--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

TBMM Yasama Yılı ve İsrail

Recep Öncel
Recep Öncel
4

Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılışı yapıldı.

Açılış töreninde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş; “Türkiye’nin her zamankinden fazla birlik beraberliğe ihtiyacı var. Yeni yasama döneminde Meclise büyük sorumluklar düşmektedir. Yeni anayasa demokrat, katılımcı ve özgürlükçü bir anayasa olmalıdır. Bu şekilde Türkiye’ye nefes aldırmak mümkün olacaktır. Siyasi partiler olarak, bir araya geleceğiz” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi açılışı anında, güzel gelişmeler meydana geldi.

1- İyi Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Bahçeli’nin yanına gitti.

2- MHP Genel Başkanı Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanlarıyla tokalaştı.

3- CHP Milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ayakta alkışladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’ye gelerek yaptığı konuşmada;

“Anayasa ile ilgili olarak; 1982 Anayasası miadını doldurdu. Meclis yeni bir anayasa yapmak kudretini haizdir. 12 Eylül askeri darbesi sonucunda millete dayatılan anayasa milletimize biçilmiş dar bir gömlektir. Yeni anayasanın kutuplaştırıcı değil uzlaştırıcı, ayrıştırıcı değil birleştirici, yasakçı değil özgürlükçü olması, farklılıklar değil ortak noktalarda buluşturması, önemlidir.

Adalet konusunda; Devleti ayakta tutan adalettir. Adalet devleti tehlikelerden korur, ekonomiyi büyütür. Eşit dağılımı sağlar, çalışan üreten tüccar sanayiciyi mutlu eder. Suçlu ile masum birbirinden ayrılır. Yasama, yürütme ve yargı olarak ele ele verilmesi adalet ve güvenlik hizmetlerinin standartlarının yükseltilmesi sağlanacaktır.

Ekonomi için; Reform programları meyvelerini vermeye başladı. Ekonomide hedeflere varılıyor. Merkez Bankası döviz rezervi 156 milyar dolar oldu. İhracat 262 milyar dolar olarak gerçekleşti. Turizmde 60 milyar dolar hedefleniyor. Milli Gelir 1 trilyon 119 milyar dolar oldu. Türkiye’nin kredi notu arttı. 

İsrail işgali hakkında; Bu gün vadedilmiş topraklar hezeyanıyla hareket eden İsrail’in, Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yer, bizim vatan topraklarımız olacaktır.

Katliam bölgesi Lübnan ile Türkiye toprakları arası çok yakın mesafede olup, iki buçuk saat uzaklıktadır.

Ancak, İsrail er ya da geç durdurulacaktır. Bizler yapılan terör ve soykırım karşısında durmalıyız’’ ifadelerini kullandı.

Görüldüğü üzere; İsrail suç işlemektedir

Önümüzde, Haçlı Siyonist ittifakı vardır.

Bu ittifakı yapanların gözünü, kan bürümüştür:

Bütün coğrafyayı ateşe atmayı hedeflemektedirler.

Batı, her zamanki çifte standardını yine sergilemektedir.

Aynı Batı, Ukrayna’da ölen çocuklar sarı saçlı mavi gözlü olduğu için, onlara değer veriyor. Ama, İslam Dünyasında ölen çocukları önemsemiyor.

İsrail vahşet sergiliyor ve Batı’da bu vahşete ortak oluyor.

…

Ama başaramayacaklar!

Çünkü zalimlik yapıyorlar.

Çünkü mazlumların ahını alıyorlar.

Yeri gelmişken, aşağıda tarihi bir hadiseyi anlatmak istiyorum.

‘Malum, Çanakkale savaşında düşman donanması o günkü şartlara göre büyük bir güce sahipti. Fakat Müslüman Türklerin kahramanca savunmaları karşısında, düşman Çanakkale’yi geçemedi.

Savaş sonunda İngiliz divanı harbi kuruldu ve düşman komutanına ‘size dünyanın en iyi imkanları verildi, buna rağmen neden Türklere mağlup oldunuz?’ diye soruldu.

Düşman generali, divanı harp kayıtlarına geçen şu ibretlik cevabı verdi;

‘Biz Çanakkale’de Türklerle değil, Allah’la savaştık. Allah’la olan savaş kazanılamaz’.

Evet, şimdi bu katiller Gazze ve Beyrut gibi mazlum coğrafyalarda adaletsizlik, soykırım katliam gerçekleştiriyorlar.

Kadın, çocuk ve yaşlı demeden acımasızca öldürüyorlar.

Her türlü işkence ve kalleşliği yapıyorlar.

Kısaca; Allah’la savaşıyorlar.

Bunlar; ‘Tanrıyı kıyamete zorlamak’ gibi sapkın teolojik düşünceleri olan ve hadsiz bir güruhtur.

Bunlar; bütün diğer milletleri yahudilere hizmetçi olarak görüyorlar.

Bunlar; kadınlarına tecavüz edip, insanların mallarına sahip olup, onları öldürebileceklerini ve çocukların kanını içebileceklerine inanıyorlar.. 

Ancak, Sevgili Peygamber Efendimizin vaadi var; ‘bu katiller muvaffak olamayacaklar’.

Yaptıkları kötülükler sonunda, insanlardan saklanmak zorunda kalacaklar. Ancak, ağaçlar dahi ses verip ‘ardımda yahudi var’ diyecekler.

Ve, nihayet geberip yok olacaklar. 

Bizler, inanıyoruz ve üstünüz.

Memleket sathında; gayret etmeli, çok çalışmalı, teknoloji, silah, asker, ekonomi her sahada güçlü olmalıyız. TBMM açılış konuşmalarında ifade edildiği gibi ‘birlik beraberlik’ içinde bulunmalıyız.

Dış politikada; Çin, Rusya, İslam Ülkeleri ve Türk Devletleriyle diplomatik ve siyasi ilişkileri artırmalı İsrail’i ve destekçileri olan ABD ve Batı Ülkelerine karşı duruş sergilemeliyiz.

Yahudi hileyi, entrikayı becerir, ancak korkaktır ve güçten anlar. En uygun zamanda askeri müdahalede bulunmak ve mazlumları kurtarmak, hem Müslüman olarak hem de insan olarak görevimizdir. Bu müdahaleyi gerçekleştirmeliyiz. Barış ve adalet için savaşmalıyız.

Ve, şöyle dua etmeliyiz;

Cenab-ı Hakk, Ümmet-i Muhammedi ‘İnna fetahlaneke fetham mubina’ sırrına eriştirsin. 

Bu zulüm, tez zamanda bitsin ve yapılan kötülükler sona ersin.

Filistin, Lübnan, Doğu Türkistan ve diğer mazlumlar için, hayırlar ve güzellikler lütfetsin. 

Recep Öncel Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle