“Batasun”a bu dünya, bitsin bu rüya!..
AB Bakanı Sayın Ömer Çelik ile Hollanda programının son gününde buluştuk.
Uzun bir sohbet.
Buradan “Batasuna” misalini yansıtacağım.
Bizde “terörist politikacılar” var, malûm.
Onlara “terörist” demenin sakıncası yok zira bir yerlerini terör örgütüne dayadıklarını ilan etmiş durumdalar, bombacıya taziye, katile methiye, namussuza erketelik, tekmili birden bunlarda.
Bunlar, binlerce gencimizi zehirleyen şebekeden…
Baksanıza, baskınlarda nice “uyuşturucu” geçiyor, alayı örgüt menşeli!..
•
Bizler, bu teröristlere yargı yolunun açılmasını savunurken, “iyi teröristlerine” kol kanat geren batılı çevreler bizi “ifade hürriyeti”ne karşı olmakla itham ediyor.
Ne alâkası var; DEAŞ terör örgütüne açıktan destek vermenin neresinde ifade hürriyeti var?
Ve DEAŞ ile PKK arasında ne fark var, her ikisinin de katlettiği masum insanlar...
Neyse, bu batı bize böyle yapıyor ve “iyi teröristi”nin yargılanmasına karşı çıkıyor ya…
Batıdan bir misal…
AB Bakanı Ömer Çelik’ten gelsin:
“Bizde terörle içiçe geçmiş vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ve yargıya havale edilmelerine karşı çıkanlar Batasuna konusunda AİHM’in verdiği karara baksınlar.
Bakın, 2003 yılında Yüksek Mahkeme, Batasuna’nın kapatılmasına karar vermiş. Parti, İspanya Anayasa Mahkemesi’ne itirazda bulunmuş, 16 Ocak 2004 tarihinde bu itiraz reddedilmiş. Daha sonra, 30 Haziran 2009’da AİHM’den bir karar çıkmış. İspanya Yüksek Mahkemesi’nin kararını haklı buluyor AİHM. İspanya Yüksek Mahkemesi’nin verdiği karar gerekçelerine bakın:
1- Batasuna parti sözcüsünün şiddeti öven açıklamalar yapması,
2- Batusuna yöneticilerinin Venezuela’daki ETA mitingine katılmaları,
3- Batusana’nın Bask sosyalist partisine ETA tarafından yapılan teklifleri reddetmesi,
4- ETA teröristlerine belediyeler tarafından ödül verilmesi,
Bakın, AİHM bu gerekçeleri parti kapatma için haklı buluyor. Bizdeki duruma bakın bir de.
Bizde terörle iç içe olan vekiller var ve biz yargılanmalarının önünü açıyoruz.
Terörle kol kola yürüyen vekil kabul edilebilir mi, katilin ismini bir yerlere veren yönetim kabul edilebilir mi?
Batasuna konusunda AİHM’e hak verenler, Türkiye’nin bundan çok daha fazlasını yapanlara, terörle kol kola yürüyenlere karşı yargıyı harekete geçirmesine karşı çıkıyorlar, bu ne yaman bir çifte standarttır...”
Evet, Sayın Bakan’ı dinledik.
Batasuna’nın kapatılmasını haklı buluyor AİHM.
Haklı bulduğu parti mensuplarının yaptıkları ile bizimkilerin yaptıkları kıyaslanamaz bile.
Batasuna’cılar bizim teröristlerin yanında “sosyal demokrat” kalır!..
Bizimkiler bir sokak çağrısı yapıyor, 50 vatandaşımız şehit!..
Var mı böyle bir şey, nasıl göz yumarsın ve nasıl yargılamazsın?
Bunları yargılayamazsan terörle mücadeleyi nasıl sürdürürsün, ülkenin güvenliğini nasıl sağlarsın?
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın ve dahi kimse meseleleri eğip bükmesin.
Türkiye’de ifade hürriyeti sınırları alabildiğine geniş, hatta statükocular için çok daha geniş.
Memlekette terör propagandası yapanlara bir numara olmaz, olmuyor.
Gezicilere bakın, el üstünde, kimi Geziciler çatır çatır belediyelerimizden besleniyor.
Oh suyundan da koy, ne alâ memleket!..
Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın,
Gömelim seni tarihe desem sığmazsın!..
Boşver bu işleri, canım sıkıldı yine, neler var neler, ohooo, ohooooo…
Dünya dünya kavanoz dipli dünya.
Her neyse, el ense.
Gidiyom ben, yolculuk uzun!


