HSYK zaferi… Yetmez ama evet!..
HSYK seçimlerinden “ezici” bir galibiyet çıktı.
Hukuk ezici bir zafer kazandı, paralelciler ezildi.
Bu süreçte bizim tarafımız netti; her vakit olduğu gibi “Birlik” ve “Beraberlik”ten yana olduk.
•
Seçim gününden biraz bahsedelim:
Muhabirimiz Mehmet Özmen ile birlikte sabahın erken saatlerinde Ankara Adliyesi’ne gittik.
Dışarıda kameralar filan vardı, medya bekliyordu.
AK Parti’ye “destek veren” medya da dışarıda bekliyordu!..
•
İçeri girdik.
Oy kullanma alanında “paralelci muhabirler”den bazıları cirit atmaktaydı.
Resmen, “paralel için” çalışıyorlardı.
E, adam onca yıl oralarda dirsek çürütmüş; bilgisini, birikimini, ilişkilerini böyle bir dönemde kullanmayacak da ne zaman kullanacak?..
Adamlara baktım…
“Aferin” dedim;
“Yanlışta da olsalar, gayretlerini takdir etmek lazım!.. Ak Parti’ye destek veren medya, kahir ekseriyet masa başı!..”
•
Paralelci hakim ve savcılar artık deşifre oldu ya; muhabirimiz Mehmet Özmen, “Bak ağabey, bu grup paralelci” dedi.
İsim isim biliyorduk.
Kapının hemen girişini onlar tutmuş.
İleride gruplar halinde, gelene kafakol!..
•
Resmen iki “taraf” var Yargı’da, “Birlikçiler” ve “Paralelciler.”
Diğerleri hava civa.
Yargıda Birlik Sözcüsü Sayın Abbas Özden’in dediği gibi “vitrin süsü!”
•
Konuş, dolaş, kulis yap, öğleden sonra Adliye mescidine indim.
Birkaç Mü’min “cemaat” yapmış…
“Acaba” dedim;
“İmam paralelcilerden mi?”
Sonra;
“Yargı imamları, emniyet imamları, maliye imamları, hariciye imamları vesaire geldi aklıma…”
“İyisi mi abdest tazeleyim” dedim.
Dönüşte, bir başka Mü’min grubunun “Cemaat”ine katıldım.
(Gece de Hüseyin Gülerce’nin tweetleri takıldı gözüme; ‘Güzelim hareketimizi çamura bulaştırdınız!’ diyor özellikle yurt dışını işaret ederek! )
Dedim ki, “Olmasaydı sonumuz böyle!”
•
Neyse Adliye’ye dönelim.
Beş’te sandıklar kapandı.
Bir süre sonra…
Sayım işlemi, cep telefonlarıyla sandıkların etrafı kayıtlara alınıyor.
Orada da “paralelciler” müthiş arzulu, ben olan biteni anlamaya, ilk sonuçları herkesten önce kapmaya gayret ederken onların baskısını da müşahede ediyorum.
Aferin, gayretli çocuklar, bir de hür iradeleriyle düşünebilseler!..
•
İstanbul’la telefon trafiği devam ediyor, seçim sonuçlarını bir yandan İstanbul, bir yandan Ankara ekibimizle önceden, mümkün olduğu kadar önceden almanın derdindeyiz.
İlk sonuçlar çekişmeye işaret ediyor, sonra ara açılıyor…
Paralelci grupların “bir kat üst”e çıktıklarını görüyorum; “itiraz” hazırlıkları!..
Kulakların çınlasın Mansur Yavaş!..
•
Sonuçlar belli oluyor üç aşağı beş yukarı, 10’luk HSYK hesabında 8/2!
Aklıma geldi;
Paralelciler tweet katlarken tehditlerde bulunuyorlardı sabahtan beri,
“Biz kazanacağız siz göreceksiniz!.”
E…
Şimdi…
“Biz” kazandıksa “Onlar mı görecek?!”
Ve
“Neyi görecek?!”
•
Epeyce ilerleyen saatlerde Dikmen’deki Hakimevi’ne gidiyoruz.
Yargı’da Birlik, zaferini orada nezih bir şekilde kutluyorlar.
Bizden yarım saat kadar sonra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ geliyor Hakimevi’ne…
Sayın Bekir Bozdağ’la da gazete için bir söyleşi gerçekleştiriyoruz; haber sayfalarımızda okursunuz lütfen.
•
Buraya alacağım şu cümlesi olsun:
“Seçim sonuçları bağımsız yargı açısından son derece olumludur, ama sonuç ne olursa olsun HSYK’yı düzenleyen Anayasa 159 yeniden yazılmalıdır!”
Çok, çok, çok, çok doğru.
Fevkalade mühim.
“Yeni Türkiye” için “pansuman tedavisi” yetmez, her alanda köklü adımlar atmak şart!..
Altını çizerek belirteyim: “Her alanda!”


