--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Allah akıl, fikir versin… Yürek versin!..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Hafta sonu karanlığından istifade jet hızıyla tahliye kararları veriyorlar…

Ne büyük “bağlılık”, ne büyük cesaret!..

Kararlar, hukukçuların kahir ekseriyetine göre hukuksuz.

HSYK 1. Daire Başkanı Halil Koç, “Baştan aşağı hukuksuz tahliye kararı alan hâkimlere bu yaptıklarının hesabı sorulacak” diyor.

“Bu skandalın peşini bırakmayacağız” diyor.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Demir de, “hâkim”lerin yaptıklarını “intihar saldırısı” olarak nitelendiriyor:

“Tutukluları hukuk dışı yöntemlerle cezaevinden kurtarmaya çalışmak bir kamikaze tavrıdır!”

Dün toplanan HSYK da “müfettiş raporları” doğrultusunda “açığa alma” işlemi gerçekleştiriyor.

“Meslekten ihraç”a doğru…

•

Bunların televizyon kanalına çıkan Askeri Yargıtay Onursal Üyesi, paralelcilerin geçmişte hukuksuzluklar yaptığını söylüyor…

“Hakim mensubiyetini bastırabilen insandır, mensubiyet ‘Cemaat’ mensubiyeti olsun, hangi mensubiyet olursa olsun! Bir hakimin ‘Cemaat’ yanlısı olup olmadığını mı düşüneceğiz!” diyor!..

Kendilerini savunması için ekrana çıkarttıkları zat, ister istemez kendilerine çakıyor…

Paralel’in “dekolte” spikeri şaşkın!..

Her taraflarından sıkıntı akıyor…

Buna rağmen tamgaz devam ediyor ‘adam’lar…

Doğrusu, iyi cesaret bunlardaki.

Hasan Karakaya ağabeyimizin attığı başlık dikkat çekici:

“Herkes paralelciler kadar cesur olmazsa, bu mücadele yürümez!”

 Akit, bu konuda gerekli uyarılarda bulundu.

İsimleri vere vere, “hukuksuz tahliye hazırlığını” duyurdu.

Akit görevini yaparken, bir kısım “yetkililer” maalesef uyuyordu.

Ya da, uyumuyordu da, “Paralelin” hışmını çekmemek için “araziye” uyuyordu!..

•

Bir Hak Âşığı, “İnan da oduna inan!” der.

Oduna inanmak elbette marifet değil ama “dâvâya bağlılığa” vurgu bakımından son derece dikkat çekici bir özdeyiş.

Paralel televizyonlara, gazetelere, radyolara, dergilere baktığınızda, “tezgahları” büyük ölçüde deşifre edilmiş bulunan paralel bürokratlara baktığınızda, müthiş bir azim ve kararlılıkla “savaştıklarını” görüyorsunuz.

Aslında çok zor durumdalar; düşünsenize ev ev dolaşıp, “ateist” partiler için oy talep ediyorlar.

Her gittikleri yerde “şüpheyle” karşılandıklarını, genel merkezlerinden, il ve ilçe başkanlıklarından çıkmadıkları “ateist partilerin” yöneticilerinin dahi “Bunlara güven olmaz” diye düşündüğünü, “çıkar işbirliğine” girdikleri çevrelerin bile kendilerine karşı “tedbir” aldığını bile bile gidiyorlar.

“Paralelle mücadele”den bahseden çevrelere gelince…

Görüyoruz, Akit gazetesi tam kadro yükleniyor bu işe.

Birçok medya organında ise “mücadele” birkaç gözü pek yazarın, muhabirin sırtına binmiş durumda.

 “Paralel mevzularına” pek girmeyen çokları ise “mücadele edenlerin” rüyalarında göremeyecekleri imkânlarla sefa sürüyorlar.

Bürokrasi tam mânâsıyla fecaat.

Geçtiğimiz günlerde, bir “derin solcu” sivil toplum örgütü başkanının, AK Parti tarafından iş başına getirilen üst düzey bürokratların önünde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında son derece ağır ifadeler kullandığını yazmıştık.

O üst düzey bürokratlardan biri olsun çıkıp da, “Burası politik şov arenası değildir. Burada bilimsel bir kongre yapıyoruz. Lütfen politikaya alet etmeyiniz” kadarını bile söylemedi.

İki ihtimal var; ya hakaret edenlerle aynı görüşteler ya da “başlarını sıkıntıya sokmak” istemiyorlar!..

Biz bunları yaza yaza bıkma noktasına geldik ve dahi bıktırma noktasına geldik.

Hasan Karakaya Ağabey’in ifade buyurdukları gibi, “Herkes paralelciler kadar cesur olmazsa, bu mücadele yürümez.”

Bir Sayın Erdoğan, bir Sayın Davutoğlu, bir Sayın Âlâ ve koca camianın üst düzey takımının, toplasan sayıları 50’yi bulmayacak fedakar insanları…

Bu yetmez.

Meselenin “Paralel” meselesi olmadığını “siz” hâlâ anlamadınız mı?..

“Soykırım iftiracıları”nın topyekûn harekete geçmesi, tek başına bu bile “Yeni Türkiye”yi yok etmek için birleştiklerini gösteriyor.

Bakın;

CHP, koalisyon yoluyla da olsa iktidara gelecek olursa, “ithal bakan” olarak yeniden Kemal Derviş’i getireceğini vaat etti.

Bu ne demektir?..

Mesajı nedir?..

Tezgah bu kadar açıkken birileri, hem de “AK Partili” birileri, “HDP barajı aşarsa iyi olur!” demez mi...

•

Allah akıl, fikir versin…

Yürek versin!.. 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle