VE… Akit’te Futbol Manşeti!..
Harika!..
Akit’in dünkü manşeti, Trabzonspor üzerine!..
Diyor ki Akit;
“Trabzonspor’da bir 28 Şubatçı!”
¥
Daha önce yine futbolla alâkalı manşetimiz olmuştu…
Manşetin başkahramanı “Bikinici Ahmet Çakar” idi.
¥
E biz de futbol yazalım öyleyse, bir kez daha ve bu kez Akit’in manşetli destekleriyle.
Ne demiştik; futbolu da diğer “sosyal gerçeklikleri” de yakından izlemekte fayda var, birçok mesaj çıkartırsınız her birinden…
Bu toplumda yaşayıp da bu toplumun hücrelerine sinmiş gerçeklikleri bilmemek, ilgilenmemek doğru olmaz.
Bugünkü Reis, Recep Tayyip Erdoğan bir futbolcudur, siyasetteki yükselişinde futbolcu olmasının büyük payı vardır, Fenerbahçeliliği ilerleyişine katkıda bulunmuştur ve dahi Roman sanatçılarla özel hukuku.
Sayın Erdoğan futbol taktiklerinden de faydalanmıştır siyasi hayatı boyunca, bunları bilmekte fayda var, büyük fayda.
¥
Efendim, Akit’in dünkü manşeti Trabzonspor’un yeni teknik direktörü Ersun Yanal’ın “sakal sünnetine” yasak koymasına ilişkin.
İsmailağa Cemaati’nden Aykut Demir’in sakallarına takmış, bunun “modern ve de laik hatta çağdaş Türkiye”nin imajına yakışmadığı düşüncesiyle sakalı yasaklamış!..
Bir Yahudi futbolcu için yapsa bunu, nice üzerler adamı!..
“Neyse ki” bizde muazzam hoşgörü var, o Karadeniz’in dalgaları gibi hırçın Trabzon taraftarı bile, “Şampiyonluk Beklentisi” hatırına hoşgörü ile karşılayabilir bu durumu.
Futbol böyle bir şeydir işte.
Trabzonumun eksenini de kaydırır, eksen kaymalarına akıl erdirmek istiyorsan futbol dünyasına da bak.
Hadi bakalım:
Trabzonspor hayli vakittir şampiyon olamıyor…
Bir sene neredeyse olacaktı ama olamadı.
“Şampiyonluk Kupası”nın hak etmeyene, Fener’e verildiğini iddia ediyor Trabzonsporlu.
Olabilir.
De…
Bir vakitlerin Trabzonspor’unu hatırlayan var mı?
Fırtına gibi eserdi ve üç büyüklere, dahası Avrupalılara sahayı dar ederdi…
Nasıl olurdu bu?
Malûm;
Yerli ve Milli Ruh ile!..
Trabzonspor kendi evlâtlarına kıymet verir, onları yedirir, içirir, kuvvetlendirir, morallendirir ve o köküne bağlı gençlerle şampiyonluk üstüne şampiyonluk elde ederdi.
Ve hiçbir zaman da, “Şampiyonluk bizim hakkımızdı” muhabbetimize girmezdi…
Tartışmaya ihtiyaç duymazdı zira; eze eze yenerdi, eze eze şampiyon olurdu.
Dost sevindirir düşman çatlatırdı.
Sonra…
Bir “çağdaşlık” modası başladı, dendi ki, “Aş bunları Trabzon!..”
Yerli ve Millilikten kopuş bir başladı, durdur durdurabilirsen.
Birkaç yabancı, ufak çaplı başarılar elde etti ama Trabzonspor’un “alt yapısı” fena yara aldı.
Bir vakitler çatır çatır yıldız üreten yerli ve milli “alt yapı” neredeyse kurudu.
Bir vakitler alt yapı sayesinde şampiyonluklar elde eden ve büyük paralar kazanan bir Trabzonspor vardı…
Bugünkü tabloda ise şampiyonluk hasreti ve Trabzonlunun cebinden el oğluna giden milyonlarca dolar var.
¥
Ersun Yanal’ın “marifetiyle” girdik yazıya.
Gerçek marifet Şenol Güneş’te.
Trabzonspor’un yetiştirdiği büyük kıymet.
Şenol Güneş, Türkiye’ye tarihinin en büyük başarısını kazandıran Teknik Direktör, her gittiği yerde üstüne koydu, kendisini geliştirdi.
İşte, Trabzon’un evlâdı şimdi de Beşiktaş’ı şampiyon yaptı, hem de deli paralarla büyük kadrolar kurmuş rakiplerini eze eze…
O mütevazı kadroyla, dev şampiyonluk…
Trabzon’un evlâdı.
Bunları el oğlu yapsa, göklerde sığdıracak yer bulamazdık.
Şenol Güneş, bizim oğlan!..
Al sana bir “Ev danasından öküz olmaz!” vaziyeti!..
“Güneş”ini kaptıran Trabzonsporlu kardeşlerime selam olsun!..
Ve Trabzon, şimdi dönebiliyorsa özüne dönsün!..


