--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İşte böyle, sahte dostlar düşman kesilir!

Serdar Arseven
Serdar Arseven

“Sigara” gibi; güçlü, kuvvetli olduğun gençlik günlerinde sana “keyif arkadaşlığı” ya da “dert yoldaşlığı” yapar.

Vücudun zayıf düştüğünde ise, o güne kadar biriktirdiği ne varsa, ortaya döker…

“Savunma sistemlerini” çökertir!..

Hz. Mevlânâ ne güzel demiş:

“Şunu iyi bil ki, bu dünyadaki fâni ve yalancı dostlar, sahte sevgililer, sonunda hepsi de sana düşman olacaktır. 

Başkesen düşman kesilecektir!”

•

Tesadüf yoktur; olan biten “tefekküre” davettir.

Dostumuz Yalçın Topçu çok güzel bir paylaşımda bulunmuş…

Demiş ki;

“Arada bir ‘DÜŞMÜŞ’ gibi yapın! 

Etrafınızda ne kadar KAHPE varsa açığa çıkar!”

Bugün…

Birileri, hem de bir vakitler çok kıymet verdiği birileri, ülke düşmanlarının hedefindeki Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a “dil uzatmaya” başlamışsa…

“KAHPE”liktendir!..

•

Dost…

Gerçek dost!.

Günlerden bir gün,

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hastalanmıştı. 

Bunu duyan Peygamber Âşığı Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, derhâl mübârek hâl ve hatırlarını sormak için Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ziyâretine koştu.

 Ancak o Âlemler Efendisi’ni rahatsız bir hâlde görünce dayanamadı ve eve döndüğünde teessüründen yatağa düştü.

Birkaç gün sonra sıhhate kavuşan Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekir -radıyallâhu anh-’ın da hastalandığını işitti ve ziyâretine gitti. 

Hazret-i Ebû Bekir’e:

“-Rasûlullâh seni ziyârete geliyor!” dendi.

O Peygamber âşığı hemen yatağından fırladı; büyük bir canlılık ve tarifsiz bir sürûr içinde kapıya koştu. Hastalığından kurtulmuştu. 

Âlemlerin Efendisi’ni kapıda karşıladı ve içeriye buyur etti. 

Onu böylesine sıhhat ve âfiyet içerisinde mesrûr olarak gören Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hayretle:

“-Yâ Ebû Bekr! Senin hasta olduğunu söylemişlerdi” dedi.

Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e aşk ve muhabbette herkesten daha ziyâde nasibdâr olan Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in ziyâretinden mest bir hâlde şu mukâbelede bulundu: “-Yâ Rasûlallâh! Dostum hasta oldu; ona teessürümden ben de hasta oldum! O âfiyet buldu, ben de âfiyet buldum!..” (x)

•

Dostluk.

Hadîs-i Şerîf’te buyurulur ki:

“Kişi, dostlarının dinindedir.” 

Ve “Kişi sevdiği ile beraberdir.” 

Mevlânâ şöyle seslenir:

“Şunu iyi bil ki, bu dünyadaki fanî ve yalancı dostlar, sahte sevgililer, sonunda hepsi de sana düşman olacaktır. Başkesen düşman kesilecektir.”

Dost “söze sadık”tır.

“Satmaz!”.

 “Sözünün eri olan (ahdine vefâ gösteren) İbrahim…” (en-Necm 37)

Yâ Rabbî! Bizleri, Senin yüce rızana erdirecek bir dostluk ile mâmur eyle! Feyiz ve berekâtından nasiblendir! Sev, sevdir, sevindir Allâh’ım!.. 

Âmîn!.. 

(x): Mahmut Topbaş Hocaefendi 

KILIÇDAROĞLU CUMA’YA GİTMEZ Mİ?

Kemal Bey, “Milliyet” üzerinden AK Parti’ye “mümkün olduğunca” sıcak mesajlar göndermiş…

AK Parti’yle koalisyona mahkum ve de mecbur.

Yoksa koltuk kayacak altından.

Zor durum; etme bulma dünyası!..

Neyse bir fırsat var.

Dün bir çağrıda bulunmuştuk:

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ibadete açtığı muhteşem mekân:

“Beştepe Millet Camii”

Aynı anda binlerce Müslümanın ibadet edebileceği cami millete açık.

Kemal Kılıçdaroğlu da gidebilir oraya…

Bir Cuma kılsın, ne olur!..

Kalbi yumuşar, kamplaştırıcı dili bırakır, iftira atıp durmaktan vazgeçer belki!..

Tövbe kapısı açık, güzelce girer belki!..

Ne iyi olur bu ülke için, böyle bir “Kemal!”

•

“Uzlaşma”nın adresi…

“Beştepe Millet Camii!” 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle