarının terbiyesinde büyük bir titizlik, itina ve hassasiyet göstermeleri icap eder. Çocuk yetiştirme konusunda anne ve babanın bilhassa dikkat etmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:

1. Çocuğa rûhâniyet telkin edecek güzel bir isim konulmalıdır.

2. Feyizli bir ortamda inkişaf etmeleri için, yedirilen lokmaların helâlliğine dikkat edilmelidir.

3. Çocuklarda taklit meyli hâkim olduğu için onlara örnek olacak bir davranış güzelliği sergilenmelidir. Zira münakaşalı ve kavgalı ortamlardan etkilenen çocuk huysuzlaşıp hırçınlaşır.

4. Çocukların davranışları daima kontrol edilip göz önünde yapamadıkları kabahatleri gizli ve tenha yerlerde işlemelerine meydan verilmemelidir. Zira bu durumda karakterleri zaafa uğrar, çift şahsiyetli olurlar. Bu hâlin ilk tezahürleri de yalan ve riyadır.

5. Çocukların güzel işleri takdir edilip mükâfatlandırılmalı, hataları ise görmezden gelinmemelidir. Çünkü müspet davranışlar mükafat ile pekiştirilerek çocuğun şahsiyetinde kalıcı bir yer edinir. Buna mukabil, vaktinde ikaz edilmeyen kusurlar da tekrarlana tekrarlana şahsiyetin bir parçası hâline gelir. Bu yüzden bilhassa kız çocuklarının küçük yaşlardaki kıyafet yanlışlıkları müsamaha ile karşılanmamalıdır. Zira insanın alıştığı şeyler, zamanla geri dönülemeyen tiryakilikler hâline gelebilir.

6. Sık sık ceza vererek çocuk arsız hâle de getirilmemelidir.

7. Emir, yasak ve kaideler telkin edilirken onların kavrayabileceği bir şekilde gerekçeleri de izah edilerek ikna edilmelidir.

8. Âdâb-ı muâşeret ve ahlâk kaideleri öğretilmeli, bilhassa varlıklı aileler, çocuklarının, akranlarına kaba ve kibirli davranmalarına mani olmalıdırlar. Zira bunlar zamanla huy hâline gelir. Onlara, tevazu telkin edilmeli, anlayacakları bir dil ile Kasas Sûresi’ndeki “Kârûn” kıssası anlatılmalıdır.

9. Çocukların meşru sınırlar dâhilinde çocukluklarını yaşamalarına imkân tanınmalıdır. Fakat ne fazla serbest bırakılmalı, ne de haddinden fazla baskı yapılmalıdır. Zira fazla rahatlık, nefsaniyeti azdırır, tembelliğe sebep olur; fazla baskı da çocuğun ezik ve silik bir karakter sahibi olmasına sebebiyet verir. Bu yüzden ölçülü bir üslûp ile vakitlerini faziletli birer insan olmalarına vesile olacak davranışlarla doldurmaya gayret edilmelidir.

10. Kendilerine Cenâb-ı Hakk’ın nimetleri hatırlatılıp, hamd ve şükre alıştırılmalıdır. Peygamber Efendimiz’in hayatından misaller verilerek, iç âlemlerinin rûhâniyet ikliminde yoğrulmasına gayret edilmelidir.

11. Daha küçük yaşlarında iken ibâdet ve hizmete alıştırılmalı, ibâdet mes’ûliyeti ve hizmetin ehemmiyeti telkin edilmelidir.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle