Salomon da burada mi?
Baba İshak ölüm döşeğinde…
Son sözleri ne olacak?
Gözler kapalı…
Zorlanarak başlıyor sormaya:
- Anneniz burada mi?
- Evet baba…
- Kizim Rebeka?
- Burada baba.
- Öteki kizim Raşel?
- O da burada.
- Oğlum Salomon?
- Buradayım baba!
- Büyük oğlum Nesim?
- Burada baba!
- Yani bütün aile burada miii?
- Evet baba!
Birden gözlerini faltaşı gibi açıyor Yahudi…
Ölüm döşeğinde zorlukla konuşan o değil sanki…
Diyor ki güçlenen sesiyle:
- Be aptallar, dükkâni kime bıraktınız be?!
•
“Yahudileşme Temayülü” diye bir eseri var Mustafa İslamoğlu’nun…
İsim kitabı bitiriyor.
İsim tek başına her şeyi anlatıyor.
Ben, “Salomon”laşma temayülünden çok korkuyorum; bizler birer “Süleyman” olmalıyız oysa.
Hatırlayınız:
Ülkeye Cumhurbaşkanlığı yapmış bir “Süleyman”, “Salomon”laşmayı tercih etmişti.
Biz Hazret-i Süleyman’a dost olmaya gayret edelim.
Salomon’un hükmü bitti!..
•
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’den okudum…
Allah Teâlâ ve Tekaddes hazretleri buyurur:
- Kim dünya hayatını ve onun ziynetini arzu ederse onların yaptıklarının karşılığını burada tamamen öderiz. Onlar bu hususta hiç bir eksikliğe de uğratılmazlar.
Onlar öyle kimselerdir ki, âhirette kendilerine ateşten başka bir şey yoktur. Dünyâda işledikleri şeyler orada boşa gitmiştir. Zâten yapageldikleri hep boştur onların. (Hud Sûresi: 15-16)
- Kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere olan ihtiraskârane sevgi, insanlar için bezenip süslenmiştir. Bunlar dünya hayatının geçici birer faydasıdır. (Âl-i İmran: 14)
- Ey iman edenler, şüphe yok ki, Allah’ın vâ’di bir gerçektir. O halde dünya hayatı sakın sizi aldatmasın. Çok aldatıcı şeytan da sakın sizi Allah’ın (mühleti) ile aldatmasın. (Fâtır Sûresi: 5)
Hasan Basrî Kuddise Sirruh âyet-i kerimeyi okuduktan sonra buyurdu ki:
- Bunu, yâni “Dünya hayatı sizi aldatmasın!” sözünü kim söylüyor? Dünyayı yaratan söylüyor. Dünya hayatını, onu yaratandan daha iyi bilen birisi olabilir mi? Sakının ey insanlar, dünya hayatının aldatıcılığından sakının!
Dünya hayâtının aldatıcı meşgaleleri çoktur. Bir kimse kendisine bir meşgale açarsa o meşgale de ona 10 meşgale daha açar. Ne avâre insanoğlu ki, helâl kazancından dolayı hesaba çekileceği, haram kazancından dolayı da azab göreceği şu dünya hayatına razı olur. Âhiret kaygusunu hiç hatırlamaz. Yarın Allah’ın huzurunda hesaba çekileceğini düşünmez. Amellerini sırf Allah rızası için yapmaz. Dinin esaslarına bir zarar gelse hiç oralı olmaz. Fakat dünyalık menfaatine bir zarar geldi mi hemen başlar ağlayıp sızlanmağa!..
Resûlü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, Ebu Hüreyre Radıyallahü Anh’a hitaben:
- Ey Ebâ Hüreyre, “Sana dünyayı bütün varlığı ile göstereyim mi?” buyurdu.
- Ben de; “Göster, yâ Resûlallah” dedim.
Bunun üzerine Resûlü Ekrem elimden tutarak, beni Medine çöplüklerinin döküldüğü bir dereye götürdü. Orada insan kelleleri, insan pislikleri, parçalanmış elbiseler ve kemikler vardı. Bunları gösterdikten sonra:
- Gördüğün bu kelleler aynı sizin gibi ihtiras ve uzun kuruntular besleyen kimselerdi. Şimdi etsiz kemik olarak kaldılar ve nihâyet çürüyüp toz haline geleceklerdir. Bu pislikler, onların yedikleri, leziz yemeklerdir. Nereden kazandı ise kazandı, sonra da midelerine indirdiler. Şimdi ise, herkes bunlardan uzaklaşmaktadır. Bu parçalanmış bezler, onların süslü elbiseleri idi. Şimdi rüzgâr onları parça parça etmiştir. Bu kemikler onların, üzerlerine binip diyar diyar dolaştıkları binitlerinin kemikleridir. İşte dünyanın manzarası ve sonu budur. Şimdi dünyalık için ağlamak isteyen ağlasın.
Gene Resûlü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz buyurur:
- Kıyamet günü Tıhame Dağı gibi ameli olan kimseler Allah’ın huzuruna getirilecek ve bunların cehenneme girmesi emir olunacaktır.
- Bunlar namaz kılarlar mı idi? diye sorulunca, Resûlü Ekrem:
- Evet namaz kılarlar, oruç da tutarlar, hâttâ geceden de ibâdetlerine katarlardı. Ancak dünyalıktan kendilerine bir şey takdim edildiği zaman helâl-haram demeden ona uçuşur ve başına çökerlerdi.
•
Yüce Allah hepimizi “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz” şuuruna eriştirsin.
“Kitabına uydurarak” maddeye kul olduğunu gizlemeye çalışan kulların haline düşürmesin.
Âmin!..


