THY - İmaj

Dikkat!!! FETÖ’nün en son talimatı, etkin pişmanlık ve itirafçılık yollarını kullanın

13 Mart 2018 Salı

Yıllardır yazmış olduğum FETÖ esrarengiz hayalet yapılanmasının kozmik evliliklerin, katalog evliliklerinin, aile bağlarının FETO adına kurulmuş olan sistemin iyice bilinmesi, çalışma sisteminin topografyası ve mekaniği bilinerek, ona göre bir yol haritası çıkarılarak mücadele edilmesi, ayrı bir müsteşarlık ve bir mücadele merkezinin kurulması gerektiğini hep yazdım ve dile getirdim. 

Bugün yargı ve emniyet içerisinde terörle mücadele, hırsızlık, uyuşturucu, cinayet, gasp, siber suçlar, kriminal birimler gibi hususlarda, uzmanlaşmış emniyet mensupları, savcılarımız, yargıçlarımız olduğu halde, FETÖ hakkında ihtisaslaşmış yurtiçi ve yurtdışında kronik hale gelmiş, 160 ülkeye yayılmış, 50 yıllık maziye sahip yüz binlerce bağımlısı bulunan, her biri birkaç üniversite mezunu profesörler, FETO uğruna canını, ailesini, her şeyini feda edebilecek bu korkunç zombi örgütünün, hiçbir şekilde üzerine gidilecek bir kadrosu olmaması ve 15 Temmuz darbe hareketine kadar bunlardan gaflet edilmesi, 250 şehit ve 3000 gazimize mal olmuştur. Ülkemiz ve halkımız büyük bir travma yaşamıştır.

Şu anda da sanki darbe bitmiş ve FETÖ artık tükenmiş gibi bir umursamazlık ve rehavet üzerimize çökmüş gibi görünüyor. Suriye meselesinin öne geçmesi ile eli rahatlayan korkunç FETÖ, şu anda ayaklanacak bir fırsat yakalamış durumdadır. Bütün yoğunlaşma Suriye ve Afrin meselesi olduğu için FETÖ ikinci planda kalmış ve üzerinde hiç konuşulmamaktadır. 

Aralıksız yapılan operasyonlardan da görülüyor ki; bu kozmik yapı ve katalog evlilikleriyle devam eden örgütün kadınları, erkekleri, hatta torunları dahi profesyonel birer FETÖ elemanı haline gelmiştir. Daha önceki yazılarımda, bunların nasıl bir şekilde bizzat FETO tarafından organize edildiğini, en ince detaylarına kadar anlatmıştım ve anlatmaya devam ediyorum. En son FETO’nun akrabası Av. Kemal Gülen, FETÖ soruşturması kapsamında 12 Ağustos 2016 tarihinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla FETÖ’ye üyeliği ve yöneticiliği kapsamında, İstanbul TEM ekiplerince gözaltına alınmış, tutuklanmıştı.. Üç gün önce mahkum oldu, ancak tahliye edildi.. 

Diğer taraftan, hemen hemen aynı güne denk gelen İstanbul merkezli 29 ilde yapılan FETÖ operasyonunda, FETO’nun yeğeni Fatma Nur Gülen ve Adil Öksüz’ün baldızı dahil 33 kişi gözaltına alındı.

Kadın yapılanmasına yönelik olarak, 29 ilde yapılan operasyonlarda örgüt içerisinde yönetici konumunda bulunan, 33 İmame ve Abla gözaltına alındı. Gözaltına alınan İmame ve Ablalar arasında FETO’nun öz yeğeni Fatma Nur Gülen de bulunurken, başka bir soruşturma kapsamında elektronik kelepçeyle adli kontrol cezası hükmü uygulanan, 15 Temmuz darbe girişiminin sivil imamı firari Adil Öksüz’ün baldızı, Belkıs Nur Tetik’in de, 121 kişilik gözaltı listesinde bulunduğu öğrenildi. 

Burada şunu söylemek istiyorum: Bu örgütün bütün elemanlarının en öndekilerden, en uçtakilere aile içindekilere dahi, birbirleriyle maddi-manevi organik her türlü bağı devam etmektedir. Hapse girip, çıksalar, yurt dışında ve yurt içinde olsalar dahi bu kuvvetli irtibat sürdürülmektedir.

Kadın-erkek örgüt elemanlarının birbirlerinden hiç farkı yoktur. Çünkü bunlar beyinleri itibariyle zombileştirilen İslam dışı anlatımlarla, İslam’a inandırılır gibi yapılan telkinler ile yaptıkları işlerin Allah davası olarak takipçisi olduklarını zannetmektedirler. 

Burada özellikle dikkat edilmesi gereken husus: FETO tarafından yapılmış olan tahribatların giderilmesi, yanlışların ve yalanların ortaya çıkarılarak, İslamî ve akademik açıdan ilahiyatçı ve gerçek hocalar tarafından yalanlanması ve ikna edilmeleri gerekir. Sadece cezaevlerine atmak ve onları bir şekilde hırpalamak, daha çok FETÖ’ye sığınmak ve bağımlı hale doğru itmektir. 

Darbeden sonra daha bilenmiş olan örgüt elemanları, bundan sonraki kalkışacakları ve yapacakları şeyler de ciddi yara aldıkları için, önde gidenlerin itirafçı olma yoluyla veyahut da etkin pişmanlık yasasından faydalanarak, kolayca dışarıya çıktıklarını göstermeleri, denetimli serbestliğinde 2 yıla çıkarılması ile korkuları ve yıldırıcı olan devletin caydırıcı cezalarına karşı bir endişeleri kalmamıştır. Hatta bu cezayı alanların çoğu, FETO tarafından özel iltifata tabi tutulup madalya verilip ödüllendirilmektedir ve maddi-manevi kahraman ilan edilmektedir. 

Kemal Gülen, işte bu Samanyolu televizyonu kurulduğu günden itibaren, daha önce hiçbir ihtisası ve bilgisi olmadığı halde, doğrudan FETO’nun tayin etmesi ile örgütün görünen yüzü olmuş ve aynı zamanda yargı imamı olarak FETÖ organizasyonunda bulunarak, FETO’nun kuryeliğini yapmıştır. Bu kadar hassas görevlerde hem yargı, hem medya imamı, hem TRT’ye adam yerleştirme, diğer televizyonlardan adam devşirme, TRT’yi ele geçirme hususundaki çalışmalarıyla, FETÖ’nün bir numaralı adamı ve en tehlikeli örgüt elemanı olmasına rağmen rahatlıkla tahliye edilebilmesi ve dokunulmaması, daha hafif suçlarla yargılananlarının müebbetle yargılanıyor olması, olayı takip edenleri hayrete ve dehşete düşürüyor. 

Bu hususta acizane arzumuz şudur ki: FETÖ ile mücadele eden hakim, savcı ve devlet yetkililerimizin, FETÖ’nün stratejisini en azından klasik yazılmış piyasadaki kitaplardan çalışmak, araştırmak ve bu hususta 2001’den buyana yazmış olduğum 4 kitabımdan ve bir milyonu aşmış FETÖ mücadelesini anlatan Youtube programlarımdan takip etmelerini istiyorum.

Etkin pişmanlık yasasından yararlanmak isteyen birisi, belki de müebbetle yargılanacak bir suçluydu, fakat yargıyı yanıltarak vermiş olduğu birkaç önemsiz haberle, daha önce benim yazdığım kitaplarımda var olan bilgilerden daha öte bir şey değildi. 

Malum-u ilam olarak yargıyı yanıltmak ve paçayı kurtarmak adına bunları söylemektedirler. Bunun önüne geçmek adına, etkin pişmanlık yasasının kriterleri belirlenmeli ve bilirkişi raporları istenmelidir.

 

YORUM YAZ