“Serdar Arseven’e atılan iftirayı kınıyoruz, yargı harekete geçmelidir!”
Sosyal medyada iftiraya maruz kalan vatandaşın yapabileceği ne var ki?..
Otur birini istediğin gibi karala...
At iftirayı anında yayılır... Sonra... Bin yerden telefon gelir... “Doğru mu kardeş!” filan!..
Bana yaptılar işte; kız yurdu işletiyormuşum da, oradaki dört kıza tecavüz etmişim de, görüntüleri kameraya almışım da, şantaj yapmışım da, polis evime baskın yapmış ve hakim de içeri atmış da!!!
Hain takımı iftiraya balıklama atlar; Baas Partisi, terör partisi, paralel yapı, şu, bu...
Fena halde yaygınlaştırır... Bizimkilerden akıllı olanlar, iftira tufanına karşı duramaz.
Aptaldan zaten fayda gelmez.
“Bizimki”lerden bazıları arıyor...
“Abi doğru mu bu!”
“He doğru, kız yurdu işletiyorum, 4 kıza tecavüz ettim, şantaj yaptım... Şimdi de hapisteyim. Şu anda hapisten konuşuyoruz!”
¥
Aptal mı, aptallaştırılmış mı bilmem...
Yeni Akit Ankara Ekonomi Müdürü Şakir Kurter’i de “böyle” arayanlar olmuş...
“Abi” diyor;
“İnsan bu kadar mı aptal olur!”
Olur!
¥
E, öyle birisi iftira attım mı sosyal medyada, hainler inanmaz ama yaygınlaştırır...
Bizimkilerden bir bölümü sahip çıkar elinden geldiğince, bir bölümü de “aptallaştırıldığından” böyle sorar...
Saçmalar!..
¥
“İftiranın yakışanından kork!” demişler...
Neyse ki, iftiralar yaşantımıza teğet bile geçmiyor.
Hiçbir şey olmadığı halde böylesine abuk sabuk iftiralar atıyorlar..
Demek ki hafiften meylimiz olsa, bitirecekler!
Şüpheliden kaçınacaksın arkadaş!..
Paralele karşı sessiz kalışların bir bölümünün sebebini biliyoruz; kendine sahip çıkamamışsan, emanete ihanet etmişsen, eve ihanet etmişsen köleleri olursun!..
Adam sana saldırır durur da, “beylik tepkilerle” geçiştirirsin.
Biz neler neler biliriz, neler neler biliriz de, “fitne” olmasın diye söylemeyiz...
Ah kardeşim ah; kolumuz değil ki bir kırık olan, omuzdan başlıyor kırıklığımız...
¥
Neyse dağıtmayalım;
Sosyal medyadan gidelim...
Bize saldırdılar ya rezil iftiralarla...
Akit’teki köşemizden hakkıyla cevap verdik, sosyal medyada acayip yankılandı.
Yeni Şafak, Akşam, Star, Güneş, Milat gazetelerindeki kardeşlerimiz, sağ olsunlar haber ve yorumları ile sahip çıktılar.
İftiracı grubun “tacizcisi”, baktı ki pabuç pahalı, “Şey, pardon, mardon, falan, fıstık” demeye başladı.
Af yok! Yargıya çatır çatır, tazminat, para; aynen ENSAR Vakfı’na bağış!
Biz de seyirci kalırsak zulme, sokaktaki vatandaş ne yapsın!
¥
Sağ olsun, Sinan Burhan meslektaşımız ve kardeşimizin başkanlığını yaptığı Anadolu Yayıncılar Derneği 320 medya kuruluşunun iştiraki ile çok güzel bir açıklama yaptı.
Dedi ki yazılı açıklamasında;
“SERDAR ARSEVEN’E ATILAN İFTİRAYI KINIYORUZ, YARGI HAREKETE GEÇMELİDİR...”
İnsanlar çaresiz.
SOSYAL MEDYA ÖLDÜRÜYOR...
Birkaç gündür sosyal medyada dolaşıma sokulan ‘Serdar Arseven Kocaeli’ de işlettiği kız yurdunda 4 kıza tecavüz etti!’ şeklindeki yalan bütün medyayı ve bütün onurlu insanları tehdit etmektedir. Gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan ve PKK- Paralel yapı mensupları tarafında yayılan bu yalan, bütün onurlu insanları da hedef almaktadır. İki satırlık uydurmayı sosyal medyada dolaşıma sokmak alçaklıktır. Bu kumpas, bu iftira onurlu bütün insanlara yapılabilir. O nedenle derhal bu konuda hukuki bir düzenleme yapılmalıdır. Sosyal medya gerçekten öldürmese bile manen insanların hayatını yıkıma uğratmaktadır. Bu kuralsız sosyal medya bir yıkım aracı gibi kullanılmaktadır. O nedenle yargı ve meclis harekete geçmeli ve çarpık alanı düzenlemelidir.
Sosyal medya mecralarında bugüne kadar paylaşılan ya da yazılanlara baktığımızda kimlerin hangi emeller için bu alanları kullandığını anlamak zor değildir. Ulusal, bölgesel, Yerel onca Yazılı ve görsel medya varken ve bu yayın kuruluşları ile alakalı Ahlaki ve değer yargıları üzerinden her türlü cezai ve uygulayıcı yaptırım bulunurken, birileri çıkacak sosyal medya aracılığı ile algı operasyonu yapacak, iftiralarla, karalamalarla toplumu infiale sürükleyecek! Yok mudur bunun bir yaptırımı? Yalanlarla donatılmış sosyal medya, medya değildir. Yalan Alanıdır.
YALAN: “Serdar Arseven’in Kocaeli’nde işlettiği bir kız yurdu var!”
YALAN: “Tecavüz görüntülerini kameraya aldırdı!..
YALAN: “Kızlara bu görüntüleri servis etme tehdidinde bulundu!...”
YALAN: “Kızlar da Serdar Arseven’in tehditleri karşısında sıkışınca, polise gitti!”
YALAN: “Serdar Arseven’in evine baskın yapan polis, görüntülerin yer aldığı bilgisayarı ele geçirdi!..”
YALAN: “Serdar Arseven hapiste”...
Gazeteci Yazar Serdar Arseven gibi birçok insanımız böylesi ithamlarla, iftiralarla, çirkin saldırılarla karşı karşıya kalabilir. Bizler 320 Anadolu medyası olarak bu tür çirkin saldırıları kınıyor, gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz”.
¥
Evet, Anadolu Yayıncılar Derneği’nin açıklaması böyle.
Teşekkür ediyorum destek için.
Amma zor bir ülke değil mi; namusluysan işin zor!..
Mesele sadece benim meselem değil ki, bu ülkedeki bütün namuslu insanların meselesi...
Allah’ın izniyle uğraşacağım!..


