• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Sefa Saygılı
Sefa Saygılı
TÜM YAZILARI

Bunlar ölçü değil mi?

24 Şubat 2024
A


Sefa Saygılı İletişim: [email protected]

 

Mahalli yöneticilerin belirleneceği seçime şunun şurasında 35 gün kaldı. Her iki taraf da olanca güçleri ve ikna taktikleriyle seçimleri kazanmak için elinden geleni yapıyorlar.

Vaatler havada uçuşuyor, güler yüzle olmadık ve belki de gerçekleşmesi mümkün olamayacak sözler dahi veriliyor. Tabii böyle olunca vatandaşın, bilhassa ilk defa oy verecek olan gençlerin kafası karışık. Çünkü yeni seçmenler 21 yıl öncesini yani Ak Parti’nin iktidarda olmadığı zamanı bilmiyorlar.

Kafası karışık bir dostum aradı: “Abi ne yapacağız bu seçimde?” diye sordu.

Böyle olunca kendisine, “Ülkemizin iyiliğini istemeyen, adeta geleceğimize düşman olan odakların tercihlerine bakarak doğruyu bulmak kimi desteklememizi gösteren yollardan biri olabilir” diye cevap verdim.

Halen bile neredeyse bütün dünyada Türkiye aleyhine faaliyet gösteren, ülkemizi gammazlayan şer niyetli güçlerin başında gelen FETÖ müthiş bir Ak Parti ve Tayyip Erdoğan karşıtı propaganda peşinde. Yalan, iftira, hakaret dolu videolarla ve akla gelmedik başka yollarla yaptıkları bu. 

Bunlar değil miydi daha 15 Temmuz’da 252 vatandaşımızı şehit eden, TBMM’ye ve güvenlik görevlilerimize bombalar yağdıran hain terör örgütü?

Ya on binlerce insanımızın kanına giren PKK, YPG ve türdeşleri? Dehşetli bir şekilde aynı yoldalar. Sayın Cumhurbaşkanımız seçilmesin diye olağanüstü gayret gösteriyorlar.

DEAŞ, DHKPC ve diğer terör örgütleri de aynı hedefi işaret ediyor.

Türkiye aleyhine açıkça tavır koyan yurt dışı mahfiller de Erdoğan seçilmesin diye çekinmeden, bıkmadan, utanmadan görüş serdediyor, ellerinden geleni ardına koymuyorlar.

Yani memleketimizin düşmanları hep aynı hedefi gösteriyor, Erdoğan karşıtlığında birleşiyorlar.

O zaman kime oy vereceğim diye düşünmenin, tereddüt etmenin gereği var mı?

Sonra ana muhalefet partisinin açıkça bölücülerle işbirliği yaptığını anlıyoruz. Birçok belediye başkanlıklarını PKK’nın Meclis’teki uzantısı olan partiyle birlikte belirlediklerini görüyoruz. Yani onlara verilmiş her oy aynı zamanda PKK’ya da verilmiş olmuyor mu?

Bunları anlattığım kafası karışık arkadaşım, “Mesajı aldım, haklısın” dedi. 

MİNNET VE ŞÜKRAN 

RUH SAĞLIĞIMIZA YARARLI

Minnet veya şükran kelimesi TDK Sözlüğünde, ‘Yapılan bir iyiliğe karşı kendini borçlu sayma, gönül borcu’ olarak tarif edilmiş. Diğer sözlüklerde ek olarak, ‘Gördüğü bir iyiliğe teşekkür etme’, ‘Bir insanın aldığı yardımdan dolayı duyduğu memnuniyet duygusu’ şeklinde de açıklanmıştır.

Şimdi sorabiliriz: Birine samimi olarak ‘size şükran borçluyum’  veya ‘size müteşekkirim’ sözünü en son ne zaman söyledik? 

Ancak giderek artan psikolojik kanıtlar minnet duygusu taşıyan insanların daha başkalarını dikkate alan, kararlı, enerjik, coşkulu, yardımsever, başka insanlarla ilgili, neşeli ve iyimser olduklarını ortaya koymaktadır. 

Buna ek olarak, son araştırmalar minnet duygusunun psikologların sizin ‘dayanışma duygusu’ adını verdikleri özelliğiniz ile ve yaşamın başa çıkılabilir, anlamlı ve anlaşılabilir olduğunu kabul etmeniz ile güçlü bir ilişki içinde olduğunu göstermiştir. Minnet duygusunun böyle kendini iyi hissetme hali üzerinde güçlü ve kalıcı bir etkisinin olması deneyimlerinizi olumlu olarak yeniden çerçevelendirmiş olmanızdan kaynaklanmaktadır.  

Araştırmalar ayrıca minnet duygusu olan kişilerin daha az endişeli, daha az depresif, daha az kıskanç, yalnızlıktan daha uzak ve maddeciliğe daha az düşkün olduklarını da göstermiştir. 

Yaşam memnuniyeti ile istikrarlı ve sağlıklı biçimde ilişkili beş karakter gücünden birinin minnet duygusu olduğu gösterilmiştir (diğerleri lezzet, sevgi, umut ve meraktır).

Şimdi konuyu özetleyebiliriz: 

 *Minnet (şükran) duygusu yaşamımızdan memnuniyet duymamızı sağlar. Minnet duygumuz ne kadar fazla ise mutluluk hissimiz de o kadar fazladır veya tam tersidir diyebiliriz. 

*Şükran duygusunu alışkanlık haline getirebiliriz, getirmeliyiz de. Bu konuda ne kadar çok uygulama yaparsak, o kadar kolaylaşacaktır. 

*Şükranlarımızı başkalarına ileterek diğer insanların da kendilerini iyi hissetme halini sağlayabileceğiz. 

*Şükran duygularımızı ifade etmek için hayatımızda çok büyük şeyler olmadığını düşünebiliriz. Ancak pek çok küçük şeylerden dolayı da minnet ve şükran duygusu içinde olabiliriz. 

* Zaman içinde böylelikle dikkatimiz hayatın olumlu yönlerine daha fazla dönecektir. Böylece sebatlı oluruz. 

*Şükran günlüğümüzü depresif, ruhen çökkün, morali bozuk veya mutsuz olduğumuz zamanlarda bir ilham ve moral kaynağı olarak kullanabiliriz. 

Yazımı bir hadis ile bitirmek istiyorum: “Kula teşekkür etmeyen Rabbine de şükretmez.”

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Hikmet Yılmaz

Hep dere kenarında dolaşıp duruyorsun. Eğitimdeki ÇOK önemli konuları dile getirip okuyucuyu gıdıklamaya bırakın lütfen. Diyanet Başkanlığı gençlerimize örnek olacak istenilen gayreti gösteremiyor. Dertlerimiz büyük dertlerimizle ilgilenin lütfen.

Ibrahim Güney

Sefa hocam yorumların ikazların çok doğru... sonunda... O zaman kime oy vereceğim diye düşünmenin, tereddüt etmenin gereği var mı? diyorsunuz, eyvallah haklısın tereddütümüz bunlardan değil islamdan uzak bir nesil yetişiyor okullar bir facia millieğitim iflas etmiş... övündüğümüz imamhatipler her mahalleda var fakat imamhatip nesli ruhu bitti imamhatipte başı açık göbeği açık namazsız namaz surelerini bile bilmeyen. bir imamhatipli... ve kaderi inkar eden din hocası... yaptıklari icraatlar hixmetler çok iyi başkasina oy vermeyiz fakat ... eğitim bitti aile bitti ahlak bitti gençlik bitti ... akşam bir kixilcik şerbeti diye bir dizi izledim digerleride onlardan farkli degilmiş hem dine hakaret hem ahlaksızlık diz boyu uzun uzun yazmaya gerek yokk... bizi ikaz ettiginiz gibi yönetimide ikaz ediyormusunuz saygılarımla...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23