--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Yanıma geldi ve...

Serdar Arseven
Serdar Arseven

İsmini vermeyeceğim; 

AK Parti üst düzey kadrosuyla ilişkileri “görünüşte” gayet iyi olan, sık davet alan bir “soldan çarklı gazeteci.”

•

Gecenin bir vakti, ‘lobi’de oturmuş, çektiğim fotoğraflar arasında ayıklama yapıyordum.

“Gazeteci” yanıma oturdu.

 “Ne haber?” dedi.

“İyi” dedim.

“Sen nasılsın?”

Nereden icap ettiyse, kafasını nereye taktıysa...

Dedi ki;

“AKP’ye hiç çakmıyorsun!”

Haydaaa!..

Fotoğraflarla ilgilenirken, cevap vermeyi birkaç saniye geciktirmemden istifade devam etti:

“AKP’nin hiç mi hatası yok?”

•

“Var” dedim;

“Kendisini bir kaşık suda boğmak için fırsat kollayanlara fazla yüz vermek!”

Aldırmadı.

“AKP’yi niçin bu kadar desteklediğimi” sordu.

Dedim ki;

“Bu millet, o kara koalisyon günlerine bir daha dönmesin diye! Kemal Kılıçdaroğlu, başımıza tıpkı Ecevit gibi İthal Bakan getirmesin diye!.. Yargı mensupları, gazeteciler, yine brifinglenmesin diye!.. Türkiye’nin ekonomiden sorumlu bakanları, Amerikalarda ters çevrilip, arka tarafından aramaya tabi tutulmasın diye. Başbakanlarımız, ABD Başkanlarının karşısında el pençe divan durmasın diye! Başörtüsü, namaz, Kur’an yeniden yasaklı olmasın diye!.. Kamu kurumlarının kapısına ‘Evcil hayvanlarla başörtülüler giremez’ yazılmasın diye!..”

Buralara hiç girmedi.

Dedi ki;

“Dün akredisyona karşı çıkıyordun şimdi bazı gazetelere ve gazetecilere akreditasyon uyguluyor AKP… Bazı gazeteler ve gazeteciler alınmıyor içeri… Buna ne diyeceksin?”

Dedim ki;

“Ne akreditasyonu, baksana, senin gibi ‘AK Parti’ karşıtı bir meslektaş,  AK Parti’nin her programında, el üstünde!.. Hakaret etmediğin, iftira atmadığın müddetçe sorun yok!.. Bana, Cumhurbaşkanı’na her türlü hakareti savuran gazeteleri ve gazetecilere savunma. Mesleğinin gereğini yerine getirdiği için dışlanan gazeteci varsa, onu söyle! DHKP-C’nin savcı katline destek verenlere ‘gazeteci’ dersen anlaşamayız!”

•

Birkaç gazete ve gazeteci ismi verdi.

Hemen, internete girdim.

Bahsettiği “gazetecilerin” rezil hakaretlerini gösterdim…

“Bunlar mı gazeteci!” dedim.

•

Madem sorgulama yapılacak…

Ben de yaparım:

“Bizim gazete, bombalı, kaleşli, kalleşli saldırılara uğrarken, 312 paşa davasıyla bitirilmeye çalışılırken, sen nerelerdeydin?”

“Ne yapıyordun?”

O düşünürken…

“Zihnimdeki arşivimdesin” dedim;

“Gazetemizi batırmak isteyen 312 paşayı alkışlıyordun. Bize sahip çıkmak için desteklemek için Adliye’ye gelen dindar avukatlar için ‘Avukat ordusu’ derken, aynı zamanda yolsuzlukları tescilli patronunun avukatı olan adam için de ‘Ordu’nun avukatı’ başlığını uygun görüyordun! Benim gazetemin batırılması için elinden geleni yapıyordun!”

Durdu…

“Boş ver” dedi

Ve ekledi:

“Ben zaten alıştım bu durumlara. Bu AKP hiç gitmeyecekmiş gibi geliyor. Yazdıkların doğru, HDP barajı aşamayacak, Kemal Kılıçdaroğlu yine madara olacak... Sen yine dalganı geçeceksin!”

Güldüm!..

“HDP’nin barajı aşamayacağını, Kemal Kılıçdaroğlu’nun madara olacağını yazsan da okusak!”

“Yazarım, kimden çekineceğim” dedi.

Epey vakit geçti.

Hâlâ yazmadı...

Bekliyorum!.. 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle