M çiçeği Miş, Muş, Mış… Küreselciler yine iş başında! Plan tıkır tıkır işliyor
Afrika'da vaka sayısında ciddi artış olan Maymun Çiçeği hastalığı için tüm dünya acil durum ilan etti... Gün geçmiyor ki, bir virüs daha dünyada patlak vermesin. Ne olursa olsun sağlık bizim için en önemli konu olsa da ben bu virüslerin birileri tarafından peydahlandığını düşünmekteyim. Şimdi öncelikle son zamanlarda ortaya atılan ve maymun çiçeği virüsü olarak dünyada gündem olan bu hastalığın detaylarına bakalım ve daha sonra da neden böyle düşündüğümü sizlerle paylaşmak istiyorum…
Küreselciler düğmeye bastı! Kirli plan devreye girdi!
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Afrika'da hızla yayılan m çiçeği virüsü (maymun çiçeği virüsü) için küresel acil durum ilan etti. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi salgını “çok yüksek riskli bir olay” olarak sınıflandırmıştı. Bilim insanları m çiçeği virüsü salgınını HIV’in ilk günlerine benzetiyor.
9 Ağustos'ta yayımlanan son rapora göre; Ocak 2024'ten 8 Ağustos 2024'e kadar 13 Afrika ülkesinde 2 bin 822 kişi maymun çiçeği virüsüne yakalandı, 14 bin 719 şüpheli vaka kayda geçti.
DSÖ, kasım ayında yaptığı açıklamada, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde (DRC) virüsün cinsel yolla bulaştığını ilk kez doğrulamış, Afrikalı bilim insanları ise bu durumun hastalığın kontrol altına alınmasını zorlaştırabileceği uyarısında bulunmuştu.
Kuzey Amerika ve Avrupa'daki maymun çiçeği salgınları, aşılar ve antiviral tedavilerin yanı sıra yüksek risk gruplarına yönelik halk sağlığı mesajlarının yardımıyla kontrol altına alındı. Ancak geçtiğimiz aylarda çok sayıda ülkede salgınların görüldüğü Afrika kıtasının bazı bölgelerinde neredeyse hiç aşı bulunmuyor.
Afrika'da en kötü etkilenen ülke, bu yıl en büyük salgında 12.000'den fazla vaka ve en az 470 ölüm kaydeden DRC oldu.
Ülke, teşhis için yapılan testlerde belli olmadığı anlaşılan tehlikeli yeni bir türün yanı sıra düzensiz hastalık gözetimi ve aşı ve tedavi eksikliğiyle mücadele ediyor. En son 2022 yılında bir maymun çiçeği vakası kaydeden Güney Afrika da bu yıl yeni bir salgın bildirdi. Enfeksiyonun en çok uzak bölgelerde görüldüğü Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yetkililer, hastalığın yayılmasını yavaşlatmak için hükümet tarafından yürütülen çabalara yardımcı olmak üzere halka destek çağrısında bulundu. Doğu Afrika Topluluğu bölgesel bloğu da, bölgedeki beş ülkeye sınırı olan Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki hastalık konusunda üye ülkeleri uyaran bir bildiri yayınladı. Bu ülkelerden biri olan Burundi şimdiden üç vakayı doğruladı.
Genellikle Afrika ülkelerinde ortaya çıkan bu virüsün aslında geleceğin şekillenmesi yolunda ülkeler arası krizlerin derinleştirilmesi üzerine bir algı operasyonu olarak görmekteyiz. Çünkü nüfus olarak Afrika’daki insanları yönlendirmek ve o kitleleri bir şekilde yönlendirmek finansal anlamda da mümkün olduğu için operasyonların başlangıcı genelde Afrika’dan tüm dünyaya yayılıyor maalesef.
Evet ülkemizde çok şükür resmi makamlar, Sağlık Bakanlığı'nın konuyla ilgili gerekli tüm önlemleri aldığını belirterek bu yıl Türkiye'de herhangi bir maymun çiçeği vakası tespit edilmediğini açıkladı.
Önceleri domuz gribi, kuş gribi ve kovid üzerinden yapılan binbir türlü hastalığın da aslında temel nedeni kitlesel sağlık savaşları üzerinden ülkeler arası krizlerin fitilini ateşlemek olduğunu anlamak hiç de zor değil.
Son olarak kovid salgınıyla ilgili yaşanan gelişmeleri hatırlamakta yarar var. Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin (AIFD) de üyeleri arasında bulunduğu; dünyanın önde gelen ilaç şirketlerini temsil eden Uluslararası İlaç Üreticileri ve Dernekleri Federasyonu (IFPMA) Başkanı David Ricks, ilaç sektörünün küresel COVID-19 salgınına karşı görülmemiş ölçüde bir seferberlik başlattığını ve sektörün daha fazlasını yapmaya kararlı olduğunu duyurmuş ve sektörün nasıl bir dizayn etkisiyle dünyaya ayar verdiğini de şu sözlerle söylemişti, “Sektörümüz, küresel salgını olabilecek en yüksek seviyede ciddiye aldığını ve bütünüyle bir ekip olarak çalışma ihtiyacını ortaya koyuyor. Bu nedenle bugün bir sektör olarak, küresel salgınla savaşmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya dair taahhütlerimizi paylaşmak istiyoruz.” demişti ve yine ABD’li dünyaya ayar veren Simpsonlar’ın da dünya sağlık örgütüne yaptıkları videolarla nasıl bir yönlendirme yaptığını da tüm sosyal medya platformlarında görmek mümkün.
Rockefeller ailesi tarafından yeni bir dünya düzeni kurulmak istenmesi ve ve bir kelebek istilası canavarı üzerinden maymun çiçeği virüsünün bir şekilde pazarlandığını da görüyoruz. Ne olursa olsun küresel çetelerin başını çektiği büyük ilaç şirketlerinin de ellerini ovuşturarak beklediği bu kriz anında aslında öylesi bir pazarlama yapıldığını da görmek hiç te zor değil.
Düşünebiliyor musunuz, ortaya fakir ve aciz bir millet bölgesi olan Afrika’da dizayn edilen bir maymun çiçeği virüsü var ardı arkası kesilmeyen dev ilaç şirketlerinin kurtarıcı rol modeliyle açıklamalar zincirini de takip ediyoruz haliyle. Araştırmacı ilaç firmaları, SARS, MERS, Zika ve Ebola gibi yeni virüslerde on yıllara uzanan deneyimlerde de ortaya attıkları ipuçları aslında yeni gelebilecek virüslerin de önünü ister istemez açıyorlar. Ve yine küresel şeytan ABD’nin de bu işte nasıl bir dizayner olduğunu görüyoruz… ABD’nin ülkelere cazip bir görüntü vermesi için öncelikle firmalara 22 milyar dolar harcanmıştı. Moderna'ya 2,5 milyar dolar, AstraZeneca'ya 1,2 milyar dolar, Johnson & Johnson'a yarım milyar dolar ve daha küçük bir firma olan Novavax'a 1,6 milyar dolar verilmesi aslında emsal bir karar niteliği taşıması ve diğer ülkelerin de bu küresel ilaç şirketlerinin ceplerini doldurması için bir yeşil ışık yakılmıştı. Kim ne derse desin, bu hastalıkların öncelikli temelinin parti parti ortaya çıkarılmasının temel nedeni, baronların bitmek bilmeyen midelerini dolarlar ve eurolarla doldurma arzusudur. Bu bir Hermenötik yaklaşım gibi olaylara bakmaktan ziyade, daha rasyonel ve sebep-sonuç ilişkileri yumağındaki esas hırsızı yakalama düşüncesidir.
Hatırlayalım, 28 yaşında "dünyanın en genç profesörü" unvanını kazanan, adına özel kanun çıkarılan, "Türk Einstein" olarak tanınan, moleküler biyoloji, kimya ve matematik alanlarında yüzlerce teoreme imza atan, Türkçe için mücadele eden Kimya Mühendisi merhum Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu da virüslerin Afrika’dan genç kadınlar üzerinden deneysel olarak kullanılıp diğer ülkelere yönlendirildiğini de bir bilim insanı olarak açıklamıştı.
Anlayacağımız bu virüs savaşlarının gelecek nesillerde de maalesef bir şekilde ortaya atılacağını ve birçok nedensel kavramla birlikte empoze edilerek ülkeler arası sağlık çatışmalarının da daha çok görüleceğini buraya dipnot düşerek bu konuları daha derinlemesine tekrar tekrar analiz edeceğimizi de söylemek isterim…
Selam ve dua ile…