Erdoğan’ı Fransız anladı da...
Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. İçeride Fetö ve PKK ile mücadele ederken dışarıda da DEAŞ ve PYD ile mücadele ediyor. Tabii bunların hepsi kukla. Asıl mücadele kuklacıyla. Rejimler yıkılıyor, haritalar değişimin eşiğinde. Bu girdap ülkemizi de etkiliyor.
Yeni yüzyıla girerken ülkelerin sınırların değişeceği artık belli oldu. Irak kaça bölünecek, Suriye kaça bölünecek bekleyip göreceğiz. Bu gelişmeler yaşanırken ülkemizi de hedef tahtasına oturttular. Bakalım ülkemiz yeni yüzyıla bölünmeden, kaosa girmeden girebilecek mi?
Türkiye’nin bölünmesinin önünde en büyük engel olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı görüyorlar. O nedenle hem içeriden hem de dışarıdan yükleniyorlar. Cumhurbaşkanımıza “diktatör” diyorlar, “otoriter” diyorlar. Ellerindeki medya kuruluşlarıyla karalama kampanyası yürütüyorlar.
Nasıl Abdülhamid Han’a “Kızıl Sultan” dedilerse aynı kara propagandayı Erdoğan için de yapıyorlar. Önce gezi olaylarıyla başladılar sivil iktidarı devirme girişimine. MİT krizi, 17-25 Aralık Darbe girişimi bu kirli oyunun devamıydı. Reza üzerinden yolsuzluk algısı oluşturdular.
Nihayet 15 Temmuz hain darbe girişimini de denediler. 241 şehit verdik. Halkımız milli iradeye ve yarınlarına sahip çıktı. Halkımız Sayın Erdoğan sayesinde ekonomiden pay almaya başladı. Gariban Anadolu insanı adam yerine konulmaya başlandı. O nedenle Erdoğan’ın ayakta kalması demek milletin ayakta kalması demektir.
Ancak bu gerçeği göremeyenler var. Hâlâ körü körüne Erdoğan düşmanlığı yapıyorlar. Bizimkiler kör olmasına kör de, Batılılar bile Erdoğan’ın değerini anlamaya başladılar. Türkiye’de bir söz var; “Meseleye Fransız kalmak” diye. Bir Fransız gazeteci bile Erdoğan’ın Türkiye ve Dünya için önemini anladı da, içimizdeki Fransızlar anlamadı. Onlar hâlâ Erdoğan’a Fransız kalmayı tercih ediyorlar.
Bakın bu Fransız gazeteci neler söylemiş.
Katıldığı bir televizyon programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandığı, “Türkiye’nin Charles de Gaulle’üdür” sözleriyle dikkati çeken Paris Match Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, Erdoğan’ın, diğer Avrupalı siyasetçilerde olmayan güçlü bir iradeye sahip olduğunu söylemiş.
Fransa’da yayınlanan bir tartışma programında Türkiye’ye ve Erdoğan’a yönelik suçlamalara sert tepki gösteren ve “Dünyada Kürtlerin düzenli olarak iktidarda yer aldığı tek ülke Türkiye’dir. Parlamentoda onlarca temsilcileri var” sözleri sosyal medyada geniş yankı uyandıran Chauffier, Avrupalılar Erdoğan’ı eleştiriyorlarsa Erdoğan doğru yolda ilerliyor demektir diyerek kadir şinaslık yapmış.
Özellikle Batı medyasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “giderek otoriterleştiği” yönünde ağır ithamların yer almasına ilişkin görüşü sorulan Chauffier, şu değerlendirmeleri yapmış: Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında kara propaganda yapılması onun doğru yolda olduğunu gösteriyor. Erdoğan diğer Avrupalı siyasetçilerde olmayan güçlü bir iradeye sahip.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında sürekli “Batı tipi laikliği getirelim” dediğini, öte yandan Ortadoğu’da olsun başka yerlerde olsun sürekli halkın desteklediği, seçtiği liderlerin yanında yer aldığını ifade eden Chauffier, “Tunus’ta İslamcılar iktidarda değil ama Türkiye onların yanında. Niye? Çünkü halk bu iktidarı destekliyor. Dolayısıyla Türkiye de bu iktidara destek veriyor” dedi.
Erdoğan’ın imajının başlangıçta Avrupa’da çok iyi olduğunu anlatan Chauffier, “(Modernite getiriyor, reformlar yapıyor, ordunun devlet üzerindeki kontrolünü kaldırıyor) şeklinde iyi bir imajı vardı. Ne zaman Fransa DEAŞ’la savaşa girdi, o zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bütün imajı değiştirilmeye, hakkında kötü, yanlış bir algı oluşturulmaya başlandı” diye konuşmuş.
Kaldı ki Fransızlar, İngilizler DEAŞ kendileri kurdular. Sonra DEAŞ’ı kullanarak bölgeyi işgal ettiler. Erdoğan bu gerçeği ortaya koydu o yüzden kötü oldu. Batılılar DEAŞ ‘ı kendileri desteklediler. Sonra ülkemizi DEAŞ’çı ilan ettiler.
Görünen o ki Erdoğan “Dünya Beşten büyüktür” dediği için, “One Minute” dediği için, “ülkemi böldürmem” dediği için Batılıların tekerine çomak sokmuş. Güçlü ve üreten bir Türkiye için çaba sarf ettiği için hedef haline gelmiş. Bir Fransız bile diyor ki, Erdoğan Fransa’nın çıkarlarına ters düştüğü için karalanıyor. Bu gerçeği bu Fransız gazeteci görüyor da, biz hâlâ niye görmüyoruz, anlamış değilim.







