• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Turgut Emin
Turgut Emin
TÜM YAZILARI
12 Ağustos 2020

Allah (cc)’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun..

Sevgili dostlar, sizlerle 2004 yılı kasım ayında helalleşip, vedalaşmıştık. O tarihte kalbimizin tam sekiz damarına yapılan cerrahi müdahale sonrası, gazetemizdeki köşemize vedâ etmek zorunda kalmıştık..

Çok uzun bir hasretten sonra, sizlerle tekrar buluşabilmeyi nasip eden Yaradan’a nihayetsiz hamd ve senâlar olsun..

Dostlar, insanlık tarihiyle birlikte başlayan ve hep süregelen Hak-Bâtıl savaşı, günümüzde, en yaygın ve en şiddetli safhasını yaşıyor.. Tarih boyunca Hak saflarında yer tutmuş bu millet, bugün yine kâfirin-münafığın kısaca bâtılın topyekûn saldırısına muhatap...

Hâlâ farkında olmayanlarımız var ama, Milletçe çok ciddi bir seferberlik hali yaşıyoruz.. Yaşamalıyız da...

İşte tam da bu yüzden; seferberlik ilan edilince, kışla kapısında yakaladığı genç subaya: “Beni de alın oğul!.. Elim henüz silah tutuyor..” diyen ihtiyar misali; elimiz henüz kalem tutuyorken, ecelimiz imkân veriyorken, biz de cephede yer almak zorundaydık... Aldık elhamdülillah...
   “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü kadar, “Ders alınsa tekerrür mü ederdi” sözü de bir hakikatin ifadesidir..

Yirminci yüzyılın başlarında, elbirliğiyle komaya soktukları ve “Hasta adam” dedikleri devletimizi, otuz üç yıl boyunca yaşatmaya ve ayağa kaldırmaya çalışan iradeyi ve kadroları; kâfiri-münafığı-şapşalı ve ahmağı aynı cephede buluşarak devirmişlerdi...

Yirmi birinci yüzyılın ilk çeyreğinde ise, küllerinden tekrar filizlenen devletimizi; gizli sömürgelikten, ikinci sınıflıktan, kabuğuna hapsolunmuşluktan, gâvurun parasına ve eskimiş silahlarına muhtaç olmaktan kurtarıp, ayağa kaldırmaya çabalayan iradeye karşı; içte ve dışta yine aynı cephe işbaşında... 

Rahmetli Üstadım Necip Fazıl’ın ifadesiyle: “Ya ol, ya öl!..” çağındayız...

Devleti, dış dostlarının da yardımıyla, yeniden içine kapanmış edilgen bir devlete döndürme özlemiyle kavrulan zümreye rağmen; diz çökmemeye, tekrar yere kapaklanmamaya, ayakta durmaya memuruz, mecburuz!..

Savaş öğretisinin değişmez bir gerçeği vardır: Dünyanın en güçlü silahı inanmış askerdir.

Bunu en iyi bilen ve iman eden “İnanıyorsanız güçlüsünüzdür” ölçüsüne muhatap olan bizler değil miyiz?..

O halde...

Ya Allah, Bismillah...                                              

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Üstaz

Hoş geldiniz,
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı