Erdoğan Devlet Başkanı!..
Bin türlü kumpası, şer odaklarının nice kirli ittifakını aşmış bir “Büyük Lider” olarak “milletin oylarıyla” Köşk’e çıkan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu ilk defa Beştepe’deki Saray’da toplaması “Yeni Türkiye” yolunda atılmış muhteşem bir adımdır.
Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun içeride “çatlak” oluşturmak isteyenlerin “gazına” gelerek “farklı” tavırlar içine gireceğini zannedenlerin elleri boş kalmaya mahkûmdur.
Sayın Davutoğlu, sağlam bir dâvâ adamıdır.
Bu vasfını her vesileyle ortaya koymuştur.
Malezya’da ve Türkiye’de, İstanbul’da ve Ankara’da…
O “zulme”, “tezgâha” karşı hep dimdik durmuştur.
Allah’ın izniyle durmaya da devam edecektir.
“BAŞKA” İSİMLERDEN SIKINTI ÇIKMASIN!
Herkes şunu çok iyi bilir ki;
Yeni Türkiye’nin tartışmasız Lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Bugüne kadarki bütün seçim galibiyetlerini adeta “tek başına” Recep Tayyip Erdoğan elde etmiştir.
Gezi olaylarının “süngülerin” düşmek üzere olduğu, “acaba”ların zihinlerde yer ettiği o en “kritik”, o en “tehlikeli” günlerinde “bıçak sırtındaki” ülkeyi sırtlayıp, salim limanlara ulaştıran Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Sayın Erdoğan’ın bir anlık tereddüt geçirmiş olması halinde, bugün memleketin ne durumda olacağını tasavvur ediniz.
Yerel seçimde ve Cumhurbaşkanlığı seçiminde o büyük başarıların elde edilmesini, “yeni kabine”ye geçişin “sıfır problemle” atlatılmış olmasını Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “güçlü liderliğine” borçluyuz.
Bu memlekete doğrudan zararı “20 milyar dolar” olan “faizi zıplatma” hamlesinin, “batık Yunanistan’ı bile güvenilir ülke ilan etmekten çekinmeyen” Uluslararası Siyonist Derecelendirme Kuruluşları’nın ve içerideki nice “paralel” şer odağının operasyonları başarıya ulaşabilmiş olsaydı, memleket ekonomik krizlere sürüklenecekti.
Haziran 2015 seçimleri de büyük ihtimalle yapılamayacaktı, amaçlarına ulaşmış olsaydılar!..
•
Herkes aklını başına toplasın!
AK Parti çevrelerindeki “kimi” isimlerin, Sayın Erdoğan’ın gördüğünü gördükleri halde “şahsi geleceklerini” düşünerek “oraya buraya pas attıklarını” görüyoruz.
Sözde “yolsuzluk operasyonları”nın arka plânını bilmemeleri mümkün değil; Türkiyemiz’in “yeni bir 28 Şubat darbesine uğrama tehlikesini” atlattığını bilmiyor olamazlar.
Bildikleri halde böyle yapmaya devam ederlerse, bu aziz millet “bunları” affetmez!..
•
Bakın son günlerde yaşadıklarımıza; kendilerine “MHP’li süsü veren”, “MHP’ye sızmış olan” birileri, yapının geleneklerine hiç de uygun olmayan şekilde “Radikal Kemalist” vurgularıyla Yeni Akit gazetesini basıyor.
Yeni Akit muhabirlerinin MHP Genel Merkezi’nde bir odaya ve yine MHP Genel Merkezi’nde bir garaja kapatılıp saatlerce dövülmeleri ve yaralı halde yol kenarına atılmaları elbette son derece anormal bir durum.
“MHP içine böyle sızmalar hep olmuştur!” gibi bir yaklaşımla izah edemezsiniz bu durumu.
Olan bitenin Sayın Bahçeli’yi de rahatsız ettiğini düşünüyorum!
“Paralel Yapı”nın foyalarının ortaya çıkmasından bu yana, anormal işler oluyor.
Kimi kamu görevlilerinin “PKK’ya destek verdiklerini”, toplumsal olaylarda “daha fazla can kaybının meydana gelmesi” için “pasif direniş” gösterdiklerini, şüpheye yer bırakmayacak haberlerle gözler önüne seriyor Yeni Akit.
Siyaset arenasındaki “kirli ittifak arayışlarını” deşifre ediyor, “üst akıl”ın ve “maşalarının” bütün saldırıları karşısında “direnişin kıvamını” koyu tutuyor.
Tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, “Milli İrade”ye sahip çıkıyor.
Akit, terörün her türlüsüne cephe alan bir gazete. Bununla birlikte, terörle mücadelenin “klasik” yöntemlerle sonuca ulaştırılamayacağının da bilinciyle “çözümden yana” tavır alıyor.
“Terörden nemalanan” çevrelerin on yıllar boyunca sürdürdükleri oyunların bozulmasında, Akit camiasının büyük katkısı var.
“Çözüm sürecini” sabote etmeye çalışan “dahili unsurlar” bugün hiç olmadığı kadar farklı renklerle karşımıza çıkmaktalar.
İçlerinde kızılı var, ırkçısı var, açık yeşili, koyu yeşili var!..
“Şeytan” tezgâhını ustalıkla kuruyor, bu tezgâhta nice renk yerini alıyor.
Bu saldırı 28 Şubat’takinden çok daha yaman…
Zira o gün, “iki taraf” vardı.
Taraflar büyük ölçüde netti.
Bugün, ülke karşıtları “ustaca hazırlanmış kamuflajlar altında” faaliyet göstermekte.
Ne yapıp edip…
“Dikkatleri katlamak” mecburiyetindeyiz!
•
Her ne olursa olsun, bu mücadeleyi “Milletimizin” kazanacağını düşünüyoruz… Bununla birlikte ortadaki durumun “ihmale gelir” yanının da olmadığını ısrarla ifade ediyoruz.
Türkiye bu badireleri Allah’ın izniyle atlatacak…
Bize düşen…
Evet, kestirmeden gideyim:
“Başkanlık sisteminin gelmesi için elimizden geldiğince gayret göstermektir!”
Mevzu budur!


