--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Davutoğlu-Kılıçdaroğlu buluşmasının ayrıntıları

Serdar Arseven
Serdar Arseven

İstikşâfi görüşmelerin ardından, gelinen noktayı değerlendiren Başbakan Ahmet Davutoğlu, CHP ile “güçlü”, “istikrarlı”, ülkemizi “Yeni Türkiye” hedefine taşıyabilecek bir koalisyonun kurulamayacağına kanaat getirdi.

Daha doğrusu, bu yöndeki kanaati pekişti.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik ile CHP Sözcüsü Haluk Koç’un da katıldığı “Liderler Buluşması”nda AK Parti ve CHP taraflarının motivasyonları çok farklıydı.

CHP’liler için erken seçimden bırakın tek başına iktidar çıkartmayı, yüzde 30’a yaklaşmak bile hayal ötesi.

AK Partililer için, özellikle “aday tespitinde” yapılan hatalar ve “Tek başına iktidar nasılsa garanti” düşüncesinin yol açtığı rehavet kaynaklı oy kayıplarını geri almak pek de zor değil.

“Pişmanlar”ın oranı tam olarak tahmin edilemiyor ama 7 anket şirketinin de ortaya koyduğu netice, MHP’nin ve HDP’nin hatırı sayılır oy kayıplarına uğrayacaklarını gösteriyor.

Ak Parti, aday tespitinde –yine- vahim hatalara düşmezse, “gerçeklerle yüz yüze kalan” teşkilât bu kez işini yeterince ciddiye alırsa ve 4-C’liler, emeklilikte yaşa takılanlar, iş- meslek danışmanları, emekliler, polisler gibi “mağdur alanları” ihmal edilmezse, tek başına iktidar için ihtiyaç duyulan 18 milletvekilliğinin çok daha fazlası elde edilebilir.

Vatandaş muhasebesini bu kez çok daha sağlıklı bir şekilde yapacaktır; AK Parti tek başına iktidara gelemediğinde sistem kilitleniyor, piyasa duruyor, esnaf kan ağlıyor, emekçi maaş alamama, kredi taksitlerini ödeyememe riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Aklın yolu bir, AK Parti gerekli uyarıları aldı, uyarıyı da tadında bırakmak gerek!..

AK Parti açısından böyle bir tablo var; tekrar seçim olursa oylarını çok büyük ihtimalle artıracak.

CHP’ye asla ve kat’a güven olmaz.

Kılıçdaroğlu koalisyonda “tribünlere” oynar, ülke zarar görmüş, görmemiş ne gam; sırtında yumurta küfesi mi var!..

En kötü halinde yüzde 25 alıyor, en iyisi yüzde 27, riski yok ki derdi olsun!

Liderler görüşmesinden yansıyanlar, CHP kanadının 28 Şubat zihniyetiyle hareket ettiğini gösteriyor.

İlk defa Yeni Akit yayımladı, Türkiye’nin gündemine oturdu ya, şu “kesintisiz eğitim” ısrarı.

CHP, İmam Hatip ortaokullarını kapattırmakta ısrarlı.

Her seferinde, 1 artı 8 artı 4 modelini gündeme getiriyorlar, zorunlu din derslerine karşı çıkıyorlar.

Bu konularda “koalisyonun gerçekleşmesi” için “taviz verir” gibi görünseler de kış kışlığından vazgeçmez, dünya görüşleri arasında derin farklılıklar olan iki parti; “Din”e, “Diyanet”e bakışları bambaşka.

CHP vesayetçi, darbe destekçisi bir parti; Baasçı, jakoben.

Bu tavrını koalisyon görüşmelerinin her aşamasında ortaya koydu, “Laiklik” kavramını gündeme getirdi, “Dinci terör” yakıştırmalarını “Laiklikten” sapışın neticesi olarak gösteren ince göndermeler filan…

CHP değişmez, değişemez.

Değişecek olsa, ortada CHP kalmaz.

Her taş yerinde ağır; CHP “boğazda viskisini yudumlayanların” partisidir.

Bir partiye farklı kesimlerden de oy gelmesi partinin “ontolojik” gerçeğini değiştirmez.

AK Parti, “kırsal ruhlu” bir partidir, toprak kokan partidir, toprak kokmayanlardan da oy olması, AK Parti gerçeğini değiştirmez.

CHP’li belediye başkanlarının karakteristik özelliği, vatandaştan kopuk olmasıdır, istisnalar kaideyi bozmaz.

AK Parti’de de “suratsız”, “kaprisli” belediye başkanları vardır ama kahir ekseriyeti vatandaşla iç içe yaşar, “çat kapı” ziyaretler gelenektendir.

Devleti millete kapatan bir kafa yapısıyla, milletle devleti kaynaştırmayı hedefleyen AK Parti anlayışı nasıl bir araya gelir?..

Gelirse bu iş ne kadar yürür?..

Taban ve tavandaki çatışmanın koalisyon uyumunu bozması nasıl engellenir?..

AK Parti tabanının yüzde 70’i CHP ile koalisyona karşı diyorlar, yalan!

Ben, sosyal medya anketleri- sokaklarda yüz yüze görüşme yöntemleriyle, temsilciliklerimizden aldığımız bilgilerden istifadeyle tabanın en az yüzde 90’ının bu işe karşı olduğunu görüyorum, eminim.

Tabandan kopuk siyaset, karar, AK Parti’ye yakışmaz.

Sayın Davutoğlu bunu yapmaz.

Bir de…

CHP ile koalisyon yapmak aslında HDP ile koalisyon yapmak anlamına gelir!..

CHP’ye düşen ve hatta düşmeyen bakanlıklarda acayip bir “HDP” baskısı ve diğer “sol örgütlerin” baskısı!..

Olacak iş değil; Davutoğlu-Kılıçdaroğlu buluşmasının ardından çok önemli pozisyonlardaki AK Partililer de bunu söylediler zaten: 

“Erken seçimi denememenin faturası çok ağır olur. AK Parti bunun bilincinde!”

Sayın Davutoğlu, kendilerini “saha dışına alan” Sayın Erdoğan’a kızdıkları ve şahsi menfaatlerini her türlü değerin önünde tuttukları için bugünlerde CHP’yle koalisyona çalışan bazı “MUHAFAZAKÂR TİPLERİN” tezgâhına düşmeeez!

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle