--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tilki’ye övgü hükümete sövgü...

Sinan Burhan
Sinan Burhan

Bir televizyon kanalında bir dönem “Bir şarkısın sen” adlı yarışma programı vardı. İlkokul çağındaki çocuklara şarkı yarışması yaptırılıyordu. Küçücük çocuklar transparan kıyafetlerle ekrana çıkıyordu. Söyledikleri parçalar “Agora Meyhanesi”, “Kadehi şişeyi kırarım bugün” tarzı parçalardı. Bu parçalar ve program konsepti hem milli eğitimin temel amaçlarına aykırı hem de RTÜK kanununa aykırıydı. Henüz o yaşlarda okula gitmesi gereken çocuklar para için yarıştırılıyordu. Neyse ki o dönem Milli Gazete’de yazdığımız bir yazı üzerine yayından kaldırıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı haydi kızlar okula kampanyası yapıyordu. Köylerde okula gitmeyen çocukların okula gitmesi özendiriliyordu. Haklı ve güzel bir kampanya idi. Çocuklar tarlada çalışmasın, sanayide çırak olmasın diyenler televizyon stüdyolarından rahatsız olmadılar. O çocuklar okula gitmek yerine televizyon stüdyolarında, otellerde çalıştılar.

Geçtiğimiz hafta Aleyna Tilki adlı çocuk sanatçı Diyarbakır’da konser verdi. Konserde 14-15 yaşında iki çocuk bomba patlattı. Aleyna Tilki konserine giremedikleri için çocuklar bomba patlatıyor muhalefet bu konuda tek açıklama yapmıyor. Sanatçı çocuk, bombayı patlatan çocuk. Ama kapitalizm çocuk filan dinlemiyor. Sömürüyor da sömürüyor. Çocuk yaşta bir sanatçıyı yere göğe sığdıramayanlar satılan Suriyeli çocuklar hakkında tek kelime etmiyorlar.

Hükümetin 3000 kişi ile sınırlı teklifini yerden yere vuranlar, Suriyeli on binlerce satılan çocuk için neden ses vermezler. Bugün yaşlı başlı adamlar gidip Suriyeli çocuklarla evleniyor. Bu utanca neden ses vermiyorlar. Mesele hükümeti sıkıştırmak olunca iyi bir malzeme bulmuş gibi abanıyorlar da abanıyorlar. Türkiye’de muhalefet yapıcı ve yol gösterici değil. Yıkıcı ve yıpratıcı. Çocuklarla ilgili bir konuyu objektif tartışamıyoruz.

Bu noktada hükümetin de hatası var. Bu konuyu etraflıca açıklayamadı. Tecavüzü serbest bırakıyor gibi bir hava oluştu. Çocuk yaşta evlilikleri onaylıyor şeklinde bir hava oluştu. Oysa bakanın yaptığı açıklama gayet açık, ne diyor Adalet Bakanı “Tartışmaların olduğu söz konusu kanunda, 12 yaşından küçük çocuklara karşı işlenen suçların cezasını artırdık. Tecavüzcüyle evlenmeyi biz kaldırdık.

Özellikle Roman vatandaşlarımız olmak üzere bazı yerlerde küçük yaşta evlilikler var. Maalesef Türkiye’de böyle bir sıkıntı var. Aileler baskı yapıyor bu çocuklar evleniyor ve erkek hapse giriyor anne dışarıda kalıyor. Aileler de azmettirmekten ceza alıyor. Biz bu mücadeleyi yapacağız ama ortada bir sorun var. Bizim yaptığımız şey kesinlikle tecavüzcüye af getirmiyor. Sadece bu alanda ortaya çıkan bu sorunu çözmeye dönük bir adımdır” demiş.

Bu konuyla ilgili açıklama bu. Ancak ortaya çıkan algıda sorun var. Hükümet iyi niyetli ama algı kötü. Kadın dernekleri Adalet Bakanı ile toplantı yapmışlar ve şu dört konuda eleştiri ve öneri getirmişler: Bunlardan ilki failin tanımının yeterince anlaşılır olmaması ve kamu vicdanını rahatlatacak şekilde tanım yapılması gerekir. İkincisi tasarının bu haliyle yasalaşması durumunda cinsel istismar suçunu işleyenlerin güç ve nüfuz kullanıp mağdurla evlenme yoluna gitmesi, serbest kalmasının önü açılabilir. Üçüncüsü suça azmettiren veya işleyişine yardım edenler hakkında görülen davaların af kapsamına girecek olması kamu vicdanını rahatsız eder. Ve dördüncüsü yasanın yürürlük süresinin belirlenmemiş olması, ileriye dönük cinsel istismar suçlarına imkân tanıyabilecektir. Tecavüz suçlarında kapsam genişleyebilir denilerek haklı öneriler getirmişler. Bu önerileri dinlemek gerekir. Hükümetin bu konuda hem mağduriyetleri gidermesi hem de kamuoyunu ikna etmesi gerekir. Muhalefetin de artık çocuklarımızı sömürmekten, çocuklar üzerinden siyaset yapmaktan vazgeçmesini beklemek hakkımız. 

 

Sinan Burhan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle