--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İHH ve Türk-Kürt ittifakı!..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Habere bak:

“Kandil” hükümetin görüşme talebini geri çevirmiş!..

HDP-CHP’nin “Eşşş” Genel Başkanı Selahattin Kılıçdaroğlu bunu uydurunca “paraloşlar” üzerine atladı.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da, sual eylememiz üzerine bu iddiayı yalanladı.

•

Neler konuşuyoruz; bazen insanın aklı şaşıyor.

Bir dost dedi ki:

“Ben terör örgütünün samimiyetine inanmıyorum!”

Haydaaa!..

•

Bu HDP; PKK’nın siyasi uzantısı “bayağı, bayağı” parti oldu, koca seçimin en önemli mevzuu bile oldu.

HDP barajı aşar mı, aşmaz mı?..

Aşarsa ne olur, aşmazsa felaket olur!..

Derken bir söz:

“Ben terör örgütünün samimiyetine inanmıyorum, samimiyse bunu eylemleriyle ispat etmeli!”

İspat ediyor zaten; batıl davasında gayet samimi bir örgüt, din düşmanlığında samimi… “Kürtçe ezan” bile okutuyor, İ.T. takımının “Türkçe Ezan”ına paralel olarak!..

PKK “jönkürt”, ötekilerin “jöntürk” olduğu kadar!

Yani, özetle, “Paralel” yapılar!

•

Bugün Diyarbakır’dayım, bu yazıyı da gözbebeğimiz, paraloşun hedefi, İHH’nin tertip eylediği “Uluslararası Sempozyum”un düzenlendiği salondan yazıyorum.

Mevzu; Kürtler ve Barış.

Muhterem Genel Başkan Bülent Yıldırım burada, İslam-cı HDP’li Altan Tan burada, “Beni listeye almayacaklar, bu gidişle ‘evden’ aday olurum” diyordu, “köyden” aday oldu, o da davasına samimiyetle bağlı olanlardan, aferin.

“Kürt meselesi”ne çözüm arıyoruz, hep birlikte.

Bir rapor dağıtıldı…

Üçüncü maddesi tam da bizim en az elli iki yazımızda işaret ettiğimiz gibi.

Okuyunuz:

“Çözüm sürecinde sadece PKK-ÖCALAN’ın muhatap alınması, sürecin zaman zaman (vakit, vakit yani), çok ciddi sıkıntıya girmesine sebep olmaktadır. Hem çözüm için, hem kalıcı bir barışın inşası için bölgedeki tüm gruplar-unsurlar sürece dahil edilmelidir.”

•

Gayet yerinde isabetli bir tespit; süreç boyunca hep “PKK” muhatap alındı, sürecin” tek”, “yegane”, “biricik” muhatabı, “silahlı güç” oldu!

Bu memlekette “haklı” olan değil de “vuran” mı üste çıkıyor?..

Milletine, devletine, vatanına, bağlı olan; terörü aklının ucundan bile geçirmeyen vatan evlatları, bu kategorideki Kürtler, onların sivil toplum örgütleri vesaire niçin süreç dışında?..

Bak, PKK, şimdi “paraloşlarla” iş birliği içinde…

Ablası, abisi, ev, ev…

Düşmanımın düşmanının hizmetindeyiz icabında!

•

Biz bunları yazar iken İHH Başkanı Bülent Yıldırım çıktı kürsüye;

“İslam dünyasını daha da bölmek için bin türlü tezgâh kuruyorlar. Bütün egemen güçlere rağmen, çözüm sürecini gerçekleştireceğiz Allah’ın izniyle. Şu anda bütün dünya Kürt ve Türk meselesinin hangi boyuta ulaşacağını takip ediyorlar. Çünkü çok iyi biliyorlar ki, bu mesele çözüldüğünde Ortadoğu’daki birçok problem çözüm sürecine girecektir.

Türk ve Kürt ittifakının sağlanması, bölgemizdeki, İslam dünyasındaki birçok problemin ortadan kalkmasını sağlayacaktır. Egemen güçlerin oyunlarını bozacaktır.”

Türk-Kürt ittifakı…

Ben Kastamonulu bir Müslüman Türk olarak, Müslüman Kürtlerle aramda bir fark görmüyorum.

HDP filan başka.

Bu memleket, onların dayatmalarına boyun eğemez!..

HDP Kürtleri temsil etmiyor, Müslüman Kürtleri hiç temsil etmiyor.

PKK, Müslüman Kürtleri köklerinden uzaklaştırmak için “derin devlet” tarafından icat edilen bir aygıt.

•

İHH Başkanı Bülent Yıldırım’ı dinliyorum;

“Kürt Medreseleri”nin önemine dikkat çekiyor.

“Kürt medreseleri Arapça eğitimden taviz vermeyen eğitim müesseseleriydi… Bu medrese geleneğiydi, geçmişte Şiilerle Sünniler arasındaki çatışmayı bitiren!”

•

Başkan Yıldırım, “Seçim sürecinde herkesi dikkatli olmaya çağırdı.”

“Bu süreçte bütün aydınlar, özellikle aydınlar son derece hassas olmalı” dedi.

Ve şöyle bitirdi:

“Allah barışı seviyor!”

•

Allah barışı seviyor…

Bize de teröristlerle mücadele düşüyor!..

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle