--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Ülke nereye gidiyor?”

Serdar Arseven
Serdar Arseven

PKK terör örgütü yakıp, yıkıyor.

O yakıp yıktıkça da başta “Paralel Yapı” mensupları olmak üzere hükümetin dağılıp gitmesi için var güçlerimle çalışan çevreler, bilhassa sosyal medya üzerinden acayip bir “tezvirat” kampanyası yürütüyor.

HSYK seçimlerine birkaç gün kala da oy verecek hakim ve savcıları etkilemek için, “Game Over” “Oyun bitti” mesajları atıyor bu çevreler.

Yüz yüze görüşmelerde de “Biz kazanırsak bizi destekleyenlere sahip çıkarız. Zaten bunlar gidici, elimize düşeceksiniz!” yollu “korkutma” cümleleri!

•

Vaziyet nedir?

Ülke nereye gidiyor?

Öncelikle şunu ifade edeyim:

Olan biten, bir “dağılma sürecine” işaret etmekte.

Dağılan PKK.

Dağılan ulusal sol ve ulusal sağ kanatları ile “vesayet sistemi.”

PKK dağılıyor.

Bu süreçte “çatışmak” PKK’nın bir kanadının işine gelmez.

“Çözüm süreci” konusunda PKK içinde derin fikir ayrılıkları var.

Bir taraf, çözüm sürecinin devam etmesini isterken, “radikal kanat” sürecin “PKK’yı bitireceğini” düşünüyor.

PKK içindeki çatlak derinleşiyor!..

Diyarbakır programımız boyunca, “çözüm süreci”nin sokaktaki vatandaşın kahir ekseriyeti tarafından memnuniyetle karşılandığını gördük.

İki sene öncesine kadar “kepenk kapatma baskısından” dolayı dükkânını açamayan esnaf, çözüm sürecinin pozitif etkisinden dolayı çekini, senedini ödeyebilir noktaya gelmiş.

Güvenlik endişesiyle hava kararmadan evlerine çekilmek mecburiyetinde kalan aileler, çözüm süreci sayesinde çoluk çocuğu ile akşam gezmelerine çıkabilir olmuş.

Aileler, çocuklarının daha iyi eğitim alabilmeleri için planlar yapıyor.

Yeni Akit, Devlet’in Güneydoğu’ya yaptığı dev yatırımların listesini sunuyor okuyucularına.

Belediye yönetimleri berbat ama Hükümet hizmetleri iyi.

Vatandaşlar bu farkı net bir şekilde görüyor.

Bütün bunlar ne demektir?..

Şu demektir:

Böyle giderse, “Kürtlerin haklarını savunma” iddiası üzerinden politika üretmeye çalışan HDP zihniyeti etkisini hızla yitirecek.

Örgütün “radikal kanadında” bunun sıkıntısı var.

Erimeyi engellemek için mümkün olduğu kadar fazla genci, vaatlerle dağa çıkartmaya çalışıyorlar.

“Kobani” meselesi tam da bu arayışa oturdu.

Çözüm sürecinden dolayı “sıkışmış” durumdaki PKK radikallerinin sarıldığı malzeme oldu Kobani.

•

Peki oldu da ne oldu?..

Hiç...

Sokaktaki Kürt ile Türk’ün birbiriyle derdi yok.

Türkiye’de kardeş kavgası yok, terör olayları var!..

Teröristler, sıkıştıkça şiddetin dozunu arttırıyorlar, mesele bu.

HÜDA PAR çevrelerine saldırılar da, olayların büyümesini ve işlerin hükümet açısından iyice sıkıntılı hale gelmesini hedefleyen hamleler.

Malûm; IŞİD, HÜDA PAR çevrelerini “tekfir” edecek kadar ileri gitmiş bir yapı.

HÜDA PAR’a saldırının, IŞİD, Kobani meseleleriyle alakalı olmadığı ortada.

•

Ortada böyle bir hava olunca, “Paralel Yapı”  ile hükümetin yıkılmasını isteyen diğer çevreler için ortaya güzel bir istismar havası çıkıyor.

Puslu havada avlanmaya çalışıyorlar.

Lakin şu açık bir şekilde görülüyor ki, milletimiz tezgâhlara alışık, her tezgâhı seziyor ve ona göre bir tavır geliştiriyor.

Gezi olayları, 17 ve 25 Aralık tezgâhları nasıl tutmadıysa bu tezgâh da tutmayacak Allah’ın izniyle.

•

“Çözüm süreci” tehlikelerle dolu, yola çıkanlar bunu göze aldı.

Hükümet, kendisinden öncekilerin çoğunun yaptığı gibi “etliye sütlüye karışmamak”, “dar alanda kısa paslaşmalar yapmak” suretiyle vaziyeti idare etmeye çalışabilirdi.

Bunu yapsaydı riske girmemiş olurdu ama  “çözüm” yolunda da en küçük bir ümit olmazdı.

Şimdi...

Çok büyük bir ümidimiz var.

Hiç şüpheniz olmasın; ülkeyi “etnisite üzerinden” bölmek isteyen hareketlerin pili tükenme yolundadır.

•

Kendinize ve ülkenize güvenin.

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle