THY- Noukşot

FETÖ mücadelesinde yeni suç ve ceza sistemi kurulmalıdır!!!

10 Temmuz 2018 Salı

FETÖ’nün 1966’dan itibaren küçük bir çekirdek kadro ile kabuk ve şekil değiştire değiştire metastas yaparak, ışık evlerinden yurtlara, yurtlardan okullara, üniversite hazırlık kurslarına, üniversitelere ve hastanelere kadar 5 yıllık, 10 yıllık periyotlarla nasıl şekil değiştirdiğini, en son siyasi arenada boy göstermek ve Medya dünyasında yer tutmak için, Gazeteci Yazarlar Vakfı’nı bir atlama tahtası olarak kullanıp, bu vakıf sayesinde örgütün kendi kadrolarının dışındaki Masonik, Siyonist ve CIA ile irtibatını devam ettirecek platformlar kurmaya başladığını anlatmıştım. 

FETÖ’nün Gazeteci Yazarlar Vakfı adeta her görüşteki değişik gazetecileri ve dünyanın her tarafındaki Hıristiyan, Katolik, Ortodoks, Ermeni, Süryani, Yahudi, Amerikan, İngiliz ve Rus ajanları ile irtibat sağlayabilecek masum bir görüntü maskesiyle faaliyete giriştiği ve geçirdiği bu evrelerden sonra varmak istediği hedef, dünyayı ortak bir vatan olarak görmek, dinleri iç içe harmanlayarak, kendisinin de dünyanın beklenen ortak imamı olmak üzere (KUTB-UL AKTAB) unvanı ile güya İslam Vatikan’ı olan bir merkez kurarak, başına geçmek hayaliydi.

Abant Platformu, Diyalog Avrasya Platformu ve dünyanın değişik ülkelerinde değişik isimler altında kurmuş olduğu platformlarda, 300 civarındaki imamlarının dünyayı sürekli dolaşarak daha önce altyapısı hazırlanmış, Siyonist ve Masonik tapınakçılarla irtibatı devam ettirmek, ABD’nin istediği ülkeler de onlara hizmet edecek elemanları oralara yerleştirmek için dünya insanlığı, dünya kardeşliği, dünya Devleti ve dünya ortak dini olarak kendisini de bu ortak dinin en üst düzey temsilcisi olacak şekilde destekler alarak, işlerini yürütmektedir.

Daha önceki kitaplarımda anlattığım gibi: FETÖ’nün kendi yetiştirdiği çekirdek kadrodan Cizvitlerin faaliyetine benzer çok küçük yaşlardan IQ’lerini ölçtüğü çok yakından tanıdığı örgüt içerisindeki esnaf çocuklarını tamamen teslim alıp, onları belli hedeflere göre hazırlayarak yetiştirdiği çekirdek kadrolardır.

Daha sonra değişik görüşteki başarılı insanları, çekirdek kadrodan olmasa bile vitrine koyarak onları FETÖ’ye transfer edip, vitrinde onları sahneleyerek, onların görüşlerini bir şekilde planlayıp organize ederek, konuşacakları ve anlatacakları konu başlıklarını Harun Tokak, Mustafa Yeşil, Mustafa Özcan, Şerif Ali Tekalan, Mahmut Akdoğan, Cemal Uşak, Erkam Tufan Aytav, Ekrem Dumanlı gibi sadık ahmakların eline verip dikte ederler. 

Onları konuşturarak sonuç bildirgesini FETÖ’nün duygu ve düşüncesine bağlayarak açıklarlar. Ceplerine şişkin dolar zarfları konulur ve hediyeler verilir, unvan kazandırarak, konferansa katılım ücretleri adı altında, hakkı huzur diyerekten onları kendilerine transfer ederler.

FETO’ya bu prestij ile dünya imamı, dünya adamı, barış adamı olarak unvan kazandırılır. Zaten Gazeteci Yazarlar Vakfı’nın kurulduğu zaman, şuur altında bu plan olduğu belliydi. FETO önce gazetecilere ve siyasilere bir havuç uzattı ve atlayanların hepsi bundan çok mutlu oldu, ödüllendirildi, fotoğraflar çekildi, Medya dünyasında büyük kardeşlik grup fotoğrafları yayınlandı, Uluslararası Türkçe olimpiyatları maskesiyle herkes bundan memnun ve mutlu oldu. 

FETO’nun daha önce televizyonlarda yayınladığımız bir görüntülü sohbetin de, eğer bu hizmete benim yüzümden bir zarar gelecek olursa, dinimin haram kıldığı intiharı yaparım, yeter ki arkadaşlarımıza zarar gelmesin dediğini yayınlamıştık. 

Şimdi ise görülüyor ki: Zaman gazetesi, STV, yazarlarına ve diğer kurumlardaki en önemli üst rütbeli görevlerde bulunan kişilere gelen ağır cezalar ve müebbet hapisler, FETO’yu çok ilgilendirmiyor, çünkü onlar misyonunu tamamlamış, FETO da hayal dünyasındaki ulaşacağı merhalelerde, bir hayli mesafe almış durumda olduğunu düşünüyor.

Dünyanın 168 ülkesinde 3 binin üzerinde okul ve 200’ün üzerinde üniversitesi ile TUSKON’un dağılması ile dünyaya yayılan ticari yapılanmaları, diyalog ve kültür merkezleriyle 20 yıldan aşkın bir sürede işadamlarının meydana getirdiği yurtdışı yeni holdingler, ayrıca medya kuruluşları ile olan faaliyetlerini de düşünürsek, istediği güce ulaştığını görürüz. 

Türkiye’deki kullandığı transfer edilmiş Medya mensupları ise, kağıt mendil gibi bir kenara atılmış durumda. Üst üste alınan bu cezalarla ilgili hiçbir şekilde bir açıklamada bulunamıyor. Kendisini güç olarak zirvede hissettiği zaman, 15 Temmuz darbesini yapmaya kalkıştı. Başarıya ulaştıramayınca, iki senedir değişik yalanlarla, vaatlerle, tarihler vererek dağılmayı önleyecek faaliyetlerini sürdürdüğü ve içerdekilere umut ışığı, dışarıdakileri de büyük kahramanlar olacaklarını anlatarak, dayanmaya davet etti. 

En son 24 Haziran seçimlerinde her şeyin biteceğini ve uzun adamı indireceklerini el altından anlatarak, Türkiye’nin yeniden işgal edileceğini, kendilerinin istediği hedefe ulaşacağını duyurup, en son ümit tarihini de kullanmış oldu. Şimdi buradan da istediği neticeyi alamayınca, gerçekten çılgına dönmüş olan FETÖ’nün çok tehlikeli bir evreye girmiş olduğunu unutmayalım.

Canavarlar yara aldıkları zaman daha tehlikeli ve eskisinden daha saldırgan olurlar. 

Her gün almış olduğumuz haberlerde görüyoruz ki; Emniyet ve askeriyede üst düzey görevliler, muvazzaf kimseler, kamu kurumlarında, bakanlıklar da, özellikle üniversitelerde FETÖ’cü olduklarına dair pek çok belgeler olmasına rağmen, birileri tarafından devletteki görevlerine devam ettirilmektedirler. 

Üst üste gelen müebbet ve ağır cezalar, genellikle örgütün vitrine koymak üzere transfer ettiği Ahmet Turan Alkan, Mehmet Altan, Ahmet Altan, Şahin Alpay, Ali Ünal, Mustafa Ünal gibi vitrin FETO’cuları ile beraber Aladdin Kaya, İlhan İşbilen ve FETO’nun akrabası Kazım Avcı gibi kimselerdir. Bu ağır müebbet hapis cezalarıyla örgüte adeta ceza yağdı. 

Şimdi Cumhurbaşkanımızın yeni ofis sistemi ile bu işi tek elden yürüteceği yeni bir örgütlenme ve FETÖ ile ilgili mücadele safhasına girildi, en büyük sıkıntı örgüte mensup olanların FETÖ içerisinde, kaçlık derecede görevli olduğunu, hangi suç seviyesi için nasıl bir ceza verileceğini, hangi cezanın uygulanacağının netleşmesi gerekmektedir. 

Savcı ve hakim arkadaşlarımıza kesin ölçüler belirtilerek, önlerinin açılması ve onların tereddütten kurtarılması zamanıdır. Normal suçlulara göre değerlendirilen ölçülerle, FETÖ mensuplarının derecelendirmesi ve cezalandırılması mümkün olmayacaktır.

Çünkü bu örgütün kendine mahsus kuralları, kendine özgü davranışları ve elemanları vardır. Bu hayalet yapının, hayalet bir şekilde mücadele edilecek bir yol haritasına ihtiyacı vardır. Yoksa çok büyük yanlışlıklarla şekilden şekle, kılıktan kılığa giren bu örgüt mensupları, yine devletimizi kandıracaklar, yine cumhurbaşkanımızı maskelerle aldatacak, kamufle olarak Cumhurbaşkanımızın en hayati işlerde dibine sokulabilecekler ve ülkeye büyük zararlar verebileceklerdir. 

 

YORUM YAZ

  • AlpAlp4 ay önce
    Reisimizi ve Hakan Fidan ımızı Rabbimiz her zaman korusun. Bir memur olarakFetullahçıları bayağı azalttığından nefes alabiliyoruz, fakat bu ankesörlü telefon benzeri mensubu olduğumuz teşkilat için de hala kritik yerlerden kriptolar örgütlü olarak Fetullahçı karşıtlarına operasyonu farklı etiketle(fetö veya rüşvetten alamazlar yani eski fetöcüler rüşvet te alıyordu bişey olmazdı duymuştum ayrı gizlenme taktikleri sanırım) benim gibi memurlara kumpas şeklinde daha farklı etiketle yaparlarsa ki bunlar kincidir bizim gibi bunlara zıt olanları en azından koruyan mekanizma olurmu yoksa kumpas sonrası sesimizi duyan olmazmı mesleğimize malolursa kumpas
  • Yeter BitsinYeter Bitsin4 ay önce
    Hocam emniyeti, genelkurmay’ı bırak. Daha 3 gün önce 12.000 kişiyi daha temizlediler. Oralarda işler yolunda. Sen YÖK’ü yaz. Gençliğe sirayet ettikleri, kadrolaştıklar, himmet havuzlarını döner sermeye paralarıyla doldurdukları YÖK’ü yaz.
  • ferhat ferhat 4 ay önce
    "fetocu diye iftiralar atılan ve mağdur olan onlarca genç,masum Müslüman polisvar. KHK lar ile işlerinden atıldı.Kimisi ise aklanıp ilerine geri döndü. " diyenler var Ancak ortada adaletsizlik ve mağduriyetevar ise de bunarağmen bunların çoğu kime oy attılar Recep beye. O halde bu sızlanmaların anlamı ne. Montesque ne demiş."Milli İrade doğruyu seçer" başka bir deyişle"neye layık iseniz o şekilde yönetilirsiniz."VAr mı ötesi?
  • EkremEkrem4 ay önce
    "Her gün almış olduğumuz haberlerde görüyoruz ki; Emniyet ve askeriyede üst düzey görevliler, muvazzaf kimseler, kamu kurumlarında, bakanlıklar da, özellikle üniversitelerde FETÖ’cü olduklarına dair pek çok belgeler olmasına rağmen, birileri tarafından devletteki görevlerine devam ettirilmektedirler" !!! gerisini siz düşünüp yorumlayın artık....
  • AKADEMİSYENAKADEMİSYEN4 ay önce
    Hocam FETÖ ile mücadele konusunda epeydir dile getirdiğiniz bu görüşünüz inşallah bu yeni başkanlık sisteminde gerçekleşir . Şu anki emareler olumlu yönde ümitliyiz.
  • Gerçekleri öğren Gerçekleri öğren 4 ay önce
    Fetö nün 168 ülkeye yayılmasını sağlayan ve kendi ülkesinde de çok sayıda Fetö okulu bulunan ülke hangisidir ? Tabii ki ingiltere.İngiltere ülkelerin nabzını takip etmek kendi zihniyetinin ülkelere yerleştirip kendi hegomonyasını kabul ettirmek için Fetö yü destekledi ve kullandı. İşin özeti bu
  • ESTERGONLUESTERGONLU4 ay önce
    NURETTİN BEY ELINIZE SAĞLIK; YUREGİNİZESAĞLIK ALLAH RAZI OLSUN, ÇOK EHEMMIYETLI VE DOĞRU TESBİTLER
  • KazananKazanan4 ay önce
    Habip denen arkadaş imalı mesajlarla münafıklara devam ediyorsun kimin ayak kimin baş olduğunu merak ediyorsan 250 kişinin Şehit olduğunda bir bak bakalım vicdanın sızlıyor mu din iman hizmet diyerek ekmek yediği kaba tüküren Feto haininin Vatikan ve ABD'deki Sarayı'nda oturması bir sorgula bakalım bir cevap alabilecek misin bu kadar insanın yurdunu yuvasını dağıtıp Bunun adına hizmet diyen Feto bir kelime sormaya tamiri Var mı cesaretin varsa herhangi birine biz neden bu hafta yedik diye sor bakalım seni ne yapıyorlar Sen Zavallı nereye inanacağını şaşırmış yüzergezer bir şaşkın sın kalben ve Ruhen bu olayı sorgulayacak cesaretin varsa gerçekten biz neden vatanımızda hizmet yapmıyoruz neden kendi devletimize Kurşun çıkıyoruz diye bir sorgula
  • duyguduygu4 ay önce
    CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ VE KAMUDA PERSONEL  BARIŞINI SAĞLAYACAK DİSİPLİN AFFITürkiye Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçti.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis'te yemin etmesiyle birlikte parlamenter sistem sona erdi. Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki konuşmasına insanlık için dua ederek başladı.Başkan Erdoğan, özellikle şu hususa vurgu yaptı: “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi zorlama değil, tarihin bizi yönlendirdiği isabetli bir tercihtir. Bundan sonra bize düşen, medeniyetimizin ihyası ve inşası, kaybettiğimiz zamanı geri kazanmak için çalışmaktır ama çok çalışmaktır”.Başkan Erdoğan’ın önemli bu söyleminden yola çıkarak “FETÖ/PDY terör örgütü mensupları  kendilerinden olmayan ve biat etmeyen memurlar hakkında çeşitli bahaneler üreterek bu kişilerin hakkında disiplin soruşturması açılmasını sağlamışlardır”. Bu durum sonucun da   bir çok kamu çalışanı mağduriyet yaşatılmıştır ve yaşatılmaktadır” Yeni Türkiye’nin yeni sitemi içerisinde DEVLETİN PERSONELİ İLE BARIŞINI SAĞLAYACAK, Bu mağduriyetin giderilmesi için disiplin affı çıkarılması zorunluluğu hasıl olmuştur.
  • HabipHabip4 ay önce
    Her devirde olduğu gibi aldullah b. Selül ler yenilecek tarih bu günleri bir ibret vesikası olarak hatırlatacaktır. Bugün baş olanlar ayağa düşecek. Bugün yaşananları gelecek nesiller lanetle anacaktir. Bu Allah'ın değişmez kanunudur. Arada fitne tohumu eken münafık tiplere gelince onlar gübre bile olamayacaktır.elhamdulillah
  • KazananKazanan4 ay önce
    Çekirdek kadro dedim 14 kişi 1966 yılında Abdullah Aymaz da birlikte 1996 ya kadar ilk kadrodur Ali Ünal ve Latif Erdoğan 1996'dan sonra çekirdek kadro toplantılarına katılmıştır
  • İSMİN NE ÖNEMİ VAR BENDE İNSANIMİSMİN NE ÖNEMİ VAR BENDE İNSANIM4 ay önce
    SİZ HERŞEYİ BİLİYORSUNUZ , YENİ ORMAN VE TARIM BAKANININ KARDEŞİ FETÖDEN İÇERİDE AMA O ORMAN BAKANI OLUYORAMA MİLLETİN YARGILANAN AKRABASI VAR DİYE KAN KUSTURUYORLAR MÜLAKATLARDA ELİYORLARBUMU SİZİN BİLDİĞİNİZ HERŞEY - SİYASİ AYAK SİYASİ AYAK HALA DURUYOR PARASI OLANA BİRŞEY OLMUYOR BİRKAŞ GÖZ ÖNÜNDEKİLER HARİÇ,
  • SalihSalih4 ay önce
    Ali Ünal vitrin değil galiba .bu adam Fetonun en yakınlarından değil mi.ozel yetiştirdiği Aymaz gibi.neden bu adam itirafçı oldu.guya!!!birde bunun yazılarında cemaati ayakta tutmak yokmuydu?Yaptığı derslerde TV de 17 Aralıktan sonra nasıl Cemaati Ayakta tutmaya çalıştığı...Atma zgibi risalelerle oynadığını biliyoruz..17Aarliktan sonra 40 gün kaldığını pensilvanyaya kendi yazdı.. Bediüzzaman i en iyi temsil eden biziz .... dediğini??? Rüyalar yazdığını köşesinde....Fetonun2numarasi bu degilmi? Onun hakkında iki cilt kitap yazmadı mi Benim bildiğim Bu Ali unalicemaat çok sevdiğini vs.bu konuda niye yazmıyorsunuz..?Bu adam sıradan biri değil????Latif Abiye bir sorunun derim bennnn