--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye salgını ekonomik fırsata çevirebilir

Taşkın Koçak
Taşkın Koçak
13

Avrupalılar salgın sebebi ile Çin mallarını boykot ediyorlar, Türk sanayicisi ve ihracatçısı bu durumu nasıl fırsata çevirebilir?

Çin'den yayılan virüsün Dünya’yı ekonomik, sosyal ve sağlık yönünden felç ettiği bugünlerin bitiminden sonra Türk sanayicisi ve ihracatçısına yeni fırsatlar doğar mı?

İkinci Dünya savaşından sonra ilk defa bu denli bir kaos ile karşı karşıya kalan Avrupa ülkeleri virüs nedeni ile ağır bedeler ödediler. Tüm Dünya’da olduğu gibi Avrupalılar da ailelerini, yakınlarını ve dostlarını kayıp ettiler; bu durum refah düzeyi yüksek olan, sosyal hayatından ödün vermeyen, özgür yaşam standartlarına sahip Avrupalılar için çok ciddi bir yıkım oldu. Salgın Avrupa’yı psikolojik, sosyolojik ve ekonomik olarak derinden etkiledi. Ülkelerin ekonomileri bozuldu, gelirleri düştü, giderleri arttı, birçok firmaları iflas etti bazıları ise ekonomik güçlerini kayıp ettiler, aynı zamanda milyonlarca insan işsiz kaldı bu ağır tablo ve travma kolay kolay Avrupalıların hafızalarından silinmeyecektir.

Dünya’nın güçlü ekonomilerinden oluşan Avrupa Birliği bu krize hazırlıksız yakalandığı için kendi içersinde bir birlerine yardım etmekte dahi aciz kaldı nerdeyse AB parçalanma sürecine geldi. Avrupa ülkeleri ve insanları Çin’i salgındaki ihmali sebebi ile öfke ile suçladılar hatta Çin’e trilyonlarca dolar tazminat davaları açmak için çalışmalara başladılar, ayrıca ABD bu konuda en ağır faturayı Çin’e kesmeye hazırlanıyor; bu sürece her geçen gün vaka sayısı hızla artan Rusya’nın da girmesi bekleniyor. Şu anda ABD ve AB ülkeleri BM nezdinde hukuki çalışmalara başlamış durumdalar. Bu davalar ve Çin’e olan öfke Çin ihracatına darbe vuracaktır.

Avrupa ülkeleri Çin'den yıllık 400 milyar dolar civarı mal ithal etmekteler ve AB, ABD’den sonra Çin’in ikinci en büyük pazarıdır aynı zamanda birçok Avrupalı firmanın da üretim üssüdür. Çin, bu pazarı salgının sorumlusu olarak görülmesi sebebi ile büyük oranda kayıp edecektir.

Avrupalılar, Çin mallarına karşı ciddi antipati duymaya başladılar. Çin ürünleri her ne kadar ucuz ve işlevsel olsalar da salgın ile birlikte Made in China veya Made in PRC ibaresine karşı içlerindeki öfke hep var olacaktır.

Bugünlere de Avrupa’da sosyal medyada ve birçok mecralarda Çin mallarına karşı boykot kampanyası başlamış durumdadır. Hatta Çin mallarını boykot için sizde bir imza atınız ve boykotta destek veriniz kampanyası başlatan web siteleri dahi var. Bundan sonra bu tür boykot çalışmalar hızla artacaktır.

Peki, Türkiye bunu nasıl fırsata çevirebilir öncelikle Ekonomi Bakanlığının bu durumu çok iyi okuması ve acil bir eylem planı için DEİK, TOBB, TİM, MÜSİAD, TÜMSİAD, İGİAD, ASKON, ANESİAD, ÖNSİAD ve TÜSİAD gibi kuruluşlar ile işbirliği yaparak, bu konudaki uzman kişiler ile çalışma heyeti oluşturması lazım.

 

Türkiye salgın sonrasına bu boykotu iki şekilde fırsata çevirebilir.

Öncelikle bizim üretimimizde olan ve Çin’in Avrupa’ya ihraç ettiği ürünler tespit edilmelidir.

Örneğin; otomotiv, yedek parça, tekstil, ayakkabı, mobilya, mobilya aksesuarları, züccaciye, cam ürünleri, oyuncak, elektrikli küçük ev aletleri, nalburiye, hırdavat ürünleri, medikal ürünler vs. başka birçok ürün grupları ile hızla pazara girebiliriz.  

1-Türkiye bu boykotu iyi değerlendirip yukarıda kategorilerini yazdığımız sektörler için AB ülkelerimdeki ithalatçı firmalar ile temasa geçebilir ayrıca belirtilen sektörlerdeki perakende piyasaya hakim olan B2C e-ticaret firmaları ve büyük marketler ile görüşebilir.

2-Çin, ABD, AB ülkeleri ve Rusya tarafından ekonomik ve siyasal kuşatılmasının sonucunda var olan pazarlarını kaybetmemek için yeni stratejiler ihtiyaç duyacaktır. Teknoloji ürünleri ve bilişim ürünleri üretimine sahip olan Çinli firmalar, Türk firmaları ile yatırım ve ortaklık yaparak mallarını Türkiye üzerinden Avrupa’ya ihracatına devam edebilirler. Bu durum ülkemize Çin’in son zamanlara da ciddi ivme kazandırdığı ve ilerlettiği teknolojine sahip olma imkânı da sağlar.

Türkiye bu fırsatı değerlendir ise ihracatını ve istihdamını artırır. Tabii ki konunun daha detaylı ele alınması ve iyi analiz edilmesi lazım. Aynı zamanda bu salgından ekonomik olarak çok etkilenmiş olan ve sıkıntıya düşecek birçok sektör içinde yeni bir iş kapısı olur. Özellikle çok ağır toparlanacak inşaat sektöründeki büyük firmaları bu tarz işbirliklerine yönlendirebiliriz.

Eğer salgını çok ağır ekonomik bedeller ödemeden atlatabilirsek ve bu süreçte ülkemizin mali durumu aşırı bir zarar görmezse...

Şu an baş gösteren döviz ihtiyacımızı da iyi bir şekilde karşılanabilirse, salgından sonra Türkiye yabancı yatırımların ve uluslararası ticaretin odağı olur.

Bütün bunların olabilmesi için ekonomi bakanımızın bu hususta acilen operasyonel bir heyet kurup bu sürece şimdiden hazırlık yapması lazım aksi takdirde geç kalınmış olur.

Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; esen rüzgâr Türkiye gemisinin hızını artıracaktır, bize düşen doğru rotayı çizip, yelkenleri fora edip, odak noktasına doğru yola çıkmaktır.

Mazlumların, düşkünlerin ve ümmetin umudu olan Aziz Milletimizin bu acı günleri en kısa sürede atlatıp yeniden eski dönemlerinden daha parlak bir şekilde ve hak ettiği yere bir an önce ulaşması temennisiyle...

Selâm, dua ve hürmetlerim ile.

 

Yorumlar

(13)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Abdullah Şahin

25 Nisan 2020 23:02

Amerika'da aynı şekilde Amerikalılar, Çin mallarından, Çinlilerden ve Çin ile ilgili her şeyden uzak duruyorlar. E ticaret bc2 firmaları Çin ürünlerini satamıyorlar. Bu konuda Çin, Amerikan perakende piyasasını kayıp etmiş durumdadır. Özellikle Trump sürekli Çin'i hedef göstermesi Amerikan toplumunda ciddi karşılık buldu. Bundan sonra Çin üzerine daha fazla operasyonlar olacaktır ve Çin üretim zincir kırılacak

Mertürk

25 Nisan 2020 16:00

 2016 yılına kadar dışardan gelen sıcak para ile döviz fiyatı çok ucuz bırakıldı. Millet olarak ,uyuşturucu ya alıştırılır gibi düşük kur ve nimetlerine alıştırıldık. 

Mertürk

25 Nisan 2020 13:36

Üretmek için ilk önce ithal etmek zorunda olan bir ülkeyiz. Aramalar ve hammadde bakımından 70-80% oranında aşırı dışa bağımlı bir ülkeyiz. Bu oran 2000 li yılların başında 30% lar civarı idi. Dolayısıyla yaptığımız ihracatın ne kadarı bizim gerçek ürettiğimiz katma değer!?. Nasıl bu hâle geldik?

Mertürk

25 Nisan 2020 13:03

Sizin dediklerinizin olabilmesi için ,hükümetin üretim ve ihracata önem vermesi lazım. Bizimkiler üretim denince inşaat işini anlıyorlar. Bizimkiler inşaattan başka bir üretim bilmiyorlar. 

Tarik konak

25 Nisan 2020 12:28

82 Ülkeye ihracat yapan biri olarak hocamızın tespitlerine kesinlikle katılıyor ve Ekonomi bakanı acil olarak bu mevzu ile ilgilenmeli diyorum. bu fırsatçılık değil kriz dolayısı ile dünyada sermeye ve kapital yer değiştirecek bunun Türkiye için enerjiye dönüşmesi kesinlikle çok önemli. Avrupalı sanayici yeni üretim üssü için Türkiye'yi seçeceğine inanıyorum çünkü Türkler Çin'den daha iyi mal yapar. Sadece şu çok önemli dürüst ve doğru iş yapmalıyız. Birde geçen hafta Çinli bir firmadan teklif aldık Türkiye'de sizin desteğiniz yada ortaklığınız ile bir fabrika kurabilir miyiz diye daha önce karşılıklı ticaretimiz olmuştu bu firma ile sanırım yazıda olduğu gibi bir endişe var Çin'de normalde bu firma pek böyle birşey yapmazdı bu beni şaşırttı. Kendilerine biraz zaman verin pandemi azalsın görüşelim dedik. Bence bu konuda hem Çinli firmalara üretim üssü, hemde Avrupalılara üretim üssü olabilir Türkiye bunu hızla değerlendirmek lazım

Masum Bayraktar

25 Nisan 2020 12:08

Fransa Lion'dan Nevşehir'e selam evet bu hocamız çok doğru tespit etmiş şuan Fransızlar Çinlilerin bırak mallarını isimlerini dahi duymak istemiyorlar acayip bir nefret var Çin'e. Paris yakınlarında Çinli bir su pompası imalatçısı var Fransız, Çin ortaklı orayı dahi polis koruyor Fransızlar bir kaç kere saldırıda bulundular e-ticaret firmaları malın ülkesi ibaresini kaldırdılar Çin malı olduğunu gizliyorlar bunun gibi çok büyük sıkıntılar var Çin aleyhine ve kolay kolay bu düzelmez

hht

25 Nisan 2020 12:06

tüm tarikat örgütlerine bağlı Esnaf, MASKE VE GIDA STOKLADI. Devletten maskeleri çalıp stokluyorlar. maskeler ulaşmadı.

Fatih SM

25 Nisan 2020 12:03

Üretim yok bu Ülkede. Hersey Insaat ve hizmet sektörü üzerinde yürüyor. Bize Fabrikalar lazim. Bize Sabanci , Koc, Dogan gurubu gibi insanlar lazim..

Adem Tilkici

25 Nisan 2020 11:57

Almanya'da yaşıyorum ticaret ile uğraşıyorum sebze ve meyve toptan satıyorum Alman bir çok iş adamı arkadaşım var Çin'den mal alıyorlar deri ürünleri onlar bana dediler ki biz bundan sonra ne Çin'e gideriz nede Çin malı satarız çünkü Çin malı ürünlerden millet korkuyor hatta nefret ediyorlar bu konuda Türkiye'de bildiğin firmalar var mı bende kendilerine bizim Türkiye'den imalatçılar buldum ve verdim onalar. Burada Almanya'da Çin ürünleri çok değer kaybetti Türkiye devleti buna baksa iyi olur. Allah ülkemi korusun selamlar

Can

25 Nisan 2020 11:01

Millet uzun ömürlü olmayan emtialarda ve tekstillerde fiyata bakiyor ve ona göre alisveris yapiyor. Yüksek teknoloji ürünler zaten japon kore AB malidir. Tekstil hindistan banglades pakistan menseli. Dollar 7 ye geldigi halde fazla bir kipirdama olmayacak. Turizm bu sezon ölü ve döviz sorunu iyice patlak verecek. AB de ve TR de halkin alim gücü azaldi. Ve siz burada mavi boncuk dagitiyorsunuz kriz firsatcilik diye.

Taşkın Koçak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle