Türkiye… “Küresel Güç!”
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun programını takip için Macaristan’a giderken, CHP’nin “monşerlerinden” Faruk Loğoğlu’nun “laf”larını okudum.
“Şah Fırat operasyonu Suriye topraklarına karşı bir saldırıdır!” diyor.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’ın TBMM Genel Kurulu’nda “Şah Fırat Operasyonu” hakkında bilgi vermesinin ardından kürsüye çıkan CHP’li Loğoğlu’na göre, operasyon için Esed canisinin “rızasını” almalıymışız!..
Ne garip lâflar:
“Bildiğim kadarıyla ‘IŞİD’ henüz saldırmış değil! O bakımdan bu askeri operasyon, yani Suriye topraklarına çok sayıda askerle girilmesi, bir defa Suriye hükümetinin yaptığı açıklamalara da bakarsanız, Suriye’ye bir saldırıdır! Suriye topraklarına karşı bir saldırıdır!
Şu kafaya bakar mısınız; Türkiye, operasyon yapmak için “önce” “IŞİD”in saldırmasını beklemeliymiş!..
Askerlerimiz ölmeliymiş ki, bize hak doğsun!..
Abuk sabuk laflar!..
“Musul Konsolosluğu’nun baskından önce boşaltılmaması büyük bir skandaldır!” diyenle, “Askerlerimize baskın yapılsaydı da ondan sonra operasyon düşünülseydi!” diyen aynı kafa.
Acaba…
Muvazeneyi böylesine kaybetmiş olmalarını neye yormak lazım?
Sebeplerden biri…
Sayın Davutoğlu’nun Macaristan programını izlerken dedim ki;
“Muhalefetin ‘Yıldırım Akbulut’ rolü biçmeye kalkıştığı Başbakan Davutoğlu, Operasyon’u sevk, idare ve sunumda gösterdiği başarıyla, hesapları boşa çıkarttı.
Muhalefetin kendisi hakkında oluşturmaya çalıştığı “düşük profilli Başbakan’ algısını yerle bir etti.
Sayın Erdoğan’ın liderliğinde çıkılan ‘Yeni Türkiye’ yolculuğundaki yerini, anlamını pekiştirdi.
Gücüne güç kattı.
Muhalefetin plânlarını dağıtan bir durum bu.
Sayın Davutoğlu, rehine krizinin tek bir vatandaşımızın burnunun kanamasına fırsat verilmeden çözülmesinde büyük katkı sağlayan üstün dirâyetini, Operasyon’u yönetirken de gösterince, kafalardaki soru işaretlerinin çoğunu silmiş oldu.”
ÇARE BELLİ!
Macaristan programını takip ederken, Türkiye’nin “küresel güç” olma yolunda emin adımlarla ilerlediği yönündeki kanaatim pekişti.
Üç-dört yıl kadar önce, ‘’Türkler tarafından 150 yıl boyunca idare edilmemizi şans olarak görüyorum. Başkası olsaydı, dilimizi ve dinimizi değiştirmemizi isteyecekti. Biz de asimile olacaktık!” diyen Macaristan Cumhurbaşkanı’nı hatırladım.
Bu sözleriyle, farkında olmaksızın “İnsanlığın içinde bulunduğu bunalımdan kurtuluşunun” yolunu gösteriyordu Macar Cumhurbaşkanı…
Bizim medeniyetimiz hâkim olacak ki, herkes inancının gereğini yapabilsin, dilediği dilde konuşabilsin!..
Son alarak Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın Afrika programında “Osmanlı’nın torunlarına” gösterilen muhteşem ilgiye şahitlik etmiştim.
Macaristan’da da Sayın Davutoğlu benzeri bir coşkuyla karşılandı.
Program bütün haşmetiyle devam ederken…
TİKA Başkanı Dr. Serdar Çam’dan Macaristan’daki “tarihimizin yeniden canlandığını” ortaya koyan çalışmaları hakkında bilgi aldık.
Gül Baba Türbesi, İdris Baba Türk Çeşmesi, İdris Baba Türbesi, Zigetvar Türk Müzesi, Macar Bilimler Akademisi Şarkiyat Bölümü, Kanuni Sultan Süleyman Camii, Kanuni Sultan Süleyman Türbesi, Eger Kalesi, Kethüda Hamza Bey Minaresi, Dünya Turan Kurultayı, Macar Bilimler Akademisi Şarkiyat Bölümü, Macaristan’daki Osmanlı Eserleri Envanter Çalışması…
Türkiye tarihine sahip çıkıyor!..
Türkiye “yeniden” Küresel Güç haline geliyor…
Böyle oluyor…
Kılıçdaroğlu, Loğoğlu, Paraleloğlu, “vesaire” istemese de!..


