Para hazır da kullanan yok!..
Kömür ocaklarında meydana gelen can kayıplarının faturasını AK Parti’ye çıkartmaları gayet tabii bir durum; kış kışlığını yapacak, her türlü fırsatı değerlendirecek.
•
AK Parti iktidarı da bu yıpratma çabasına karşı bir şeyler yapıyor işte…
Yapılması gerekenlerin bir kısmını da…
“Birileri” yapmıyor mu ne!
Neyse, biz ilgililere bu yazıyla seslenmiş olalım da, “Kömür ocaklarının güvenliğini arttıracak bir imkân kullanılmış olsun…”
Biz görevimizi yapalım da…
Kararı ilgililer versin!
•
Dostlar;
Geçtiğimiz günlerde, İşkur Ankara İl Müdürü Talip Altuğ’a uğramıştım..
Laf lafı açtı…
Nereden geldi oraya bilmem; “kısa çalışma ödeneği” diye bir uygulamaya girdik.
Dur ya, şimdi hatırladım; İl Müdürü Sayın Altuğ, “AK Parti döneminde” atılan önemli adımları sıralarken, “zorlayıcı sebepler sözkonusu olduğunda” devletin çalışanlara ve iş sahiplerine sunduğu “kısa çalışma ödeneği” desteğine dikkat çekti.
Devlet “kriz ve zorlayıcı sebepler” söz konusu olduğunda ciddi katkılar sağlıyormuş…
Dedim ki;
“Bu kömür ocaklarının ıslahı konusu çok önemli. Bir tarafta emekçinin haklı talepleri, diğer taraftan da gerekli tedbirlerin alınması için yatırımcı tarafından yapılması gereken masraflar var. Bir tarafı dinleyip de diğer tarafı dinlememek, anlamamak meseleyi çözmüyor… Acaba, bu kısa çalışma ödeneği ‘kömür ocakları’ için uygulanamaz mı?..”
Sayın Talip Altuğ “Elbette” dedi, “Elbette uygulanabilir.”
Nasıl?..
Sayın Altuğ’un anlatımıyla şöyle:
“4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek: 2’nci maddesine göre; genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle (ki şu anda kömür ocaklarının durumu veya konumu ciddi bir zorlayıcı sebeptir.) işyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortası kapsamında kısa çalışma ödeneği ödenir.
İşverenin, genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerinde en az dört hafta, en fazla üç ay süre ile uygulanan haftalık çalışma süresini geçici olarak en az üçte bir oranında azaltması veya faaliyetini tamamen veya kısmen durdurması halinde o işyerinde çalışan işçilerin ücretleri üç ay boyunca İŞKUR tarafından ödenir.”
•
Kafamız çalışıyor ya, devamını da biz getirdik:
“Sayın Altuğ; o vakit, kömür ocaklarının faaliyetleri yavaşlatılsa.
İşverene üç aylık süre verilse…
Dense ki, ‘Arkadaş, işçilerinizin maaşını üç ay boyunca İŞKUR ödeyecek. (Nasılsa mevzuat da müsait, hazır kanun var!), sen de ey kömür ocağı sahibi bu üç ay içerisinde işçi maaşlarından ettiğin tasarrufu güvenliği arttıracak yatırımda kullanacaksın. Bu üç sonunda işçileri çalıştırmaya devam edeceksin. Denetlendiğinde, güvenlik için gerekli yatırımı yapmamışsan yandın! Nasıl ama; 4447 sayılı kanuna göre üç ay boyunca maaşları İŞKUR ödeyecek, işveren de bu sürede güvenli ortamı sağlayacak!..”
•
İŞKUR İL Müdürü Sayın Altuğ, “Evet” dedi, “İfade ettiğiniz gibi uygulanabilir bir model bu. Mevzuat müsait.”
•
Oradan çıktım…
Yağmur bastırmıştı…
Ayaklarımda da gayet parlak ve de gayet kaygan ayakkabılar… Metro girişine adım attığım an bir kaydım, duvar, çerçeve, kâse, ne varsa darmadağın!..
Neyse toparladık bünyemizi…
Şöyle bir kenarda temizlenirken dedik ki kendi kendimize: “Ha bu havada böyle ayakkabı giyen sen, ha kanun hazır olduğu halde tezviratı önleyecek bir imkânı kullanmayan yetkililer!..”
•
Havaya uygun ayakkabı giymek benim aklıma gelmemişti, duruma uygun mevzuattan faydalanmak da kıymetli yetkililerimizin!..
Kavanoz dipli dünya!..


