--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sözde Milliyetçi- Muhafazakâr ittifak!..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Günler boyu üzerinde durduğumuz ve Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu’nun da dikkat çektiği “İTTİFAK” “ete kemiğe bürünmeye” mi başladı?.. 

Gezi olaylarından bu yana yaşananları ve “dışarıdan yönlendirmeli” süreç boyunca kurulan ittifakları gözünüzün önüne getirin.

Gezi’deki bazı görüntüleri hatırlayın, bir grup “angaje muhafazakâr”ın AK Parti tabanına da hitap etmeyi hedefleyen organizasyonlarını filan…

“Paralel Yapı” elemanlarının “Milliyetçi-muhafazakâr” oluşumda “kullanılması düşünülen” partilere, gazetelere, televizyonlara, radyolara, sivil toplum örgütlerine seri ziyaretlerini…

Hepsini biliyoruz!..

•

Mansur Yavaş “ittifakını” niçin kurdular sizce?..

Cumhurbaşkanlığı seçimini alamayacağı belli olan “Ekmeleddin İhsanoğlu”nu “çatı adayı” olarak göstermelerinin sebebini düşünün…

Paralelciler; Milli Görüşçüleri, Büyük Birlik Partilileri zerre sevmezlerdi, yine sevmiyorlar.

Peki son “zaman”lardaki “yakınlaşma” neyin nesi?..

BBP Genel Başkanı Sayın Mustafa Destici, geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında MHP ile ittifaka “yeşil” ile “sarı” arasında ışık yakınca işin rengi bir ölçüde ortaya çıktı.

Sayın Mustafa Destici, “artniyetli”dir diyemeyiz de,  şartların öyle icap ettirdiğini düşünmesinden dolayı böyle bir işe angaje olmuş gibi görünüyor.

Kıymetli dostum bana milyon kere anlatsa da, “Ekmel İttifakı”na katılımının taban baskısından, teşkilât baskısından kaynaklandığına ikna edemez.

Gezi olaylarından bu yana yaşananları hepimiz biliyoruz.

Sayın Destici’nin “Paralel Yapı ‘varsa’ elbette üzerine gidilmeli” çerçeveli sözlerinin de aslında ne anlama geldiğini, takdir ederler ki “anlayabilecek” durumdayız.

Geçtiğimiz günlerde “Yarı Ulusalcı, Yarı Milliyetçi” gazetede kalem oynatan bir zat, BBP-MHP ittifakından bahsetmişti.

Ve özetle;

“Bu yetmez, bir de Saadet lazım!” demişti.

DP, DYP filan da garnitür!..

Bu yazı, “Milliyetçi Muhafazakâr ve tabii ki Paralel İttifaka” sıcak bakan, eklemlenen, eklemlenmeyi düşünen bazı medya organları tarafından da kullanıldı, yaygınlaştırıldı.

•

Böyle bir ittifakın nasıl bir “koalisyon modelini” hedeflediği de ortada.

Hesapta;

Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan olacak, Sayın Devlet Bahçeli de Başbakan Yardımcısı…

Üç aşağı, beş yukarı “Anasol Me” koalisyonu!..

“Kriz” koalisyonu!..

•

Bakın şimdi aklıma geldi; Gezi olaylarını dokuz saat boyunca canlı veren harici ve uzantısı medya organlarının sahibi Murdoch!..

Hani, Paris’teki saldırının ardından “suçu” bütün Müslümanlara atmaktan çekinmeyen Murdoch!..

Yahudi Komitesi’nden İnsan İlişkileri Ödülü alırken yaptığı konuşmada, “ HAMAS, aylardan beri İsrailli sivillerin üzerine roketler atıyor. Tüm terörist saldırılar gibi, burada da amaç özgür toplumlar arasına korku salmaktır. İsrail buna katlanamaz. Hiçbir egemen ülke, vatandaşları saldırıya uğrarken, yerinde oturamaz. İsrail isterse, Gazze’yi dümdüz eder ama İsrail demokratik bir ülke ve sorumlu davranıyor!” diyen…

Katliamdan İsrail’i değil de, “katledilen çocukları” sorumlu tutan Murdoch, bizdeki kanalını da kullanarak gece gündüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yıpratmaya çalışıyor.

“Zamana uygun yayınlar!” yapıyor!..

•

Çok çok dikkatli davranmak mecburiyetinde olduğumuz günlerden geçiyoruz…

Bu aziz millet, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da oyunları bozma iradesini gösterecektir, göstermelidir.

•

Bu arada…

Birlikte olduğumuz programda, “ittifak çalışmaları” içinde olmadıklarını ve herhangi bir oluşumun çatışı altında yer almayacaklarını belirten SP Genel Başkanı muhterem Mustafa Kamalak da son derece dikkatli olmalıdır.

“Dostluğumuzu” göz önünde bulundurur ve “Senden mi akıl alacağız!” demezler zannımca.

Kendilerinin de ifade ettikleri gibi, biz “birbirimize lâzımız!..”

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle