MHP Genel Merkezi’nde “TÜRK MİSAFİRPERVERLİĞİ!”
Yaşadıklarımıza bakın…
Gazete binamızın camları aşağı indiriliyor, araçlarımız tahrip ediliyor, birimlerimiz bombalanıyor…
Son olarak da…
MHP Genel Merkezi’nde, “suçları” Sn. Devlet Bahçeli’ye soru yöneltmek olan muhabirlerimiz Mehmet Özmen ve Sinan Kaya, bir grup tarafından odaya kapatılıyor, dövülüyor, garaja indiriliyor yine dövülüyor, başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Yeni Türkiye’yi temsil eden kim varsa, hangi değer varsa, onlar üzerinden ne hakaretler, ne hakaretler…
Sonrasında…
Muhabirlerimiz yaralı halde araca atılıyor ve Eskişehir yolundaki bir köprünün altına bırakılıyor…
Arkadaşlarımızın mesleklerini icrada kullandıkları şahsi mallarına el konuluyor...
Sonrası malûm...
Ambulans, polis, acil servis, rapor, şikâyet…
Biz bunlarla uğraşırken…
“O muhabirler niçin soru sormuş ki, ne lüzumu vardı ki..” diyenlere rastlıyoruz.
Muhabirlerimiz bunu söyleyenlere;
“Gazeteci olduğu halde etliye sütlüye karışmayanların, soru sormayanların garipsenmesi gerekirken, bizim sormamız garipseniyor…” karşılığını verseler de…
“Gittiğiniz yerde kimlerin cirit attığını bilmiyor musunuz, gazetecilik yapmak size mi kaldı, etliye sütlüye dokunmak şart mı?” çerçeveli eleştirilere muhatap oluyor.
Ne günlere kaldık!.
Sayın Devlet Bahçeli’nin “Ülkücü gençlik sokakta olmayacak!” demesinden kısa bir süre sonra böylesine akla ziyan işlerin yapılmasını nasıl karşılarsınız?
Sokaklarda da değil, MHP Genel Merkezi’nde oluyor bunlar.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin genel tavrı ile örtüşmeyen işler oluyor.
“Sol”dan gelen nice hakareti tahammülle karşılayan Sayın Devlet Bahçeli’ye “zıt” işler…
İki muhabirin hem de “Sokak eylemlerine karşı tavrından dolayı” övgüyle başladıkları ve son derece nazik üslup ile tamamladıkları sorularından rahatsızlık duyarak böyle bir “emri” verdiğini düşünmek istemiyoruz…
İhtimal vermek istemiyoruz.
Devlet Bahçeli, Yeni Akit gazetesinin “MHP Genel Merkez”in kimi politikalarına karşı olduğunu da, üniversitelerde solcularla ülkücüler arasında bir gerginlik meydana geldiğinde “ülkücüleri” tuttuğunu da bilir!..
Gazetemizin art niyetli hareket etmeyeceğini çok iyi bilir.
Yine…
Gazetemiz okuyucuları arasında çok sayıda “ülkücü” ve dahası “MHP’ye oy veren Ülkücü” olduğunu da bilir.
Bu, bazı MHP önde gelenleri tarafından, basın mensuplarının önünde dile getirilmiş bir gerçektir!..
Evet…
Hiç şüphe yok ki, MHP Genel Merkezi’nde meydana gelen bu olay, en çok MHP’ye zarar vermiştir.
Dünyanın dört bir yanındaki MHP tabanından dostlar arayarak, bu saldırıyı asla tasvip etmediklerini belirtiyorlar.
Yıllar yılı, özellikle “derin sol” tarafından MHP’ye yapıştırılmak istenen o “kötü imaj”ın ortadan kaldırılması yönünde olumlu adımlar atılmışken…
Ve bu “imaj çalışması”, “Paralel Devlet” mevzuu ortaya çıkmazdan evvel iyi gidiyorken, böyle bir olayın meydana gelmesinin çok kötü olduğunu ifade ediyorlar.
“Fatih MHP” adına saldırıya geçenlerin, Yeni Akit’in merkez binasının camlarını aşağıya indirmelerini, personel araçlarını darp etmelerini kınıyorlar.
Genel Merkez’de muhabirlerimize yapılanlar için de…
“Biz Türk’üz… Muhabirler, hangi görüşe mensup olurlarsa olsunlar, hangi partiyi destekliyor olurlarsa olsunlar, bizim misafirlerimizdir. Türk, misafirperver olur. Misafire saldırı ‘töre’ye uymaz!” diyorlar.
•
MHP’deki hal, birilerinin “sızdığını” gösteriyor.
Bu “Paralel Yapı” kime yanaştıysa, sıkıntıya yol açtı.
AK Parti, bunlarla el ele vermenin zararlarını çok gördü.
Sonra CHP, BBP, MHP vesaire…
Muhalefet partilerinde de, “Paralel Yapı”yla içli dışlı olmanın sıkıntılarını görüyoruz.
Marjinal derin sol çevrelere yakışan tavırların MHP’ye “yamanması” dikkat çekici…
MHP Yönetimi’nin “Sağ Kemalist” çizgiye yakınlığına sıkça vurgu yapmıştık; “Sol Kemalistler kadar fanatik olmadıklarını” da belirtmek suretiyle…
ACİL İŞLER!..
Sayın Devlet Bahçeli, etraflarında nasıl bir “provokasyon örgüsü”nün kurulduğunu görmüyor olamaz.
Neyse…
Bendeniz…
Bu yazıyı acilen toparlayıp, muhabirlerimizin yanına gitmek mecburiyetindeyim.
Sinan Kaya’nın tek kulağı duymaz halde, Mehmet Özmen’in ağrıları dayanılmaz boyutlarda.
“Türk Misafirperverliği”nin müthiş misalleriyle “ağırlanan” arkadaşlarımızın sağlam tedaviye ihtiyaçları var!..
“Sağlık” olsun!..


