--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yayın yasağı isteyen Komisyon Başkanı’na!..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Dört eski bakanla ilgili soruşturma yürüten Komisyon’un Başkanı Hakkı Köylü’nün “yerden göğe haklı” olarak yayın yasağı talebinde bulunması, AK Parti’yi dağıtmak isteyenler tarafından fena halde istismar edilmekte.

Baktım; 

Talep sahibi Sayın Hakkı Köylü bu saldırılar karşısında nasıl bir tavır sergileyecek, hukuka yüzde yüz uygun girişimini nasıl savunacak?..

İzledim;

Kusura bakmasın ama “sanki kabahat işlemiş de mazeret üretmeye çalışıyor”muş gibi bir hali vardı.

“Sonunda bunu yapmaya mecbur kaldık! İş buraya kadar gelmeseydi belki istemeyecektik!”

Sevgili Hakkı Köylü:

Talebin yerindedir, talebin meşrudur.

“Diklenme” ama “Dik” konuş sevgili kardeşim!..

Soruşturmanın selameti, delillerin karartılmasının engellenmesi ve haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmamasından dolayı halen “masum” olan dört eski bakanın “lekelenmemesi” için gerekli olan adımı attın kardeşim.

Bundan dolayı “Mecbur kaldık, böyle olmasaydı istemeyecektik!” gibi savunma argümanları geliştirmeye çalışmanın ne mânâsı var.

 “Görevini” yerine getirmenden dolayı “hırsızlıkları himaye ediyor!” diye suçlayacaklarsa suçlasınlar….

Öyle okkalı, sağlam cevaplar verirsin ki suçlayanlar altında kalır.

Yeter ki “Dik” dur!..

“Çekinme!” sevgili Başkan…

“Etkilenme” demiyorum ama “Etkilendiğini bu kadar da belli etme!”

Ne yazık ki…

Komisyon Başkanı Hakkı Köylü, etrafını çeviren gezici-paralelci ittifakı karşısında gayet “sıkıntılı” bir görüntü sergiledi.

O Hakkı Köylü’nün, kendisine meşru talep ileten “nice” Kastamonuluya neler söylediğini hemşehrisi olarak çok iyi bilirim.

Yakın çevresine karşı “sert” tavırlıdır Sevgili Hakkı Köylü…

Yakından tanıdığım birçok hemşehrisi bunu söyler.

Ben de bizzat şahit oldum.

Şu meşhur “Yes-NO-Önder Sav” davasına ilişkin Komisyon’un da Başkanı idi…

Olayın tarafı olan bendenizin “Komisyon’da hakkımızı savunma ve gerçeklerin zapta geçmesine katkı” talebine karşılık verirken son derece garip, CHP cenahından çekindiğini gösteren ifadeler kullanmıştı...

O gün “Sevgili Hemşerim!” demiştik kendisine;

“Bu olayın mağduru AK Parti’dir… Başbakan’a (Sayın Erdoğan) çirkin iftiralar atılmıştır. CHP takımının bütün iddialarının çürüdüğü bir süreçte üzerlerine gitmemenizin anlamı ne!”

Biz böyle deyince, bir köpürdü ki o kadar olur.

“Kendisine işini mi öğretecekmişiz, zaten telefonumuza çıkandaymış kabahat!” filan…

Baktık, biz alttan aldıkça üzerimize gelmeye çalışıyor…

Gereğini söylemek icap etti!..

•

Aradan bunca vakit geçti, bu tavır hakkında tek satır yazmadık.

Ama, son derece haklı, son derece hukuki işlemini savunmaya çalışırken ne denli “çekingen” tavırlara büründüğünü, karşı tarafın “saldırı” iştahını nasıl kabarttığını görünce hatırladığımızı hatırlatmamız gerekti!

Sevgili Hakkı Köylü kendisine tevdi edilen görevleri yaparken, “Bu iş de benim üzerime kaldı, hep böyle oluyor!” der gibi.

Bu tür tavırlara ne gerek var?!..

“Bizi yolsuzlukları, yolsuzları, hırsızları himaye etmekle suçlamak alçaklıktır!.. Üstelik arkadaşlarımızın hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunmamasından dolayı hepsi şu an itibarı ile masumdur!.. Bugüne kadar hep şeffaf ve aktif olduk bu konuda. Hemen üzerine gittik, komisyon kurma teklifi de bizden geldi” diyemiyor musunuz?..

“Biz, bizleri alçakça suçlayan medya organlarının vaktinde Hazine’yi hangi yöntemlerle hortumladıklarını, teşvikleri dağıtmaktan sorumlu bakanlarla ne işler pişirdiklerini çok iyi biliriz!” diyemiyor musunuz?..

Deseniz ne olur?..

O taraf size yine saldırır ama…

Milletimizin gönlünde Sayın Recep Tayyip Erdoğan gibi büyürsünüz!..

•

Ya, Sevgili Hakkı Köylü, Sevgili hemşehrim…

Size çok yüklendim, kusura bakmayın.

Gezi olaylarından bu yana en küçük bir saldırıda geri çekilen, “anlayın beni” moduna giren o kadar çok “AK Partili” gördüm ki…

Sizden gelen damla bardağı taşırdı!..

Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ’ın ifade ettiği gibi yaptığınız işlemde, “Usule, yasaya, içtüzüğe, Anayasa’ya aykırı herhangi bir durum söz konusu değil…”

Ahlâk kurallarına aykırı bir adım da atmadınız.

Çekinmenize hiç gerek yok.

Diklenmeyiniz ama lütfen dik durunuz!..

MEHMET ALİ ŞAHİN’E SABIRLAR DİLİYORUM

Sayın Mehmet Ali Şahin kardeşimizin eşi Saniye Hanımefendi’nin cenaze namazına iştirak için Karabük’e doğru yola çıkmaktayız şu dakikalarda.

Allah rahmet eylesin.

Allah (CC), Mehmet Ali Şahin kardeşimize ve merhumenin diğer sevenlerine sabırlar versin.

Âmin.

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle