--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bedelli askerlik… “Bedelsiz”ler için küçük bir adım!

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Bedelli askerlik tamam gibi…

Takip edenlerimiz bilir; “bedelli askerlik” uygulamasının “bir takım mahzurlarına” rağmen “kaçınılmaz” olduğuna dikkat çekmiştik.

Demiştik ki; 

--Yüzbinlerce genç, “kaçak”!..

Otele gittiklerinde, trafik çevirmesine takıldıklarında vs. anında alınıp götürülecekler.

Bunca vatan evlâdı “askerlik karşıtı” değil elbette.

“Dur şunu da yapayım, bunu da yapayım” derken yaş ilerliyor.

“Askere gitsem eve kim bakacak, dükkânı kim çevirecek, vergi borçlarını kim ödeyecek?” endişeleri yoğunlaşınca da…

“Bedelli” bir çıkış yolu olarak görülüyor.

Bu ülkede “bedelli” askerlik “yurt dışında çalışanlar” ya da “çalışıyormuş gibi gözükenler (!)” için zaten uygulamada.

Türkiye’de çalışanlar içinse “dönem dönem” uygulanıyor, bu durum da beklenti oluşturuyor.

Meselenin bir diğer yönü:

“Mehmetçikler” için farklı uygulamalar zaten sözkonusu…

Üniversite bitirenler ya asteğmen ya da kısa dönem yapıyor; “üniversite”den sayılan meslek yüksek okulu mezunlarının böyle bir imkânları yok.

Onlar için “yedek astsubaylık” uygulaması olabilirdi ama bu da yok.

•

Uygulamaya “Parası olan kurtuluyor, olmayan nöbet tutuyor!” zaviyesinden bakanların haksız olduklarını söyleyemeyiz.

Elbette onlara da kulak vermek gerek.

Bununla birlikte…

Meseleyi “temelden” ele almaktan ve “köklü” çözümlere gitmekten başka çare de yok.

Bugünkü sistem, “aktif, dinamik, yüksek teknolojiyi hakkıyla kullanabilen” bir Mehmetçik tipini yetiştirmeye ne kadar müsait?..

Tartışılmaya değer bir mesele değil mi?..

Komutanlarımız bu meseleleri kendi aralarında yoğun olarak değerlendiriyorlar şüphesiz.

İşin uzmanları, “savaş sanatı”nın gerektirdiği niteliklere sahip olan bir vatan evlâdını “arazi şartlarında çatışmaya” hazırlamak için gerekli sürenin en az 2 sene olduğuna dikkat çekiyor.

“Acemi eğitimiyle” terörist karşısına çıkarttığınız Mehmetçik’ten ne kadar verim alabilirsiniz?..

Bu şartlarda “eğitim eksikliğinden” kaynaklanan can kayıplarının, yaralanmaların olmayacağını nasıl söyleyebilir siniz?..

Sonra…

Mehmetçik, terhisine birkaç ay kala “eve dönüş” moduna giriyor.

Aklında annesi, babası, nişanlısı…

Kafası meşgul bir insandan “tam performans” beklemek ne kadar gerçekçi?..

Askerlik görevini ifa etmiş bulunan vatandaşlarımıza bir sorun; yüzde kaçı “savaş eğitimini” hakkıyla alabilmiş durumda?..

Attığını vuran vatan evlâtlarının oranı yüzde kaçtır?..

DAHA KISA SÜRELİ VE DAHA VERİMLİ BİR ASKERLİK!

“Vatani görev yapılmasın” demiyorum.

Asla demiyorum!..

Yapılsın, mutlaka yapılsın ama süre iyice kısaltılsın.

O şerefli üniformayı giymek, alanı görmek, yapı hakkında bilgi sahibi olmak ve bu vatan için “sembolik de olsa” nöbet tutmak elbette önemlidir.

Herkes için, mesela “1 aylık temel eğitim” ile sınırlı bir vatani görev süresi, zannımca yeterli olacaktır.

Askerlik “profesyonellerin” işidir.

Bizim gibilere düşen “asker ocağını” içinde bir süre yaşayarak tanımaktır.

•

Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, “profesyonel oranının” daha da arttırılacağına işaret etmek suretiyle “Yeni Türkiye Ordusu”nun yapısını ortaya koymuştur.

Daha da aktif, daha da dinamik ve teknolojiyi daha da iyi kullanan bir ordu.

Buna kim karşı çıkabilir?..

SİGORTA PRİMLERİ YATIRILSA…

Bu bir “süreç” işi…

“Uzun süreli zorunlu askerlik” epeyce bir süre daha devam edecek…

“Bedelli askerlik” uygulamasının Meclis’ten geçmekte olduğu bu süreçte naçizane bir teklifimiz olsun:

Çeşitli sebeplerden dolayı “uzun dönem” askerlik yapmak durumunda olan kardeşlerimizin “sigorta primleri”nin devlet tarafından yatırılması iyi olmaz mı?..

Vatani görevini yapanlar, öncesinde “sigortalı olarak çalışmış iseler” emekliliklerinin gecikmesini engellemek için “askerlik borçlanmasına” gitmek durumunda kalıyorlar.

Bugün için 1 yıllık borçlanmanın “bedeli” 4 bin liranın üzerinde!..

Bu durum bilhassa “geçim sıkıntısı” çeken vatandaşlarımızı sıkıntıya sokuyor…

“Acaba” diyorum;

“Askerlik süresi boyunca sigorta primleri devlet tarafından yatırılsa ya da askerlik süresi otomatikman prim ödeme gün sayısına eklense…”

“Vatani görevini yapan vatandaş bir de prim borçlusu durumuna düşmese…”

•

İyi olmaz mı?..

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle