THY - Kabin Kıyafetleri Lansman

İdlib için Tahran’da yapılan toplantıdan kolay bir başarı beklememeliyiz

12 Eylül 2018 Çarşamba

Ulu çınarların ve ağaçların bulunduğu yeşil ormanda, şırıl şırıl suların aktığı vadide, bütün hayvanlar mutlu bir şekilde yaşarken, ormanda dolaşan Kurt kardeş o günkü nafakasını aramak için ormanın derinliklerine doğru yürürken, birden tıkır tıkır çalışan bir daktilo sesi duymuş ve o tarafa doğru yönelmiş. 

Bir de bakmış ki Ulu Çınarın kovuğunun yanında, pembe tavşan masasının üstünde daktilosunu koymuş, yazı yazmaya uğraşıyor. Kurt merakla sormuş, tavşan kardeş ne yazıyorsun?

Tavşan demiş ki: Belli bir zaman sonra tavşanların ormanı yöneteceğini ve Ormanın kralı olacağının tezini hazırlıyorum. Kurt gülmüş, böyle bir şeyin olabileceğine gerçekten inanıyor musun?

Tavşan elbette inanıyorum: Peki doktora tezinde sana yardımcı olan hocan kim? Yanındaki ağacın kovuğunda oturan kişidir. Kurt hayretle kimdir o demiş? İçeriye gir de gör, benim tezimde yardımcı olan hocamı gör. Kurt merakla içeriye doğru yönelmiş, bir bakmış ki ayak ayak üstüne atmış, ağzında bir kürdanla dişlerini karıştıran Aslan Kral’ı görmüş. 

Kurt hayrete ve dehşete düşmüş, Aslan da kendi ayağıyla gelen Kurt’u bir pençede yere sermiş. Biraz sonra oradan geçmekte olan Tilki de, Tavşan’a burada ne yaptığını sormuş? Oda Ormanı Tavşanların nasıl yöneteceğine dair tez çalışması yaptığını söylemiş. 

Tilki, tezini hazırlarken yardımcı hocan kim? diye sormuş. Eliyle ağaç kovuğunu gösteren Tavşan, hocam orada demiş. Tilki de merakla içeriye yöneldiğinde bir bakmış ki; ayak ayak üstüne atmış, dişini kürdanla karıştıran büyük Aslan’ı görmüş ve dehşete düşmüş, fakat kaçamamış, Aslan Kral bir pençede onu da yere sermiş. 

İşte oynanan bu Tiyatro, perdenin önünde Tavşan, arkasında da bu şekliyle ormanlar Kralı Aslan, Tavşan’ı kendisine maşa yaparak hazırlattığı tez ile planlar yapıp, Perdenin arkasından dolanarak, mazlum ve kandırdığı ülkelerin mallarını, canlarını, ülkelerini parçalayıp, silah satarak petrollerini, gazlarını, yurtlarını, ellerinden almakta ve dünya hakimiyetine devam etmek istemektedir.

Bugün Ortadoğu’da ve bütün İslam ülkelerinde kopan kızılca kıyamet, sadece ve sadece büyük ülkelerin silah satış pazarı ve fuarı gibidir. Üretilen 100 silahtan 90’ı ölen insandan 10 kişiden 9’u, hep Ortadoğu ve İslam Coğrafyasındadır. 

Adeta insan aklıyla alay eden Trump (Kimyasal silahla öldürmek yasak, fakat konvansiyonel silahlarla öldürmek serbest) İDLİB’DE KİMYASAL SİLAH KULLANILIRSA, ABD BUNA ÇOK KIZACAK diyerek, bütün dünya ile alay etmektedir. 

Tahran’da yapılan 3’lü İran, Türkiye ve Rusya’nın yer aldığı toplantı esnasında, yukarıda anlattığım hikayemize benzeyen bir olay sergilenmiştir. İDLİB’de ateşkesi sağlamak için masaya oturulan bu toplantıda, Rusya zavallı sivil halkı bombalamak da, ABD ise Suriye’yi işgal etmek ve pastadan büyük pay almak için daha önce gönderdiği 5000 TIR ve uçaklar dolusu silahlarla donattığı 14 terör örgütünü, İDLİB’i kana bulamak ve Suriye’den büyük parça koparmak için hazır bekletmektedir. (Daha önce Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da ve diğer İslam ülkelerinde yaptığı gibi aynı senaryoları hiç değiştirmeden tekrar tekrar kullanıyor.) Suriye’de de aynı senaryoyu kullanıyor. Önce o ülkenin lideri ile o ülkenin arasını açıp, halkla devleti karşı cephe haline getirip, diktatörlüğünü tescilliyor ve milletin desteğini arkasına alarak, o ülkedeki diktatör haline getirip inandırdığı liderden, milleti kurtarmak için o ülkeye, işgal kuvvetlerini gönderiyor. 

ABD, AB ve Rusya’nın hayırseverliği, Suriye’yi parçalamak içindir. Bu operasyonlarda, bu 3 işgalci kuvvetler, Türkiye’yi yanına alarak planlarını uygulamak için çalışmaktadırlar.

Suriye’nin parçalanmasından sonra, bu 3 Haçlı projesi olan ve Akdeniz’e inme niyeti ile hazırlanan plan çerçevesinde, sıradaki ülke İran ve Türkiye’dir. Yakın komşularımız üzerinde uygulanan bu ihanet projeleri, açıkça bu düşüncelerimizi ve iddialarımızı doğrulamaktadır. 

4 milyar nüfusa sahip Asya milletlerinin, ABD’nin, AB’nin ve Rusya’nın bu tutarsız ve güvensiz ve kalleş politikalarına karşı, İslam, Türklük ve Asya Coğrafyasında, bir araya gelme arzusunu hızlandırmıştır. Pek çok ülke arasında dostluk, ticaret ve kültür bağları yeniden canlanmıştır. Uzun yıllar çekindiğimiz ve uzak kalmayı tercih ettiğimiz Çin bile, yeni İPEK YOLU projesi kapsamında, Çek Cumhuriyeti, Sırbistan, Macaristan, Polonya gibi ülkelere yönelik atılımlar yapıyor. Bu da Avrupa ülkelerini ve özellikle Almanya’yı rahatsız ediyor. 

Fakat İlahi kader ne emrederse o olur. Bütün tutarsızlıklara ve yapılan komplolara rağmen, bu ülkeye Allah ilahi bir rol vererek, bazı beceriksizlikler yapılsa bile, yine de bu misyona Allah eğer bizi layık görürse, biz de bu performansı gösterebilirsek, dünyada yeni bir yapılanma ve yeni bir şekillenme olacağını umut ediyoruz.

 

YORUM YAZ

  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer8 gün önce
    Yüce..Allah(cc)..Mazlumların..Kimsesizlerin..çocukların..Müslümanların..Müminlerin..ve..Ülkemizin..YAR..ve..Yardımcısı..olsun.
  • Cabbar CokkibarCabbar Cokkibar9 gün önce
    Butun bu hengame icinde insanlarin Rusya ile Amerikanin rakip olduklarini dusunmeleri cok buyuk bir yanilgi olur.Her iki ulkenin yoneticilerinin daha dogrusu sahiplerinin kan kardesler oldugunu gozden kacirmamak gerekir.Bu hataya dusulmezse olup biten karsisinda alternative politikalar uretilebilinir belkide.
  • canoncanon9 gün önce
    Rusya ve amerika ortadoguda yahudilerle ellerini ogusturup silah ticareti yaparkenkuzey kore nukleer hidrojen bombasi denemesi yapti ve firlattigi fuzelerle herkesin kafasina vurdu suriyeye gelen kuzey koreli askerler irakdaki guney koreli askerler gibi musluman olup ellerinde kuranlaesat tarafina gecmediler akdenize de cin askeri gemilerini gonderdiler amerika korkudan el kaide liderini ayagina tas baglayip hint okyanusuna atti .Kibris savasinda ozel kuvvetler kibrisa silah kacirirken rumlara yakalaninca baltalarla balikci teknesini batirarak silahlarin rumlarin eline gecmesine mani olmuslar ancak rumlar buna cok kizmislar ve onlari kurtarmayip bogularak olume terketmisler yoksa misafir edeceklerini mi sandiniz .Sirat koprusunun nerede oldunu kimse bilmiyornuhun gemisi gibi kayiptir fakat tahtali koyun nerde oldugunu da bilmiyorsaniz bu ciddi bir sorundur mezari olmayanin isi gucu de olmaz calip cirpmaktan baska.