--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP ile MHP

Serdar Arseven
Serdar Arseven

“Kemalist Zihniyet”, CHP’nin kurucusu Mustafa Kemal’i bütün riskleri alarak Hatay’ı Türkiye’ye kazandıran “kahraman” olarak vasıflandırır.

Oysa...

Bugünkü CHP’nin bakış açısına göre Mustafa Kemal çok yanlış yapmıştır!

O günlerde “teslimiyetçi” bir politika izlemesinde fayda vardı, Türkiye’nin güneyinde çıkıntı gibi duran bir “toprak parçası” için o “hastalıklara sürüklenmiş” haliyle riske girmesine gerek yoktu; İnönü’nün yaptığı gibi “Ver kurtul” diyebilirdi!..

O gün, iktidarda Sayın Recep Tayyip Erdoğan olsaydı ya da Sayın Ahmet Davutoğlu...

Kemal Kılıçdaroğlu da “muhalefetin başı pozisyonunda” bulunsaydı, Hatay ısrarına karşı çıkacaktı.

Mustafa Kemal bugün iktidarda olsaydı ve angajman kurallarımızı hiçe sayan, defalarca uyarılmasına rağmen Türkiye’yi takmayan Rus uçağı indirilseydi, Kılıçdaroğlu, “Putin’in yanında, Mustafa Kemal’in karşısında” yer alacaktı!..

Bakınız, uçak düşürme hadisesinin meydana geldiği günden bugüne kadar sürekli olarak Türkiye’yi suçladı Kılıçdaroğlu...

“Putin”e hiç laf kaydırmadı.

Rusya’nın bölgeye gemili uçaklı saldırılarda bulunması, Bayır Bucak Türkmenlerini katletmesi bizi derinden yaraladı...

Bununla birlikte, “gerçeklerin” çok daha net bir şekilde görülmesine de vesile oldu.

Bu saldırıların uzunca bir süre etkisini sürdüren “blok siyaseti”ni iyice dağıttığını görüyoruz...

Kılıçdaroğlu’nun “HDP’li blok” içine “Başbakanlık” teklifiyle yerleştirmeye çalıştığı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, uçak düşürme krizinde Kılıçdaroğlu’ndan çok farklı bir pozisyon aldı, Türkiye’nin sınır güvenliği için atılan ve atılacak adımlara destek olma kararlılığını vurguladı.

Sayın Bahçeli böyle davranmak suretiyle, millet hissiyatına cephe almaktan kaynaklanan “zemin kaymasını” yavaşlatmayı başardı.

Aynı tavrı, “bütçe” meselesinde de gösterdi, Ak Parti’nin “geçici bütçe ile vakit kaybetmeyelim” teklifine olumlu karşılık verdi ve böyle yaparak CHP-HDP’nin “blok siyasetinden” ayrıştı.

DEVAMI GELECEK Mİ?

Sayın Bahçeli, kendisinden “umutlu” olmaya meylettiğimiz her dönemde ümitlerimizi boşa çıkartacak, “Bu kadar da olmaz!” dedirtecek işler yapmıştır.

Onda da müthiş bir “Külliye” takıntısı var.

Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanlığına “Ekmel ittifakını” ilk turda dağıtarak çıktı.

Bugün de, kurucusu olduğu siyasi hareketin arkasında büyük bir millet desteği var.

Türkiye, dünyadaki bütün mazlum halkların sığınağı...

Her durumda haklının yanında yer almak, her sıkışanın imdadına koşmak, Selçuklu ve Osmanlı’dan devraldığımızın mirasın gereği olarak tabii refleksimiz haline geldi.

Ülkesi için çalıştığını iddia eden herkes bu ruha destek vermeli...

 “Geleneğe sahip çıkma” olma iddiasındaki MHP, Külliye ruhuna cephe aldıkça CHP’lileşir.

Bunun kaçınılmaz sonucu da, alanının bir kısmını “dünün mirasını yeni yorumlarla yarına taşıyan” AK Parti’ye, bir kısmını da “statüko”nun en büyük kalesi olma niteliğini sürdüren CHP’ye kaptırmak olur.

MHP bugün böyle bir “tehlike” ile karşı karşıyadır.

Hiçbir konuda “projelendirilmiş” çözüm teklifi olmayan, vehimler üzerinden politika üretmeye çalışan... 

Külliye’ye bir yandan paralel yapı iftiralarına yaslanarak hücum etmek, diğer yandan da partisinin paralel yapı tarafından ele geçirilmek istendiğini söylemek gibi yaman çelişkiler içine düşen halleriyle tabanını derin şaşkınlıklar içine sürüklemektedir yönetim.

Paralel yapının kendilerine “kaset komplosu” kurduğunu iddia eden Sayın Bahçeli, aynı yapının Külliye’ye de “komplo” kurduğunu gösteren delillere itibar etmemektedir.

Sayın Bahçeli, Gezi olaylarından bu yana yaşadıklarımızı birer “tesadüf” olarak mı görmektedir?

Türkiye’yi büyük bir tehdit olarak gördüklerini birçok vesileyle ortaya koymuş olan “Haçlı-Siyonist İttifakı”nın Recep Tayyip Erdoğan karşısında pozisyon almasını, “Türkiye’nin iyiliğini istemesine” mi yormaktadır?..

Ülkesi, partisi için ne gibi yol haritaları öngörmektedir Sayın Bahçeli?

Nasıl bir Türkiye, nasıl bir MHP istemektedir?..

“MİT TIR’larına baskın ihanettir” diyen milletvekilini liste dışına itmişse Sayın Bahçeli ve sonrasında da kameralar önüne geçip, “Paralel Yapı partimize aday sokmaya çalışıyor” demişse...

Bir “yol haritası” yok demektir.

“Genel başkanlığımı muhafaza edeyim de ne olursa olsun” demiyorsa eğer, bu böyledir!.. 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle