Sadece Senin İzinde ve Yolundayız Ya Resûlellah! (1)
Sadece Senin İzinde ve Yolundayız Ya Resûlellah! (1)
ŞEVKİ YILMAZ
“Hiç kuşkusuz Allah ve Melekleri, Peygambere Salat ederler. (Allah, Peygamberine karşı çok merhametlidir; ona daima sevgiyle yönelir. O’nu över, O’na değer verir, işlerini bereketli kılar, ismini yüceltir ve O’nun üzerine Rahmetini indirir. Melekler de Peygamberi çok severler, O’nun en yüce makamlara ulaşması, İslam’ın ve Müslümanların üstün gelmesi için Allah’a dua ederler. O’nun şerefini gözetmeye, şanını yüceltmeye özen gösterirler.) O halde Ey inananlar! Sizin kurtuluşunuz için her şeyini feda eden bu Peygamberin izinden yürüyün, tüm gücünüzle davasını destekleyin, O’na saygılı ve edepli olun! Böylece Siz de O’na Salat edin ve O’na tüm kalbinizde esenlikler dileyerek, içtenlikle selam edin. “Çirkin iftiralarla İslam’a saldırarak Allah’ı gazaba getiren ve O’nun Peygamberini; sözüyle, yazısıyla ve eylemiyle inciten münafıklara, kâfirlere ve zalimlere gelince, Allah onları dünyada da ahirette de lanete uğratmış (rahmet ve affından kovmuş) ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.” (Ahzab Suresi 56-57. Ayet-i Kerimeleri tefsirli meali)
İlahi mesajları ışığında; canımız, canımızdan da kıymetlimiz, Efendimiz, Tek Önder ve Tek Lider, izinden gitmekle şeref bulduğumuz Ahmed-i Mahmud Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesellem Efendimizin huzuru saadetlerinde bulunarak ahdimizi yenilemek için Umre’ye niyet etik ve Medine-i Münevvere’ye vâsıl olduk Elhamdulillah.
O’nun sekinet dolu huzur-u âli’sinden, siz kardeşlerimizi hayır ve dua ile selamlıyor, başta Gazzemiz olmak üzere, Doğu Türkistan ve cümle mazlum coğrafyaların zulümlerden halâs olması duasıyla 2015 yılında yine bir Umre vesilesiyle geldiğimiz gül şehir Medine-i Münevvere’de Hz. Muhammed (s.a) Efendimize atfen kaleme aldığımız “Sadece Senin izindeyiz Ya Resûlellah! ser levhalı niyaz mektubumuzu bir kez daha ilginize arzediyoruz.
Sadece Senin İzinde ve Yolundayız Ya Resûlellah!...
Allah (c.c) tarafından Âlemlere Müjde, Uyarıcı ve Rahmet Elçisi olarak gönderilen Sevgili Peygamberimiz!
Günahkâr, aciz ümmetiniz olarak huzurunuza geldik!
Tam yüz yıldır Ümmetiniz olarak, Sizin Önderliğinizi bırakıp asrımızın Nemrut, Firavun ve Ebu Cehilleri, Mao, Lenin, Hitler, Stalin vb. Deccalların ve beşeri ideolojilerin izinden gideli, yenildik. Gönüllerimiz harap oldu. Zillete düştük. Onur ve izzetimizi kaybettik.
Varlık içinde açlık ve sefalet çeken bir Ümmet olduk Ya Resûlellah!
Haber verdiğiniz Büyük Deccal Fitnesi bizim asrımızda zuhur etti!
Bizlere rahmet olarak getirdiğiniz İslam Hukukunu hayatımızdan söküp çıkardılar.
Cuma’mızı bile pazara çevirdiler.
Sizsiz; anasız, çobansız, yetim kaldık.
Emperyalist-Siyonist çakal ve kurtların sofrasında onurumuz, namusumuz, canlarımız ve coğrafyamız pay edildi Ya Resûlellah!
Sahabe Öğrencilerinizden namazsız, sarhoş, kumarbaz, zinacı, faizci tek bir sahabe yok iken, bugün Ümmetinden; faiz, fuhuş, esrar, eroin, alkol, sigara bağımlısı zalim rejimlerin kurbanları zavallı nesiller türedi Ya Resûlellah!
Sabah namazı mescidin talebelerinle dolup taşarken, Ümmetinizin çoğu sabah namazında mışıl mışıl uyuyor olduk Ya Resûlellah!
Sahabelerinizden zekâtını vermediği için helak olan sadece Salebe isimli zengin çıkmışken, şimdi Ümmetinizden zekâtını vermeyen zenginler çoğaldı Ya Resûlellah! Ölüm gelmeden uyanmamız ve tövbe etmemiz için dua eder misiniz Ya Resûlellah!
Size, himayenize ve getirdiğiniz ilahi mesajlara o kadar muhtacız ki!
Evet, tüm insanlık olarak hepimiz tebliğinize, davetinize ve uyarılarınıza ve o eşsiz ahlakınıza dünden daha çok muhtacız.
Çünkü vârisleriniz olan âlimlerin bir kısmı bırakınız İslam’ı yaşamayı artık Hakk’ı ve hakikati söylemez birer dilsiz oldular. Bu sebeple bizler de hak ve hakikati duyamayan, göremeyen sağırlar ve körler haline dönüştürüldük Ya Resûlellah!
Nur Mescidinizde Sizin sohbetlerinizle dirilen, gerçek hidayeti bulan, yetiştirdiğiniz talebeleriniz; salihti, sadıktı, emindi, güvenilirdi, güzel ahlaklıydı, akraba ve aile bağlarına, komşu haklarına bağlı idiler. Ama şimdi ümmetiniz birbirinin kuyusunu kazıyor! Aile, akraba ve komşu bağları koparıldı! Ve yalancı, dolandırıcı, şantajcı, montajcı ve darbeci guruplar türedi Ya Resûlellah!
Siz; “Benim ümmetim her günahı işleyebilir ama yalan söyleyemez!” buyururken, mal makam hırsıyla kardeşlerine yalanla ithamda bulunmayı ve iftira atmayı tebliğ zanneden, gözünü hırs ve haset bürümüş bir kısım yalancı ve müfteri ümmetinizin içindeki kişilerin pişman olmaları ve tövbe etmeleri için dua eder misiniz Ya Resûlellah!
Veda Hutbenizi okuyup, anlayıp, yaşayanların sayısı azaldı! O evrensel İnsan Hak ve Özgürlükler Beyannamenizde, “Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın Arab’a bir üstünlüğü yoktur… Tüm kan davalarını kaldırdım” buyururken, ümmetiniz, tekrar kavmiyetçiliğe, teröre ve töre vahşetine döndü! Afganistan, Irak, Lübnan, Suriye vs. ülkelerde ümmetiniz makam ve mallar uğruna ve ırkçılık ve Din istismarı adına birbirini acımasızca öldürüyor Ya Resûlellah!
DEVAMI YARIN