--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Akit’e sahip çıkalım! Hilal-Haç, Hak-Batıl mücadelesinde, Akit 29 yaşında 

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
12

 

İnternetin, magazinin, sosyal medyanın okuma alışkanlığını bitirdiği bu dönemde basına/medyaya vurulan mührümüz Akit’e sahip çıkalım. Verdiği Hak-Batıl, Hilal-Haç mücadelesinde; yerimizi alalım, safımızda duralım. Kendi mahallesindeki insanların, grupların, kuruluşların zaman zaman saldırılarına maruz kalan, “İnananların yüz akı” okuyucularını hiç utandırmadan bugünlere gelen, adli takibata uğrayıp dava üstüne dava açılan, dünya tarihinin bir basın kuruluşuna yönelik en büyük tazminat davasıyla uğraşan, baskılar, saldırılar, susturma girişimlerinden, astronomik idari para cezaları ile susturulmak istenen, hak ve hakikatin sesi olan, mazlumun yanında zalimin karşısında istikametinden hiç ayrılmayan böyle bir gazetemizin olmasıyla iftihar etmez miyiz? Menfaati, dünyevileşmeyi kabullenmeyip “Allah’ın Rızası”nı her şeyin üstünde tutan bu milletin, bu ümmetin, bu insanlığın sesini kesmeye çalışanlarla mücadele biter mi hiç? Kuruluş yıldönümünün 29. yılında hangi birini bir yazıya sığdırabiliriz ki? Yazar kadrosuna baktığınızda yazarlarımızdan birer cümle yazsanız bir yazıya sığmaz. Kaliteli eğitimcilerimiz, tarihçilerimiz, öğretmenlerimiz, ilim ve fikir adamlarımız, siyasilerimiz, ehl-i sünnet omurgasına sahip çıkan din adamlarımız, sadaka-yı cariye hükmündeki eser sahipleriyle, gönül dostlarımızla cihada devam edeceğiz inşaallah. Başta Mustafa Ağabey olmak üzere vefat edenlerin hepsine Allah rahmet ve mağfiret eylesin. Makamları Cennet olsun. Bu imkânı hazırlayan, böyle bir gazetede yazmamıza vesile olan gazetemiz sahibi ve yöneticilerine hususiyle Karahasanoğlu ailesine minnettarız, müteşekkiriz. Rabbimize hamd ü senalar olsun. Peygamber Efendimize salat ve selam olsun. Son yaşadığımız gündeme oturan hususlara temas eden hissiyatımızı temsilen birkaç yazarımızın satırlarıyla siz değerli okuyucularımızı baş başa bırakıyorum. Hangi birini yazalım. Dert çok, derman yok. Kültür ve Turizm Bakanlığı makamında oturanın millî ve manevi değerlere bağlılık göstermesi ve bu milletin değerlerini temsil durumunda olduğunu unutmaması gerekmez mi?   

Ahmet Çelen; “Milletin değerlerine açıktan düşman olanlar hiç iktidar yüzü görmedi ama devletin çarkları hep onların lehine döndü. Milletin, evinde Müslüman yetiştirdiği çocuklar eğitim sisteminin çarkları içinde başka bir şeye dönüşüyordu. Kilit noktalar ya doğrudan bu milletten olmayanlar tarafından ya da onların elinde devşirilmiş ve yine milletinden kopmuş kişiler tarafından dolduruluyordu. Bunlar sanki başka din, kültür ve devletlerin ülkemizdeki temsilci komiserleriydi. Her sahada onların sözü geçiyordu. Millet onlara göre köleydi. Siyâset, sanat, kültür, edebiyat… onlardan sorulurdu. Onların izni olmadan bu alanlarda yükselmek ve tanınmak mümkün değildi. Şimdi halkı en çok yönlendiren sosyal medya unsûrları da tamâmen onların elinde. Dışarıdaki sâhipleri ile içerideki komiserler el ele milletin değerlerini yok etmeye azm ü cezm ü kast eylemişler. Bu komiserlerin en mühim aparatlarından birisi müzik. Eğitim sistemi tam mânâsıyla millî olmadıkça dertlerimiz bitmeyecek. Eğitim sistemimiz yeni nesilleri millî-mânevî değerlerimizle dopdolu yetiştirmedikçe, kendi mûsikîsini, şiirini, edebiyâtını sevdirip öğretmedikçe daha çok nesilleri bu komiserlerin peşinde hebâ olmuş göreceğiz.   

Ahmet Gülümseyen; Toplumumuzun değerleri çocuk ve genç bayanlarımız, İslam ile bağdaşmayan sportif etkinlik ve yarışmalara çekilmeye devam ediliyor. Bunun en son örneğini, Konya’da yapılan İslami Dayanışma Oyunlarında yaşadık. Organizasyonun açılışında yaşananlar, devamında sporcunun kıyafetinden dövmesine kadar birçok ayrıntısının, Müslüman kimliğimizle ters düşen bu tür etkinliklerin, Dünya’nın en genç nüfusu olan Türkiye’de, üstelik ‘İslam Dayanışması’ adı altında gerçekleştirmesi, oldukça kaygı verici bir durum. Dünyalık hırsı yüzünden kaybedilen onur ve şeref, tekrar kazanılmaz. Bayan güreşi ve benzeri branşlarda gelinen nokta da farksız değil! Kadın güreşi haberinde içerikli ‘Sırbistan’da tarih yazmaya gidiyoruz’ başlıklı yazının içeriğinde geçen ‘Bir önceki kampta Kazakistan ve Azerbaycan ile 5. İslami Dayanışma Oyunları’na hazırlandık, bu kampta da Azerbaycan, Moldova ve Bulgaristan ile çalışıyoruz...’ sözlerine dikkat kesiliyoruz. Sürecin maddi ve manevi kaybını tahmin edersiniz. Gelinen nokta sadece güreşte olmayıp hemen hemen tüm spor branşlarında olabilmektedir. Yarışmaların oyun kuralları (kıyafetinden-süresine kadar) uluslararası komiteler tarafından belirlendiğini bilmeyenimiz yok. Haçlıların, spor adı altında Müslüman ‘mahallesindeki’ bu ‘oyununa’ ne zaman ‘DUR’ diyeceğiz. Bir zamanlar sokağı bile, pencere arkasından seyredebilen Müslüman kadınların temsilcisi Türk güzeli Keriman, mayo ile aramızdadır. Bu kızı, zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz… Müslümanların geleceği böyle olması temennisiyle Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. Fakat kadehlerimizi Avrupa’nın zaferi için kaldıracağız.’ Cumhuriyet Gazetesinin tertiplediği yarışma sonrası Türkiye’de 1932 yılında (19 yaşında) dünya güzellik yarışması kazanarak kürsüye çıkan 1913 doğumlu Keriman Halis için jüri başkanının “Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın Hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hâkimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir.” Günümüzde kaç aile veya genç kızımız bu bilgilerden haberdar. Bundan tam 90 yıl önce gerçekleşen rezaletin benzerini ‘spor’ adı altında Müslüman Türk kızına / kadınına yaşatıyorlar. Okutun Milli Eğitim Tarih /Ders Kitaplarında, ülke insanımız bu konularda bilgi sahibi olsun. Bir sporcu ailesi ve velisi, küffarın oyununun bir benzerinin spor adı altında yapmaya çalıştığından haberdar olsun. Mütalaa etsin. Bu sürece seyirci kalınmasının en önemli nedeni ise ‘şan, şöhret, makam, para’ gibi, insanın nefsine hoş gelen ‘ihtiraslar’ maalesef. Tüm mesele ‘Ne olacak ki denildiği anda, kaybetmeye başlanması’ meselesi. Haçlının Müslüman mahallesindeki oyunu.  

Mustafa Armağan; İzmir’in Mason önlüklü Belediye Başkanı Tunç Soyer’in sözde İzmir’in kurtuluşunu anacağı törende Yunan’ın adını zinhar ağzına almayışı, buna mukabil Osmanlı Devleti’ne küfredercesine hakaretlerde bulunması en basit deyişle milletine ve tarihine hainliktir. Bu marazlı kafaya kalırsa Türk askeri 9 Eylül’de sanki Osmanlı’dan kurtarmıştır İzmir’i. Şunu bilmeli herkes: İzmir DÜŞMAN İŞGALİNDEN değil YUNAN, İNGİLİZ, FRANSIZ, İTALYAN her neyse onların işgalinden kurtarıldı. Neden düşmanın adı saklanır peki? “Bebek katili Yunan”, “Alçak İngiliz”, “Katil Fransız” diyemiyorsunuz değil mi? Biz Batıya toz kondurmayan bu Yunansever dili iyi tanıyoruz Tunç Soyer! Sakat tarih mantığıyla kitaplarımızdan işgalci Yunan’ın mezalim ve alçaklıklarını anlatan satırları çıkarıp yerine soyut bir DÜŞMAN lafı oturttuk.   

Düşman aşağı, düşman yukarı. Düşmanı yendik, düşmanı denize döktük, düşman kaçtı. Ne demek düşman yahu? Bunun bir adı, sanı yok mu? İngiliz, Fransız, İtalyan, Yunan zulmü ünitesi bile yok. Soyut, anonim bir düşman icat etmişiz, gidiyor.  

Prof. Dr. Ahmet Maranki; Dünya ve Türkiye mazlum ve mağdurların umudu olma noktasında güç sahiplerinin titreyip öze dönmesinin vakti çoktan gelmiştir! Türkiye’deki belediyeler son yıllarda, bölgesini tanıtmaktan ve oy aldığı vatandaşa hizmetten çok uzak, üç-beş sanatçı görünümlü-vasıfsız, teşhirci-çengiye yol ve iş verilmeyerek gerçek sanata ve sanatçıya sahip çıkmalıdır! Müzik diye Türklükle, sanatla ve kültürümüzle uzaktan yakından ilgisi olmayan, manası ve sözleri anlaşılmayan(!) sağlığa da zararlı frekanslar ve gürültülerle yapılan organizasyonlarla(!) milletin ve devletin verdiği paralar ikili-gizli anlaşmalarla(!) çarçur edilmektedir! Festival ve kutlama maskeli bu işler, sosyal yapıyı bozduğundan İçişleri Bakanlığı’nca; vergi denetimi için de Maliye Bakanlığı’nca acilen detaylı şekilde kontrol edilmelidir! Bundan sonrakilere denetimli olarak müsaade edilmelidir!  

 

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle