--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sağlam İrade, Sağlam Sonuç!

Serdar Arseven
Serdar Arseven

“Dolar”ın küresel piyasalardaki artışı doğrultusunda değer kazanmasının bütün faturasını Sayın Erdoğan’a yüklemelerinin bir tek sebebi var:

Biliyorlar ki, bu millet dokuz seçim boyunca tercihlerini hep aynı yönde kullanmışsa, bunun ana sebebi “Sağlam İrade”nin varlığıdır.

•

“Doların tırmanışı” ve “Merkez Bankası” tartışmaları üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alanlar, faturayı ona çıkartmaya gayret edenler, maalesef meselenin önünü arkasını düşünmeden konuşan bazı “AK Partililerden” de destek gördüler.

Neyse ki, “Merkez Bankası” tartışmalarında –farkında olmaksızın- Sayın Erdoğan’ı yıpratma çabalarına katkıda bulunanlar, Sayın Davutoğlu’nu “Hakan Fidan Olayı” üzerinden yıpratmaya gayret edenlerin oyunlarına gelmediler.

AK Parti’nin çok zinde bir tabanı var, herhangi bir olumsuzluk karşısında çeşitli imkânları kullanarak tepkilerini “yukarıya” iletmeyi biliyorlar.

Bu da bir nevi “balans ayarı” oluyor, “fitne çabalarına” farkında olmaksızın destek verenlere “taban uyarısı.”

Malûm; Akit gazetemiz, geçtiğimiz hafta “Kaos Tezgâhı Çöktü” manşetiyle “şer odakları”nın faaliyetlerinin boşa çıktığına vurgu yapmıştı:

“Şer odakları, Hakan Fidan’ın MİT Müsteşarlığı’na yeniden atanmasını bahane ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında ‘çatlak’ meydana getirmeye, ‘dolar üzerinden kriz algısı’ oluşturmaya, ‘kapatma davası açılacak’ yalanı ile ‘siyaseti germeye’ gayret gösterdi ama bütün senaryoları birer birer çöktü!”

O haberde aralarında bazı bakanların da yer aldığı AK Parti önde gelenleri, “Fitne Tezgâhına” gelmeyeceklerini döne döne ifade ediyorlardı.

Sayın Erdoğan, Balıkesir konuşmasında o haberdeki ifadeleri perçinledi:

“Geziden 17-25 Aralık darbe teşebbüslerine kadar son yıllarda yaşadığımız bütün hadiselerin gerisinde hep aynı amaç var. Şimdi de dövizle, faizle, manipülasyonla, fısıltıyla, MİT Müsteşarı ile, ellerine ne geçerse onunla, aynı yöndeki gayretlerini sürdürüyorlar. Ekonomide belirsizlik, bir kriz görüntüsü oluşturmak için özellikle çalışıyorlar ama nafile. Bunların hepsi koskoca bir hiç.”

Mesele net;

Sayın Erdoğan’ı ve Sayın Davutoğlu’nu “itibarsızlaştırma” gayretlerinin hedefinde, düpedüz Türkiye var.

“Malûm Yapı”, kendi dar çıkarlarını düşünerek yalanın her türlüsüne başvuruyor, ABD’de, AB’de, BM’de, dünyanın her yerinde “Türkiye’yi karalama” kampanyaları yürütüyor.

Alttan alta “ittifak görüşmeleri”ni sürdürenler, AK Parti’yi “Yeni Anayasa için” gerekli olan –en az 330 milletvekili-nin mümkün olduğunca uzağında tutmayı hedefleyen ince hesaplar içinde.

Haziran 2015 seçiminin hesaplamalarına göre 40-50 civarındaki “kritik milletvekilliklerinin” ne kadarını “kaybettirebilirlerse” o kadar “başarılı” sayacaklar kendilerini.

Bu seçimlere “varlık-yokluk” anlamını yüklemiş durumdalar, bir seçim daha kaybettiklerinde yapabilecekleri bir şey pek kalmayacak, böyle düşünüyorlar.

“Başkanlık Sistemi”ni sürekli olarak karalamaları, engel olmak için ellerinden geleni yapmaları, kendilerinden birinin “Devlet Başkanı” olamayacağını bildiklerinden.

Akit dünkü sayısında, MAK Danışmanlık adlı “yüksek isabet oranı” tescilli Danışmanlık Firması’nın bir anketine yer verdi.

Bugün seçim olsa AK Parti yüzde 48 civarında, CHP yüzde 25, MHP yüzde 14.

HDP yüzde 9’luk oy oranıyla, barajın altında görünüyor.

Bunca yıldır Anamuhalefet konumunda olan CHP, AK Parti’nin aşağı yukarı yarısı kadar desteğe sahip.

Böyle giderse, seçim sonuçları, Kemal Kılıçdaroğlu’nu bitirir.

Böyle bir duruma düşmemek için yüklenecektir; “CHP’nin oylarının bir bölümü HDP’ye gider!” yollu kolaycı yorumlara katılmıyorum.

HDP’nin barajı aşması çok zor, CHP patlama filan yapamaz, MHP oylarını korur.

Galip şimdiden belli.

Bu noktadan sonra, “önümüzdeki dönem”in Meclis ve bürokrasi kadrosunu sağlam kurmak fevkalade önemli hale geliyor.

Haziran 2015’te 10’ncu kez “AK Parti” diyecek bu aziz millet.

Beklenti daha da büyüyecek!

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle