Öğretmenler Günü ve STK Fuarı
Öğretmenler Günü ve STK Fuarı
Recep Öncel
Öğretmenlik, eminim birçok insan için özel anlam ifade eder.
Bu mevzu olunca, ben de ilkokula gidişimi hatırlarım hep.
Sevgili öğretmenim ilgi göstermişti. Allah ondan razı olsun. Okulu, okumayı o sevdirdi bana. Sonra, ilkokul ortaokul lise üniversite eğitimim boyunca hep çalışkan bir öğrenci oldum.
Bugün, Türkiye’de 18 milyon 710 bin öğrenci okula gidiyor.
Ve bugün Türkiye’ de 1 milyon 168 bin öğretmenimiz var.
Öğretmenlik kutsal bir iştir.
Öğretmenlere saygı duymak gerekir.
Öğretmenlere önem vermek gerekir.
Ama, öğretmene verilen önem bir güne mahsus olmamalıdır.
Hz Ali’nin; Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum; demesini ve verdiği mesajı referans alarak 365 gün önem vermek gerekir öğretmenlerimize.
Öncelikle onlara daha iyi bir yaşam için gerekli maddi imkanları sağlamalıyız.
Öğretmenlerimizin sosyal haklarını iyileştirmeliyiz.
Günümüz ortamında öğretmene saygı kalmadı. Okul idaresinden başlayarak, öğrenciler ve veliler öğretmene saygıda kusur etmemelidir.
Geçenlerde lise yıllarındaki bir öğretmenimle karşılaştık. Elini öptüm. Çok duygulandı. ‘Sizin zamanınızdaki öğrenciler yok şimdi’ dedi.
Yine bir başka öğretmen tanıdıkla konuşuyoruz. Öğretmenimiz; okulda öğrenciye bir şey diyemiyorsun, öğrenci saygısızlık yapıyor, veli okula gelip şiddet uyguluyor; diye okul ortamından memnun olmadığını belirtti.
Bunun yanında öğretmenler sorumluklarını bilmelidir ve memleket sevgisiyle dolu, milli manevi değerlere saygılı, öğrencilerin yetişmesi için gayret etmelidirler.
Eğitim öğretim sadece fen ve matematik öğretmekten ibaret değildir.
Dünya’nın gidişi malumdur. Emperyalizm her alamda olduğu gibi eğitim ve kültür alanında da çok etkili oluyor. Maalesef gençlik ellerimizden kayıp gidiyor.
Bizler paraya, rahata, lükse kendimizi çok endeksledik.
İnsanımız, camiden namazdan hemen soğuyor.
Ama hiç kimse paradan soğumuyor.
Ne kadar maddeci bir toplum olduk.
Unutmayalım, maddi kayıplar bir gelir gün telafi edilebilir. Ancak manevi kayıplar telafi edilemez.
Allah bizleri muhafaza eylesin. Endülüs Emevî Devleti kayboldu, gitti. Şimdi ne kadar feryat edilse anlam ifade etmiyor.
Bunun için manevi eğitim çok önemlidir.
Ahlakı olmayan nesiller, en teknik bilgileri öğrenseler bile pek kıymet ifade etmez. Ahlaki değerle dikkat etmeyen, doktor; yeni doğan çetesi kurar; mühendisin; yaptığı inşaat çöker; avukat; teröristi savunur.
Bugün Türkiye’de Millî Eğitim Bakanlığı daha iyi bir eğitim için gayret ediyor.
Muhalefet ise, bildik ‘laiklik elden gidiyor’ sloganından ötede bir şey yapmıyor.
Hatta bazı işadamı meslek kuruluşları ekonomi hakkında bir şey söylemek yerine ‘yeni müfredat programını erteleyin’ diye talepte bulunuyorlar.
Muhalif zihniyet ‘eğitimde laik ve bilimsel bir yapı kurulmalıdır, zorunlu din dersi kaldırılmalıdır, din dersi dayatmasından vazgeçmelidir’ diyorlar.
Halbuki daha bir zamanlar bu memlekette ‘camilerin kapısına kilit vuruldu, Kur’an-ı Kerim okumak yasaklandı ve başörtülü kız çocukları okullara alınmadı’.
Okullarda son zamanlara madde kullanımı artmaktadır. Bunun için önlem alınmalı, çocuklar bilinçlenmelidir.
Yine sosyal medyanın kontrol dışı kullanımı, öğrencilerin internet ortamında gayri ahlaki kanalları izlemeleri, çok ciddi bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ayrıca, sanal kumar büyük bir sorundur. Çocukları bu yanlışlardan koruma önlemleri alınmalıdır.
Televizyonlarda, ‘lüzumsuz gündüz kuşağı, kim kimi aldattı, kim kime kazık attı, ünlü şarkıcı film artistlerinin dedikodu magazin programları’ gözden geçirilmelidir.
Yeşilay ve Millî Eğitim Bakanlığı beraber çalışmalı, öğretmenlerle birlikte millete faydalı programlar organize edilmelidir.
Eğitim için sadece okul yeterli değildir.
Hayatın her safhasında eğitim vardır.
Yunus Emre’nin ifadelerinde belirtildiği gibi; İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Eğer kendin bilmezsen, ya nice okumaktır;
Kısaca; beşikten mezara kadar ilim öğrenmek gerekir,
Öğretmenlik aynı zamanda, Peygamber mesleğidir. Sevgili Peygamberimiz, önce Ashabına ve dahi Ümmete öğretmenlik yapmıştır.
Öğretmenliğin birde ahiret boyutu vardır.
Bendeniz yakın çevremdeki öğretmenlere (bunların içinde öğretmenler de var, üniversite öğretim üyeleri de var) hep söyledim ve onlara gıpta ettim.
İnsan yetiştirmek büyük iştir!
Öğretmenler büyük iş yapıyorlar!
Ve öğretmenler büyük insanlardır!
Netice, öğretmenler hem bu dünyada insanlardan saygı görecek, hem de ahirette Yüce Allah yaptıkları hizmetlerin karşılığını verecektir.
Bu vesileyle bütün öğretmenleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
ULUSLARARASI STK FUARI
Sevgili Eyüp Akbal, davetiye göndermiş. 21-23 Kasım 2024 tarihlerinde 4. Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları Fuarı yapıldı.
Organizasyonda ‘İslam Dünyası İstanbul’da’ buluştu.
‘Gazze Deklarasyonu, Afet Yönetimi, Aile, Göç, konularında’ Uluslararası STK’lar iş birliği yaptı.
Bu vesileyle 60’tan fazla ülke, 150’den fazla Sivil Toplum Kuruluşu, STK liderleri ve Aktivistler, İDSB, TGTV gibi kurumlar bir araya geldiler.
Malum İngilizler bu ülkede iki şey istemişti;
A-Halifeliğin kaldırılması (ki siyasi bir otoritedir),
B-Vakıfların lağv edilmesi (ki ekonomik bir güçtür).
Dikkatinize sunarım; Kudüs ve Mescidi Aksa vakıf toprağıdır.
Eğer vakıf kurumu ortadan kalkmasaydı, İsrail bu kadar cüretkâr olamazdı.
Bendeniz daha önce ‘Örnek Medeniyetimiz Vakıflar Dernekler’ kitabımda, konferanslar ve televizyon programlarımda, ‘sivil toplumun önemini’ hep dile getirdim.
Hatta tarihteki konsepte uygun Evkaf Vekaleti mahiyetinde VAKIFLAR BAKANLIĞI kurulması gereğini savundum. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza sunulmak üzere rapor hazırladım.
Sivil Toplum Kuruluşlarının bir araya gelmesini hem geçmişimiz hem de bu günkü demokratik açılımlar çerçevesinde değerlendiriyor ve önemsiyorum.







