Türkiye Yüzyılı ve Kur’an-ı Kerim
Geçtiğimiz günlerde, TBMM 27. Başkanı Sayın İsmail Kahraman Birlik Vakfı Genel Merkezinde ‘Türkiye Yüzyılı Adalet’ konulu bir konferans verdi.
Şimdi konferanstan bazı bölümleri aktararak, okuyucularımıza sunacağız.
“Adalet konusu çok önemli
İslam tarihinde; şöyle bir hadise vukuu buluyor. Şam valisi Sad bin Ebu Vakkas cami yapmak için bir araziyi istimlak etmek istiyor. Ama arsa sahibi olan Yahudi arsayı satmıyor ve Medine’ye giderek Halife Hz. Ömer’e şikâyette bulunuyor. Halife onu dinliyor, sonra bir kemik parçasına ‘ben Nuşirevan’dan daha az adil değilim’ diye yazıyor ve ‘bunu valiye götür’ diyor. Yahudi Şam’a dönerek, mesajı valiye veriyor, netice de isteği kabul edilerek istimlak durduruluyor.
Valiye sorulduğu zaman yaptığı işin sebebini şöyle anlatmış; İslam’dan önce ben ve Hz. Ömer, İran taraflarına ticaret için gitmiştik. Orada Nuşirevan’ın oğlu mallarımıza el koydu. Gece çaresiz şekilde, bir handa konakladık. Hancı bizi üzüntülü görünce sordu, biz de ona sıkıntımızı anlattık. Hancı; derdinizi hükümdar Nuşirevan’a anlatın, adil bir insandır; dedi. Ertesi gün hükümdara durumu anlatmaya gittik ve bir tercüman konuşmaları tercüme etti. Sonunda Nuşirevan bize birer kese altın verdi, ancak zararlarımız karşılanmadı. Akşam, hancıya meseleyi tekrar anlattık. O da; bu işte bir yanlışlık var, ertesi sabah birlikte tekrar gidelim; dedi. Sonraki gün, hancıyla birlikte hükümdara tekrar gidip meseleyi anlattık ve hancı tercümanlık yaptı. Bunun üzerine, Nuşirevan zararlarımızı karşıladı ve bize şehrin iki ayrı kapısı var, biriniz birinden ve diğeriniz ötekinden çıkın dedi. Çıkarken kapının birinde eşkıyalık yapan oğlu ve diğer kapıda yalan tercüme yapan tercümanın asıldığını gördük;.
Evet, adil insanlara muhtacız.
Evet, adalete muhtacız.
ABD’ de kongre binasında 23 tane kanun adamının portresi var. Bir tanesi de Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’dır. Kanuni bütün işlerde Ebussuud Efendi’den fetva almış ve kabrine bu fetvaları koydurmuştur.
Büyük devletlerde dine hürmet tamdır.
Osmanlı’da en fazla rağbeti şeyhülislam görürdü.
ABD başkanı ve İngiltere kralı, din adamına saygı duyar.
İsviçre anayasası, Yüce Allah’ın ismi diye başlar.
Kur’an-ı Kerim’de 30 yerde adaletten bahsedilir.
Bir başka hadise; Fatih Camii inşaatı esnasında gerçekleşiyor. Yaptığı uygulama için Sultan Mehmet Han İstanbul Kadısına şikâyet ediliyor. Mahkemeden karar çıkmadan burada inşaat olamaz deniliyor. Fatih Sultan Mehmet, kadının huzuruna çıkıyor. Mahkeme esnasında padişahı hükümdarlık ünvanı ile değil Murat oğlu Mehmed diye çağırıyorlar, ayakta bekletiyorlar. Adil bir yargılama oluyor ve sonuçta hata yaptığından dolayı padişaha ceza veriyorlar.
Ülkemizde bu güzellikler unutuldu.
İsviçre medeni kanunu, İtalya ceza kanunu, Almanya ticaret kanunu alındı.
Ve Türkiye’de İstiklal mahkemeleri ve Yassıada mahkemeleriyle çok zulüm yapıldı.
İstiklal mahkemelerinde birçok insan suçsuz yere mahkûm edildi ve asıldı.
Yassıada mahkemelerinde adalet yoktu. Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi.
Oysa Cumhurbaşkanımız, Yassıada’yı Demokrasi ve Özgürlükler adası yaptı, Ayasofya açıldı, Taksim Camii yapıldı. Başörtüsü serbest bırakıldı.
Tarihi bilmek lazım.
Yapılanları görmek lazım.
Türkiye’de, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay bazen karşı karşıya geliyor.
Birileri, Kavala için ülkeyi ayağa kaldırıyorlar.
Adalet sisteminde sorunlar var.
Mahkûm sayısı 348 bin, cezaevi sayısı 404 rakamına ulaştı.
Dünyanın en büyük adliye sarayı Kartal’da ve Avrupa’nın en büyük adliye sarayı Çağlayan’dadır.
Hukuk mahkemelerinde 10 milyon ve icrada 30 milyon dosya var. Gönlümüz, mahkeme binalarının daha ufak olmasını ve dosya sayısının daha az olmasını isterdi.
Bu problemlerin en kısa zamanda halledilmesi lazımdır.
Biz inanıyoruz Tayyip Bey başaracak inşallah ’’ diyerek konuşmasını bitirdi.
…
Malum, geçmişte İslam Hukuku uygulandı ve iyi neticeler alındı. Osmanlıda bu işle ilgili güzel örnekler ortaya konuldu.
Ancak, Cumhuriyet kuruluşuyla birlikte yeni bir hukuk sistemi farklı ülkelerden kopya edilerek, Türk Milletinin buna uyması istenildi..
CHP zamanında milletle kavga edilerek, zulüm yapıldı.
DP ve iktidarında yumuşama oldu, ancak 1960 ihtilali çok büyük yaralar açtı.
AP yönetiminde 1971 muhtırası ve 1980 ihtilali oldu.
Sonra Özal geldi ve bu milletin önünü açmaya çalıştı.
Erbakan çok gayret etti, 28 Şubat’ta yine hukuksuzlukla karşılaştı.
Günümüzde Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz dahil bütün yıkıcı girişimlere direnerek, Türkiye tarihinin en büyük atılımlarını gerçekleştirdi.
Adalet mülkün temelidir!.
Şimdi, mevcut hukuk sisteminden kaynaklanan problemler yaşanmaktadır.
Kadına şiddet, son günlerde ortaya çıkan yeni doğan bebekler skandalı, bazı yerlerde meydana gelen çeteleşme mafya sorunu, aile kurumu, boşanma meselesi, milletin parasını dolandıran sahtekârların lüks içinde yaşaması ve ceza almaması gibi şeyler, vicdanları yaralamaktadır.
Hatta kamuoyunda zaman zaman ‘kısas sistemi olsun, idam geri gelsin, cezalar ağırlaştırılsın’ denilerek, konuyla alakalı talepler dillendirilmektedir.
Bu arada, AK Parti yeni yargı paketini Meclise sundu. Pakette; yargı süreçlerinin uzamaması, cezasızlık algısının ortadan kalkması, infaz sisteminin düzenlenmesi vb. amaçlanmaktadır. Yargıda reform stratejik belgesi ve insan hakları eylem planı kapsamında çalışmalar var. Ayrıca devletin güvenliği ile ilgili konularda işlenen suçlar ile ilgili düzenlemeler var.
Ve Türkiye Yüzyılı perspektifiyle bu ülkeye farklı ufuklar açılmaya çalışılıyor.
Önümüzde Yeni Anayasa var. Bu millet daha iyi bir ekonomi ve daha adil bir düzeni hak ediyor.
Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim Okuma Yarışması
Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde, 9. Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması Ödül Töreni düzenlendi.
Sayın Cumhurbaşkanı bu törene katıldı ve bir konuşma yaparak “Hz. Muhammed (s.a.v) hadisi şerifte; Kur’an-ı ezberleyip okuyan kişi, Allah katında seçkin meleklerle birlikte olacaktır. Kur’an-ı zorlanarak da olsa okuyan kişiye ise iki kat ecir vardır; diye buyurur. Rabbim sizlerden razı olsun. Ecrinizi artırsın diye, dua ediyorum” dedi.
Yarışmada İran, Malezya, Pakistan gibi ülkelerden katılan hafızlar dereceye girdi. Güzel okuma yarışmasını ise, Türk yarışmacı kazandı.
Bendeniz töreni duygulanarak izledim.
Şöyle düşündüm; Türkiye’de bir zamanlar Kur’an okumak yasaklanmıştı. Camiler kapatılmıştı. Şimdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Hafızlık yarışması töreni yapılıyor;.
Ve rahmetli Ali Ulvi Kurucu abinin şu sözlerini hatırladım; “Memleketimizde birilerinin istediğine göre bu gün Allah diyen insan kalmayacaktı. Oysa şimdi Türkiye’yi namaz kılan bir idareci yönetiyor.”
Bizler şükretmeliyiz..
Bu vesileyle yarışmacıları tebrik ediyor ve Tayyip beye teşekkür ediyoruz.







