--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kılıçdaroğlu’na “altın klozet” kapağı!

Serdar Arseven
Serdar Arseven

TRT Haber canlı yayınında Nasuhi Güngör, Nuh Albayrak ve Hilal Kaplan’a misafir olan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Kemal Kılıçdaroğlu’na “altın klozet”, “süper bardak” iddiaları üzerinden öyle bir meydan okudu ki…

Kılıçdaroğlu’na tam mânâsıyla “altın klozet kapağı”.

Buyurun:

“Ana muhalefetin başındaki zat, dürüstse, namusluysa, - hemen bu akşam Genel Sekreterime talimat vereceğim- buyursun gelsin, Cumhurbaşkanı Külliyesi’nde dolaşsın, herhangi bir lavaboda, tuvalette acaba böyle altın kaplama bir klozet bulacak mı? Bakın ben diyorum ki eğer böyle bir şey bulamazsa kendisi bu görevi bırakmaya var mı? Eğer bulursa ben Cumhurbaşkanlığı görevini bırakacağım. Bak bu kadar açık konuşuyorum. Bunu devletin televizyonundan haykırıyorum. Siyaset namusla yapılır, dürüst yapılır, adil yapılır.”

“BULURSA BIRAKACAĞIM, BULAMAZSA O BIRAKACAK MI?”

“Bardaklar, vesaire... Benim dönemimde bardak, çanak, şu, bu falan filan böyle bir alım olmamıştır. Bunlar hep eski dönemdendir. İfade edilen rakamlarla da alınmış bir bardak yoktur. Onları da arkadaşlarım çıkarttı. Benim dönemimde alınmadı ama geçmiş dönemde alınanlar da bu fiyatta, bu tür şeyler var mı? Oradaki alımlarla ilgili arkadaşlarım her türlü bilgiyi verirler. Dönemimde böyle bir alım asla yapılmamıştır, hepsi geçmiş dönemden kalan malzemelerdir. Bu malzemelerle bizim Beştepe Külliyesi yürümektedir ama bir defa az önce söylediğim ifade çok önemli, çünkü bir iftira, edebe, adaba yakışmaz, onunla da bağdaşmaz. Ben ‘hodri meydan’ diyorum. Hadi buyurun, çık gel, Beştepe Külliyesi’ni dolaş, gez, bak. Ben bulduğu takdirde Cumhurbaşkanlığını bırakacağım, bu kadar iddialı konuşuyorum. Kendisi bulamadığı takdirde CHP’nin başından ayrılacak mı? Bu kadar açık.”

Evet…

Kılıçdaroğlu’na “altın kapak!”

Şimdi…

Kılıçdaroğlu için “hesap verme” vakti… 

Kıvırma Kemal Efendi,  fırsatı değerlendir!..

“Külliye”nin kapıları sana ardına kadar açık!..

O kapıdan gir, iddialarını ispat et ve koltuğun “namus”unu kurtar!..

Hadi!..

DAVUTOĞLU HOCAMIZDAN “DELİKANLI” MESAJLAR!..

Medya bu mesajlarla çalkalandı.

Yazarımız Ersoy Dede’nin Kanal 24’de yayınlanan “Günün Manşeti” adlı programının ana konusu da Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Akit’e yaptığı çarpıcı açıklamalardı.

Sayın Başbakan, Genel Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya’nın “fitnecilere” dikkat çekmesi üzerine son derece net ifadeler kullanmıştı.

Her cümlenin üzerinde dikkatlice durmanız dileğiyle…

Aynen yansıtalım:

“Benimle Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan arasına girebilecek hiçbir üçüncü şahıs tanımıyorum. 

Kim olursa olsun, hangi vasıfta olursa olsun, bizim aramıza girecek hiç kimseyi tanımıyorum. 

Bu dostluklar kolay inşa edilmiyor. Hiçbirimiz de bu dostlukların zedelenmesine izin vermeyiz. Biz 28 Şubat şartlarından geçtik, nice zorlu mücadeleyi omuz omuza, yürek yüreğe verdik. Ne iftiralarla, ne saldırılarla karşı karşıya kaldık. Vesayet odaklarına karşı birlikte direndik. Aramızı bozmalarına asla müsaade etmeyiz! “

Sayın Davutoğlu’nun, dahili ve harici “fitnecilere” kapak niteliğindeki bu sözleri de son derece önemli.

Sayın Başbakan “Ben kişinin geçmişine bakarım. Dâvâsı var mı, dâvâsı için ne kadar çile çekmiş, kritik dönemlerde neler yapmış… Kaç gece uykusuz kalmış...” derken…

Ve…

“Birileri, birimizden yanaymış gibi görünerek farklı işler yapmaya çalışıyor ama biz bunlara aldırmayız”  derken…

İsim vermeksizin çok önemli “göndermelerde” bulunuyordu aslında.

Hesaplar, hesaplar…

Bunlar, bu “fitneciler” AK Parti’nin dünya mazlumları için “ne ifade ettiğini”, özellikle 17-15 Aralık darbe girişiminin ardından bir “parti” olmanın çok ötesine geçerek, Osmanlı torunlarına yakışır bir “Lider” misyon haline geldiğini hiç mi hiç umursamıyorlar.

Hesapları, kitapları belli; “hasım haline” getirmeye çalıştıkları “dostlardan” birine yanaşarak, dünyevi kazanımlarını daha da büyütmek istiyorlar!..

Bakın;

Sayın Davutoğlu’nun şu cümlesine de özellikle vurgu yapmak isterim:

“Bazıları bundan sonraki kritik süreçlerde hangi saflarda olacak, ben ona bakarım!”

Evet..

Yarın günün birin de olur da şartlar değişirse…

Kim nerede yer alacak?..

Kim “İyi günde de kötü günde de!” diyecek…

Kim…

Satış pozisyonuna geçecek!

ÖNCELİKLİ VAZİFE!

Bugünlerde dostlar…

Hepimizin üzerine düşen vazifeler var.

Çok önemli vazifeler.

Öncelikle, 7 Haziran tezgâhını dağıtacağız İnşallah!..

Zafer İnşallah“ Yeni Türkiye”nin olacak.

Ondan sonrası mı?..

“Fitnecilere” dikkat kesileceğiz!..

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle