Sayın Erdoğan’ın tepkisi... “Jönkürtler”e güven olmaz!...
“Paralel”in “taraf”lı gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümete “Çözüm Sürecini Askıya Alın!” emrini verdiğini iddia etmiş.
Düpedüz asparagas!..
Hem Köşk, hem de hükümet kanadından böyle bir “ifadenin” asla söz konusu olmadığına ilişkin açıklamalar geldi.
“Çözüm Süreci”nde aktif rol alan bir “kaynak” da şunları söyledi:
“Sizin bu konuya dair yazılarınızı dikkatle izliyoruz.
Başından beri gündeme getirdiğiniz uyarılar çok yerinde. Kamuoyunda Çözüm Süreci’nin tek muhatabı ‘HDP çevreleri’ymiş gibi bir görüntü oluşturulmaya çalışıldı. Siz, bu ‘paydaşlık’ meselesine sık sık vurgu yaptınız. Nitekim, Çözüm Süreci’ne bölgenin ‘paralelci olmayan’ manevi dinamikleri de bir ölçüde dâhil edildi. Adı üstünde bu bir ‘süreç’tir. ‘Şu gün nihayete erecektir!’ diye bir husus yoktur.”
•
Başbakan Yardımcısı Sayın Yalçın Akdoğan’ın “Çözüm sürecini Kandil ve Demirtaş zehirledi!” başlığı altında verdiği mesajlar da son derece önemli.
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri bizim için talimattır!” cümlesiyle başlayan değerlendirmeleri de, oyunları bozmaya matuf.
“Fitne oyunu” var elbet.
Bir de...
Dikkatinizi çekiyordur; son vakitlerde sık sık “HDP kesin barajı aşar!” propagandası yapıyorlar.
Her seçim öncesinde “AK Parti’nin işi bu sefer tamam!” yalanını ortaya atan ve her seçim sonrasında da hiçbir şey olmamış gibi “Biz en güvenilir şirketiz!” demekten utanmayan bazı “tip”ler, şimdilerde öyle “anket sonuçları” atıyor ki ortaya, akla ziyan.
Bunlar, hem CHP, hem MHP hem de HDP’nin büyük oy patlamaları gerçekleştireceğini, AK Parti’nin ise “Koalisyona mecbur kalacağını” öne sürerken, maalesef, düne kadar “paralel”in sivil toplum örgütlerinden çıkmayan sözde “AK Parti destekçisi” medya mensupları da bu yalana farklı kıvamlarda destek vermekle meşgul.
Büyük tepkiler aldıklarında hafiften tornistan yapsalar da, AK Parti’nin “sıkıntıya” girmesi durumunda anında “saf değiştireceklerinin” işaretlerini veriyorlar.
Bunlar için “sihirli” kavram “özeleştiri”.
“Maalesef o süreçte özeleştiri yapmadık!” filan deyip çıkarlar işin içinden!..
O sütü bozuk 28 Şubat sürecinde, resmen “yasakları” savunanlardan bir bölümü de şimdilerde “sıkı Erdoğancı” takılmakta...
Biz bu konuda fevkalade rahatız, gerektiği vakit dostça uyarılarda bulunmaktan çekinmemiştik, bugün de, “yedi düvel”in saldırısına muhatap olan Sayın Erdoğan’a tam destek verme vaktidir.
Konuyu iyice dağıtmadan, gelelim “Çözüm Süreci” meselesine.
Vatandaş bu işin faydasını gördü, kimin ne yapmak istediğini, kimin çözmek kimin de “kan üzerinden politika üretmek” derdinde olduğunu çok iyi biliyor.
Sayın Erdoğan ve kurmayları kendilerinden önceki yönetimlerin çoğunun yaptığı gibi durumu idare edebilir, “Çözüm Süreci” işine hiç girmeyebilirlerdi.
Böyle yapmayıp “risk almış olmaları” niyetlerini açıkça ortaya koyuyor.
Vatandaş da bu niyeti görüyor, bugüne kadarki seçim sonuçları bunu gösterdi, 7 Haziran’da da olacak olan başka bir şey değil.
HDP’nin ne olduğunu da biliyor vatandaş.
Sayın Ömer Vehbi Hatipoğlu’nun belirttiği gibi...
-Özetle ‘Jönkürt’ hareketidir bu yapı.
•
Jönkürt hareket nerede başladı?..
Avrupa kentlerinde mason localarında Türk ırkçılığı aşılandı.
Milliyetçilik Osmanlı’da ayrıştırıcı bir özellik kazandı ve Türkiye’yi Birinci Dünya Savaşı’na sürükleyen bir oluşum haline geldi.
Şimdi aynı Avrupa başkentlerinde yine aynı odaklar, Kürt gençlerini örgütlüyor, hazırlıyor ve siyasi Kürtçülüğü, Kürtlerin yeni ‘seküler dini’ haline getirmenin projeleri olarak ortaya koyuyor.
‘Jöntürkler’ nasıl İttihat Terakki iktidarı ile düşüncelerini zorla uygulamaya koymak istemişlerse, ‘Jönkürtler’ de bu ideolojilerini halka zorla empoze etmeye, zorla kabul ettirmeye çalışıyorlar..
•
Sayın Erdoğan’ın tepkisi bunadır!..


