“Darbeci” boş durmaz!..
TBMM Komisyonu 4 eski bakanı Yüce Divan’a sevke gerek görmedi.
Komisyon oyunu bozdu, tebrikler!
Milletimiz “Yüce Kaos Tezgâhı”nın arka plânını biliyor…
Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz gibi “marifetleri belli kişiler” aleyhinde tek laf etmeyen “malûm zat”ın 28 Şubat sürecinde Rahmetli Necmettin Erbakan’ı ve bugün de Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef almasının gerisindeki “Güneydeki Sevilen Ülke” etkisinin farkında.
“Dost” Modern Darbeciler’in bilmem ne “Post” ve diğer “Siyonist Odaklar” üzerinden yürüttükleri karalama kampanyasının “sandığa” etkisi AK Parti’ye “katkı” yönünde olur.
Milliyetçi Muhafazakâr (görünümlü) ittifak çalışmalarından da arzuladıkları sonucu alamazlar, milletimiz bu türden “yapay” oluşumları dağıtır geçer.
•
Bugün…
“Paralel Tehdit”le uğraşırken, “Paralelcilerin” de destek vermekte bir an bile tereddüt etmeyecekleri “odaklar” üzerindeki dikkati de eksik etmemenin önemine vurgu yapmak istiyorum.
Bir “vesileyle” konuştuğumuz Ergenekon sanıklarından birinin bir yandan şahıslarına yönelik hukuksuzlardan şikayetçi olurken, diğer yandan da AK Parti’ye bakış açılarının değişmediğini ortaya koyması fevkalade mânidar.
“Sanık”, bir yandan “Paralel Yapı” aleyhinde konuşur gibi yaparken, diğer yandan da “Yüce Kaos” ekibinin söylediklerine benzer ifadeler kullanıyor.
AK Parti karşıtlığını ortaya koyarken, “malûm yapı”nınkilere “Paralel” görüşleri savunuyor.
“Paralelcilere mi yoksa AK Parti’ye mi daha fazla öfke duyuyor?” diye baktım.
Temelde “Paralelcilerle” fazla bir derdi yok; Kemal Kılıçdaroğlu “paralelciler” hakkında ne düşünüyorsa onu düşünüyor!
Kemal Kılıçdaroğlu AK Parti hakkında ne söylüyorsa onu söylüyor!..
Dikkat çekici; bu çok tanınmış “Ergenekon sanığı”, CHP’nin “Paralel Yapı”yla yakınlaşmasına tepki göstermiyor.
CHP’yi “mazur” göstermek için çabalıyor, savunuyor; “CHP’lilikten ne olursa olsun vazgeçmeyeceğini” ortaya koyuyor.
“Demokrasiye Saygı”ya “usulen” değindikten sonra, “Milletten çok oy almanın belirleyici olamayacağı” yönündeki “bildik” jakoben bakış açısını yansıtıyor.
Biraz daha konuştuğunuzda, “içeriyle bağlantılarının” devam ettiğini anlıyorsunuz.
•
Şimdiii…
Gözden kaçırmamalıyız ki…
Bu ülkede “nice” paralel yapılar var.
Bunların bir kısmı “muhafazakar”, bir kısmı “mezhepçi” bir kısmı “ulusalcı”, bir kısmı “milliyetçi” görüntüsü altında faaliyet gösteriyor.
Ortak hedefleri, Siyonist fişleme merkezi Simon Wiesenthal Center’ın “Mutlaka indirilmesi gereken bir Siyonizm karşıtı” olarak ilan ettiği Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan!..
Son 13 yılın bütün seçimlerinde zaferi getiren neredeyse tek başına Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dı.
O Türkiye’nin başında olduğu müddetçe çeşitli maskelerle faaliyet gösteren “Paralelcilerin” sandıktan istedikleri sonucu çıkartabilmeleri pek mümkün değil.
Bunu çok iyi biliyorlar ve bundan dolayı da Sayın Erdoğan’ı hedef alıyorlar.
Bunların “sabitleri” yok, “omurgaları” yok, “ruhsatları” sınırsız…
Bugüne kadar olduğu gibi Erdoğan Ruhu’na düşman olan her kesimle, her şekilde işbirliğine girebilirler.
•
Bundan dolayı “Ergenekon sanıkları” arasında mağduriyete uğratılanlar varsa –ki var- bunların haklarına hukuklarına sonuna kadar sahip çıkılmalı…
Ve bununla birlikte, “dikkat” deelden bırakılmamalı!..


