Hasan Karakaya… Ne güzel bir çile bu!..
O karda kışta, taziye için Merhum Hasan Karakaya Ağabey’in evine doğru yol alırken…
Ve dahi…
Trafik keşmekeşi içinde internetin “Bir buçuk saatte varabilirsiniz” dediği mesafeyi milim milim kat etmeye çalışırken…
Ve menzile ulaşmayı başaramadan geri dönmeye mecbur kalırken…
“Merhum” dedim;
“Bu yollarda nasıl da gidip gelirdi…
Karda, kışta…”
Akit Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni, medyanın en önemli kalemlerinden biri, hatta birçok açıdan en önemlisi, yarım asırlık gazeteci, büyük şöhret…
Sanmayın ki öyle şoförü, sekreteri, asistanı vardı.
Akit, “İşinden başka iş yapmayan” tek yaygın gazete, sırtını dayadığı güç odağı yok, kendi yağı ile kavrulmak mecburiyetinde…
Akit’in çilesi başka; o muhteşem yayın kurulunun mücahit mensupları, ağabeylerimiz, büyük gazeteciler evlerinden işlerine, işlerinden evlerine “varsa” kendi arabalarıyla giderler.
Arabası olmayanlar, otobüs, minibüs vs. toplu taşıma araçlarıyla…
Patron dâhil, kimsenin şoförü yoktur.
Herkes, “işçi yemekhanesi”nden yer.
Merhum Hasan Karakaya da öyle yapardı.
“Başka işler yapan” pek çok medya organının stajyer muhabirlerinin kullandığı imkânları biz kullanmayız.
Merhum Hasan Karakaya ağabey de böyle yapardı.
Kahramanmaraş’tan dönüyorduk; Başbakanımızın davetinden.
Ankara’ya indik, gecenin 1’i.
İstanbul’a ilk uçak sabah bilmem kaçta.
Ben Ankara’da kalacaktım, Hasan Ağabey İstanbul yolcusu…
Dedim ki; “Gel ağabey, bize gidelim, iki üç saat uyursun.”
Nazikçe reddetti.
“Otelde kal, uyursun.”
Ona da, “Gerek yok” diyerek karşı çıktı.
“Bu vesile ile, havaalanında kaza namazlarımı kılarım.”
•
Bu ruh nerdeeee!
•
Hasan Ağabey, gecenin 1’inde, o karda kışta “deve bağırtan” yokuşlarından inerdi.
Ne çileler ne çileler, kan tükürür “kızılcık şerbeti” derdi.
Akit ekibi böyle yaşlandı; kurucu ekibin en genci bendeniz, 51 yaşında!
Çok yıprandık çok şükür.
Azmimiz tam, vücutlar haliyle arıza veriyor.
Şimdi…
Bu çile yolculuğuna yeni “neferler” lazım.
Yeni bir nesil; yenilenen bir kadro…
Bizler, bayrağı devretmeye hazırlanıyoruz kısmetse.
Kimin ne kadar yaşayacağını Allah bilir; her gün bir sonraki güne çıkma ihtimalimizin azaldığı da gerçektir.
Yeni bir nesil...
‘Hasan Karakaya’ların duaları arkasında…
“Çile”ye tâlip gençler!..