--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Okullarınızı uzatın!..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Çocuklarımızdan yaklaşık 2 milyonunun yine sınavı geldi, okula başladıklarından bu yana sınava hazırlanıyor garipler.

CIA’nin başındaki herifler “Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü” kutlamaya hazırlanan kahraman Türklere bakıp bakıp gülüyorlardır herhalde…

Diyorlardır ki;

“Zaferin gururu bunlara, kendisi bizlere!”

•

E, zafer tabii…

Öyle bir sistem kurdurtmuşsun ki, milyonlarca çocuk, genç, anne ve babaları, ne yaptıklarını bilmez halde koşturuyorlar.

Tek bir kurşun atmadan, beyinlerini işgal ediyor, vakitlerini bitiriyorsun.

Sisteme bak; iki gün hafta tatili, üç ay yaz, bir ay kış tatili, bayram, seyran, şu, bu derken üniversiteden orta yaşta çıkan bir çocuğun 8 yılı çöpte.

Okulda geçen vakitler de, ıvır zıvır; öğretmenler odasında fatura hesabı yapan dar gelirliler, dur evladım, sus evladım, önüne dön, arkana hareket yapma muhabbetiyle geçen birkaç on dakikalık seanslar, filan…

Çocuk okulları bitirecek, iş bulacak, para biriktirecek, evlenecek…

Dede-nine olacak yaşta baba-anne olacak.

Bize kendi ellerimizle dedeleri, nineleri öldürtüyor sistem; kültürü, geleneği bitirtiyor…

CIA’nın başındaki herif, zincirlenmiş on milyonları kafasına mı taksın…

De ki hep birlikte;

“Vatan, millet romanya, gerisi hep angarya!”

•

Oyunu bozmak lazım da, bozulmuyor kavanoz dipli dünyanın oyunu.

Sanki şöyle;

“Artık anlamsız hale geldiğinde otomobil üretmene izin veriyorlar, tank, top, tüfek hep öyle.”

Eğitim meselemize bak; ihracatı patlatıyoruz da eğitimde milim yol alamıyoruz.

Çocuğu alıyoruz berbat bir sistemin içine, yıllar yılı, yıllar yılı öğütüyoruz.

Ne yaramazlık, ne oyun, ne kavga, ne mücadele, ne ilim, ne bilim, ne bu dünya, ne ahiret!..

Peki okumamak mı lazım?

Hayır, okumak lazım, okumak ama sadece verileni değil verilmeyeni de okumak; faydasızdan faydalıya kaçmak lazım, zincirlerden kurtulmak lazım.

Birçok aileye “Çocuğunu açık liseye yazdır, sonra da açık öğretim fakültesine” çağrısında bulunmuşumdur.

Sekiz sene yapıyor en azından, bu süreçte iki yabancı dili fevkalade öğrenebilir çocuk.

İki dil bilen açık öğretim mezunu mu, sıradan bir üniversitenin sıradan bir bölümünü bitirmiş, mesleksiz, dilsiz bir çocuk mu?

Ben, şahsen hep okuldan kaçmışımdır.

Liseyi uzatarak bitirmişimdir, üniversite maceralarım yılan hikâyeleridir, mümkün olduğunca az ders çalışarak, mümkün olduğunca fazla dışarıda çalışarak tamamladım o yılları.

Gazetecilik yaparken okuyordum, okul nice gecikmeyle bitti ama okul bittiğinde işim hazırdı, bir gazetede İstihbarat Şefi olmuştum, ders çalışanlar benden iş ister pozisyondaydı!

Annem, babam yurt dışındaydı, benim işlerime pek karışmazlardı, bu benim için bir  nimet oldu…

Eğitimimle ilgilenmiş olsalardı beni mutlaka “sıkı sıkı ders çalışmaya” ve okulları vaktinde bitirmeye zorlarlardı!

Okulları vaktinde bitirir ve iş arardım!

Gençleri haylazlığa yönlendiriyor değilim, aman yanlış anlaşılmasın.

Diyorum ki, imkânı olanlar hem okusun hem çalışsın.

Okuldan fayda varsa bir milim, kilometrelerce yol piyasada.

Bugün üniversite sınavı var, gençlere başarılar dilerim.

İyi geçsin imtihanları. 

Gönüllerindeki bölümü kazansınlar.

Kazandıktan sonra da, aman, küçük, büyük bakmadan bir işe girsinler.

Haftada bir gün de olsa, üç kuruşa da olsa çalışsınlar.

Okul olan kabiliyeti de tüketir, kendilerini dışarıda korusunlar!

Oyun oynar gibi çalışsınlar. 

 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle