Yapan ile yıkan!..
AK Parti- Saadet ittifakı olmadı. Büyük Birlik-Saadet ittifakı bu seçimde yok.
Saadet, Büyük Birlik iddiasız.
Sayın Mustafa Kamalak-Sayın Mustafa Destici bloğu, geçtiğimiz seçimlerde “paralel yapı”dan aldıkları sözlerin karşılığını göremedi.
Paralel yapı onları kullandı ama CHP ile HDP’ye çalıştı.
Bu partileri yöneten takımın bu durum karşısında söyleyebileceği tek şey var; “Paralel yapı zamanında AK Parti’yi de kullanmadı mı?”
Evet, ama bu gerçeği değiştirmez, 1 Kasım seçimlerinin konusu da değil.
•
Kemal Kılıçdaroğlu “Blok”tan bahsetmişti, o “blok” da perişan.
CHP’ye yanaşan yanıyor, işte “eski müftü” İhsan Özkes, CHP’lilerin ana-avrat küfürlerine muhatap olduğunu söylemekte.
AK Partililer, (mesela) Abdüllatif Şener’e çok kızdılar ama tepkileri hiçbir vakit bu noktaya gelmedi.
Son derece ince dokundurmalarla iktifa ettiler…
“Şarabın tadını da öğrenmişsin Abdüllatif Bey!” demekten öteye geçmediler.
Gezi Vandallarını alınlarından öpen Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinde “Lider”e direnenin hayatı kayıyor!..
Kemal Efendi, geçen seçimde HDP’ye oy pompalatmıştı.
Bu yüzden çok oy kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, “Partimin oy oranı gerilerse istifa ederim” sözünü yedi.
Kemal Efendi bakalım bu seçimde ne yapacak?..
HDP’ye mi, partisine mi çalışacak?..
Birincisini yapsa parti Kurultay’a gider, koltuğu kaybeder…
İkincisini yapsa, üst akıl uzantısı “paralelciler” ne der?..
İsrail ne der!!!
•
MHP’de durumlar büsbütün karışık.
Tuğrul Türkeş’i geçici hükümette bakanlık teklifini kabul etti diye şutladılar, Meral Akşener’i de bakanlık teklifini kabul etmedi diye!
“Hayır efendim, hiç de öyle olmadı” diyen, sebebini söylesin!..
Meral Akşener’in kusuru, eksiği neydi?..
“İtaat özürlü”müydü yoksa!..
Milletimizden yüzde 52’lik destek alarak Köşk’e çıkan Recep Tayyip Erdoğan’a “diktatör” diyen Devlet Bahçeli, kaş kaldıranı partiden şutluyor!..
Bu oy alamamış hali; bir de Recep Tayyip Erdoğan gibi yüzde 52 ile devletin başına geçse, Allah korusun!..
•
Arkasını terör örgütlerine dayadığını ilan eden “parti”nin de hükmî şahsiyeti yok.
PKK terör örgütünün yaptıklarını tasvip eden bu partiye oy verecek!..
Paralel yapı da, bu Marksist-Leninist-Ateist yapı ile kol kola.
“Adam” bir de çıkıp Sayın Erdoğan’ı işaret ederek, “Din Cahili” demez mi!..
MOSSAD, Kur’an-ı Kerim’i hıfzeden nice ajan yetiştirdi, bildiğinle amel etmeyenin bildiğinden kime ne!
•
Yani dostlar…
AK Parti’ye oy verenler, vermeyenler, kızanlar, kızmayanlar…
Meclis içi muhalefet blokunun halini görüyorsunuz…
Bunlar yıkmayı iyi bilir ama yapmayı bilmez.
Çarşı her şeye karşı!..
Merhum Akif’i unutmayın:
Yıkmak, insanlara yapmak gibi kıymet mi verir?
Onu, en çolpa herifler de, emin ol becerir.
Sade sen gösteriver ‘İşte bu dur kubbe’ diye
İki ırgatla iner şimdi Süleymaniye.
Ama gel kaldıralım dendi mi, heyhat, o zaman
Bir Süleyman daha lâzım yeniden, bir de Sinan!
•
AK Parti’nin elbette eksikleri var, hataları var.
Ancak, dost da düşman da kabul eder ki, “yaptıkları” da var.
Elimizin altında “sıfır hata, sıfır eksik” bir yapı yok, olamaz da…
“Gelen gideni aratırsa” -ki 7 Haziran seçimlerinden sonra yaşananlar böyle olacağını gösterdi- mevcudu gönderip “krizi” getirmenin ne mânâsı var?..
Bu seçimde pozitif düşünelim yeter;
“Nasıl yıkarız değil nasıl yaparız!”
İnsana yakışan da budur!..


