--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

ABD Merkez Bankası ne kadar bağımsız?..

Serdar Arseven
Serdar Arseven

Darbe döneminin “yıldız”ları, “Yüzde 95 oy alsanız da iktidar olamazsınız!” derlerdi.

“Egemenlik” kayıtsız şartsız milletindir ama...

Millet bu egemenliğini “kurumlar” eliyle kullanır!..

Yani...

Millet sandığa gider, siyasi iradeye vekâletini verir...

Siyasi irade iş başına geldiğinde, “kurumlar-kurullar” tarafından kuşatılmış halde bir şeyler yapmaya çalışır...

“İzin verilen” sınırlar içinde hareket etmek durumundadır, “çizmeyi” aştığında hemen bir “balans ayarı” yapılır.

Bu düne kadar böyleydi, bugün bir şeyler değişmeye başladı, rahatsızlıkları bundan.

Son vakitlerde “Merkez Bankası’nın bağımsızlığına” yapılan “vurgu”daki ısrara baktığımızda, 9 seçimi tur bindirerek alan siyasi iradenin “yüksek faiz değil yüksek üretim” hamlelerinden ne denli rahatsızlık duyduklarını görüyoruz.

Bunlar, memleketin başına “ithal bakan” getiren Başbakan’dan gayet memnunlardı malûm.

Yurtdışındaki “kumarhane”de yumruk yiyen, dindarlara “yarasalar” diyerek hakaret eden Başbakan’ı da pek severlerdi.

“Dönemin Cumhurbaşkanı”na, “aile fotoğrafı”ndakilerle birlikte derin muhabbet duyarlardı.

Bu muhabbetlerini de fırsat buldukça dile getirirlerdi.

Bunları çok severlerdi...

Hiç sevmedikleri de, “havuz sistemi”yle “denk bütçeye” ulaşan Rahmetli Başbakan Necmettin Erbakan, her seçimde bu aziz milletten büyük teveccüh gören Sayın Recep Tayyip Erdoğan! 

Dün gerçekleştirilen “Şifa Veren Ele Vefa” programında Başbakan Ahmet Davutoğlu, ülkeyi devraldıkları dönemde “Dışişleri Bakanlığı gibi kritik bir yerde, parasızlıktan dolayı çok önemli evrakların fotokopilerinin dışarıda çektirildiğini” söyledi.

Bugün, dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara en fazla yardımı ulaştıran ülkeyiz.

Erdoğan’ı, Davutoğlu’nu sevmemelerinin sebeplerinden biri daha!..

BİZİM MERKEZ BANKASI “TAM” BAĞIMSIZ!

Olan biteni “ülke içinde” yaşananlara bakarak sağlıklı bir şekilde değerlendirmek mümkün değil elbette.

Özellikle “dışarıdan” bakmak lâzım.

Kapitalist sistemin “gelişmiş” güçleri, Merkez Bankası’nın “sınırsız bağımsızlığını” niçin dayatıyorlar?..

Kendileri için hangi tarifeyi uyguluyorlar?..

Geçtiğimiz günlerde elimize çok güzel bir çalışma geçti.

Kaliforniya Üniversitesi Profesörü Barry Eichengreen tarafından hazırlanan “Merkez Bankalarının Bağımsızlık Endeksi” araştırmasının sonuçları gerçekten dikkat çekici.

Tablo tablo dökmüş ortaya elin adamı; hangi ülkelerin merkez bankaları ne kadar bağımsız?..

Özetlemek gerekirse...

Norveç, Kanada, Japonya, İngiltere, ABD’nin yer aldığı kategorideki ülkelerin Merkez Bankaları “Bağımsızlık Endeksi” sıralamasında çok gerilerde kalıyor.

Norveç, “merkez bankası bağımsızlık endeksi”nde 0.47’lik rakamla dikkat çekiyor. 

Kanada 0.43, Japonya 0.35, İngiltere ise 0.23 ile sıralanıyor...

ABD listenin en altında, merkez bankası (FED) yüzde  0.18’lik bağımsızlık oranı ile en bağımlı kurum!..

Bağımsızlık endeksinin zirvelerinde ise, “alt ve orta gelir grubu”ndaki ülkeler var.

Bu ülkelerden bazılarının “endeksteki” karşılıkları şöyle:

Endonezya: 0.73, Şili 0.69, Venezüella 0.64, Meksika 0.63, Rusya 0.61, Türkiye 0.60!..

Bu ne demektir?..

Şu demektir:

“Faiz düzeni”nin baronları, kendi merkez bankalarının “bağımsızlığını” önemli ölçüde sınırlandırırken, “diğerleri”ne “merkez bankalarınız siyasi iradeden tam bağımsız hareket etmeli”  baskısını uyguluyorlar.

“İçerideki” uzantılarını kullanmak suretiyle de önemli ölçüde “sonuç” alıyorlar!..

 “Başkanlık Sistemi”nin “hayati önemi” hakkında bol bol tefekkür etmenin tam vaktidir! 

Serdar Arseven Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle