--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Afrika’da II. Abdülhamit Han ve Başkan Erdoğan rüzgârı!..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın şu sözlerine dikkatinizi çekmek isterim:

“Etiyopya dünyaya çok şey öğretti.” 

Etiyopya’nın bizim dinimizdeki yerine de özellikle değinmek durumundayım. 

Zira tarihteki güzel hadisenin bugün tekrar tekrar hatırlanarak düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), işkenceler dayanılmaz duruma geldiğinde, ilk Müslümanlara buraya hicret etmelerini söylemişti. 

Dönemin Meliki Necâşi de ‘emin’ sıfatıyla Müslümanları kabul etmişti. 

Onun için Etiyopya, emin bir ülkedir, güvenilir bir ülkedir. 

Dünya Etiyopya’yı örnek alsaydı Holokost ‘faciası’ yaşanmazdı. 

Etiyopya örnek alınsaydı, Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de bugün yaşananlar yaşanmazdı. 

Bakın, bundan 14 asır önce ilk Müslümanlar buraya sığındığında, Etiyopya onları aşağılamıyor, onların inancına karışmıyor. 

Bugün bazı ‘aydın’lara sorsanız, o vakitleri ‘karanlık çağ’ olarak görürler. 

Biz, 7’nci asra asla ‘karanlık çağ’ demiyoruz, o çağ Müslümanlar için de, Hristiyanlar için de aydınlık bir çağdı. Savaşın bile bir adâbı vardı. İnsanların topyekûn katledilmesi diye bir olay yoktu. Kadınlara, çocuklara dokunulmazdı!”

•

Evet…

Biz böyleyizdir…

Biz, farklı inanç gruplarına batılıların “Müslümanlara” davrandığı gibi davranmış olsaydık, dünyada “Yahudi” kalmazdı!..

Hıristiyanları da “küçük bir azınlık” olarak bırakmıştık.

Bunları yapmamamız, inancımızın gereği olarak insana değer vermemiz, farklı inanç gruplarındakilere “hoşgörü” göstermemiz, özellikle aşırı milliyetçi ve ulusalcı çevreler tarafından “yanlış bir tutum” olarak görülür ama ne olursa olsun, doğru olan bizim yaptığımızdır.

Bugün, böyle davranmış olmamız, “başkalarına” İslam’ın emirlerine uygun olarak “hoşgörü” göstermemiz, “Yeni Türkiye” yolunda elimizi ziyadesiyle güçlendiriyor.

Sayın Erdoğan’ın onuruna verilen yemekte, farklı inanç gruplarından –çoğu Hristiyan-  Etiyopyalılarla sohbet imkânı bulduk.

İslam’ın hükümlerini “kısmen” de olsa tatbik edebilen Osmanlı’nın üstünlüğünü hepsi kabul ediyor; buralarda Sultan II. Abdülhamit Han’a, Hilafet’e, Osmanlı’ya, Türkiye’ye büyük saygı ve sevgi dikkat çekiyor.

Osmanlı Devleti’nin “Habeşistan” adı verilen bu bölgeyle kurduğu ilişkiler ve Türkiye’nin özellikle son 12 yılda ve bilhassa da TİKA aracılığı ile yaptığı yardımlar, 100 milyonluk Etiyopya’da çok iyi biliniyor.

RAHMETLİ II. ABDÜLHAMİT HAN HAZRETLERİNE ŞÜKRAN

Sayın Erdoğan, burada yaptığı konuşmalarda  Habeş İmparatoru 2’nci Menelik’in, Sultan Abdülhamit’ten Kudüs’teki Etiyopyalı rahiplerin dinlerini özgürce yaşamalarına dair taleplerde bulunduğunu hatırlattı.

O “diktatör-müstebit” iftiralarına maruz kalan Büyük Halife bu taleplere tereddütsüz olumlu karşılık veriyor.

Onları himayesine alıyor.

Bir Osmanlı’ya bakın…

Bir de bugünün “Medenî” Avrupa’sına!..

Avrupa’da Müslümanlar hayatlarını sürdürmekte güçlük çekiyor, Müslüman çocukları “ikinci sınıf okullarda” toplanıyor,  manevi işkencelere maruz bırakılıyor… 

Birçok Batı ülkesi bugün “28 Şubat”ı yaşıyor.…

Bizde büyük ölçüde serbest bırakılan başörtüsüne yönelik baskılar Batı’da artıyor, yasak gittikçe yaygınlaşıyor.

Batı’nın Müslümanlara hoşgörü ile yaklaştığı bir “Paralelci Palavrası”dır…

İşin aslı; Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi tam üyeliğe kabul etmemesinin en önemli sebebi Anadolu’nun kahir ekseriyetle Müslüman olmasıdır.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olması halinde, İslam’ın Batı’daki yayılışının hızlanacağını düşünüyorlar.

“Değerlerimize” hakareti serbest bırakmalarının, hatta teşvik etmelerinin sebebi de bu; “Müslümanlara mâl edecekleri şiddet olayları tırmansın, Müslümanlar karalansın!” istiyorlar.

Afrika’daki “terör eylemleri” de bunların tezgâhlarından çıkma…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Somali ziyareti öncesi, Mogadişu’daki Türk heyetinin kaldığı otelin önünde bombalı saldırı düzenlenmesi, Yeni Türkiye’nin Afrika atağından duyulan rahatsızlığı ortaya koyuyor.

Sosyal medyada örgütlenmiş “Paralelci”lerin “Erdoğan oradayken yapsaydınız ya şu işi!” yollu paylaşımları da son derece mânidar, Yeni Türkiye karşıtlarının gözlerinin iyice döndüğüne işaret!..

Bir de…

Yeni Türkiye’nin düzgün istikamette yürüdüğüne!

PROGRAMIMIZ KARIŞTI, UZADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın programı Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın vefatından dolayı değişti.

Sayın Erdoğan, cenaze törenine katılmak üzere Suudi Arabistan’a gidiyor.

Biz şu sıralar, Etiyopya’dan Cibuti’ye geçme hazırlığı yapıyoruz…

Program yine değişebilir; bizim için ‘şimdilik’ görünen istikamet, Cibuti ve oradan da terör saldırısının meydana geldiği Somali…

Kısmetse Pazar akşamı yurda dönüyoruz…

Yeni Türkiye’nin hızına ayak uydurmak zor.

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle