--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Haksızlıktan SANA sığınırım!”

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Kutlu Doğum mübarek olsun.

Gündeme ara verelim…

“Tefekkür”e yaslanalım:

Safâ tepesinde yüksekçe bir taş üstüne çıkan Allah Resûlü, Mekkelilere yük-sek ve gür bir sadâ ile “Ey Kureyş top-luluğu! Buraya geliniz, top-lanınız; size mühim bir haberim var!” diye seslendi.

Merakla, “Ey Muhammed! Bizi niçin topladın buraya, ne-yi haber verecek-sin?” diye sordular.

 “Ey Ku-reyş topluluğu! Size, ‘Bu dağın ardında veya şu vadide düşman at-lıları var; sabaha veya akşama üzerinize hücum edecekler!’ desem, bana inanır mısınız?”

 “Muhammedü’l-Emin”  dedikleri, kendisinden yalan nâmına bir tek şey işitmedikleri, hakikatin dışında hiçbir şey duymadıkları Resûl-i Ek-rem’e hep bir ağızdan, “Evet” d-iye cevap verdiler;  “Biz senin doğruluğunu tasdik ede-riz. Çünkü şimdiye kadar sende doğruluktan başka bir şey görmedik.”

•

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan çoğu “muhafazakâr” takipçilerime “Bir sırrınız var ve bir güvendiğinizle paylaşma ihtiyacı duyuyorsunuz… Kaç kişiye güvenebilirsiniz?” diye sordum.

Peşi sıra mesajlar geldi:

“Hiç kimseye.”

Bir hanımefendi, “Bir kişi var o derece güvendiğim” dedi.

On dakika sonra hanımefendiden ikinci mesaj:

“Bir dakika ya, ona da yüzde yüz güvenebilir miyim, düşünmem lâzım!”

Çok az kişiye güveniyoruz, bu demektir ki çok az kişi de bize güveniyor!..

•

Mevlîd, Kutlu Doğum.

Muhammed’ül Emin.

Samimiyet.

O’na “benzeme” çabası.

•

O, şahsı için öfkelenmezdi.

Şahsı için öç almayı düşünmezdi. 

Dünya işleri için kızmazdı. Makam, mevki, para için birbirlerine “ayak oyunları” çeken çağımız insanı…

“Onu bunun yanına bırakmayacağım!”

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”

“Muhatabım değilsin!”

“Kabahat seni adam yerine koyanda!”

O;

Kötü söz söylemezdi.

 Öfkesini “küfürle”, saçma sapan el hareketleriyle dışa vuran çağımız insanına bak bir de!

O;

Çok konuşmaz, boş şeylerle uğraşmazdı…

 Bu sene hangi takımın şampiyon olacağı üzerine laflayan bizler, “(Sanatçı) Rüzgâr erkek oldu, iyi oldu, kötü oldu, kendi tercihidir!” muhabbetine giren nice “dindar” gördüm…

Evlenme programlarının baş malzemesi de “başörtülüler” oldu ve de “Birinci tercihim örtülü olması ama çok da fark etmez!” diyen dindar erkekler.

O;

 Ya hayrı konuşur ya da susardı!..

Kimseyi ne yüzüne karşı kınar ne de ayıplardı.

Sadece “yol gösterirdi” en veciz ifadelerle.

Bizler, muhatabın durumunu bilmeksizin “tek tip” (sözümona) tebliğde bulunan hoyrat “tebliğci”ler!..

“Lisan-ı Hâl”le verdiğimiz mesaj nerde, “Lisan-ı Kal”imiz nerde!..

Fazla lâfa ne gerek, hâlin anlatacak seni; 

“Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.” 

•

Lafı bastırma çabası var; en çok biz söyleyeceğiz, bizim dediğimiz duyulacak, biz haklı çıkacağız.

O, söylenenleri dikkatle dinlerdi, çok dinler az söz ederdi.

Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.

Her vakit ağır başlıydı.

Dostlarına, “Dünyada garip bir kimse gibi yahut bir yolcu gibi ol” derdi.

Mütebessimdi.

Sıkıntılı anlarında kabalaşmaz, bağırmazdı.

Fakirlerle birlikte yer, içer; sade kıyafetler giyerdi.

Gösterişten hoşlanmazdı.

O, sıradan değildi ama sıradan insanlar gibi yaşardı.

Çağımız insanı, kızgın, öfkeli, kusur arar, kusuru başkalarına yükler, havalı, cakalı…

O;

 Sabahları evden duayla çıkardı:

“İlahi; doğru yoldan sapmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık görmekten Sana sığınırım”.

•

Sevgililer sevgilisi Hazret-i Muhammed (SAV) Efendimize sonsuz Salât’ü Selâm eder, O’nun mübarek izini tâkip ederek, ‘Sünnet-i Seniyye’sini hayatımıza tatbik etmek suretiyle ‘Şefâat’ine nâil olmak hususunda bizi muvaffak kılmasını Allah-ü Teâlâ (CC)’den niyaz ederiz.

Kutlu Doğum mübarek olsun.

Bu vesileyle “iç”e dönmek, dünyanın “baş döndüren” temposundan günde “bir saat olsun” uzaklaşıp “Namazla dirilmek”...

Namazlarımız “ruhumuza” işlediğinde, pek çok manevi sıkıntıdan kurtulacağız İnşallah.

Bizi bize bırakma Allah’ım. 

 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle