--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Eğer dünya şeriata karşıysa ben dünyaya karşıyım

Mustafa Çelik
Mustafa Çelik
12

Eğer dünya şeriata karşıysa ben dünyaya karşıyım

MUSTAFA ÇELİK

Bu cümleyle başlayan düşüncem, bir öfkenin, bir meydan okumanın ya da bir yabancılaşmanın ürünü değil; hakikatle kurduğum sadık bir ilişkinin kaçınılmaz sonucudur. Belki dünya bu söze küçümseyerek bakar, belki çağ dışı bulur, belki radikal yaftası yapıştırır. Ama ben biliyorum ki, hakikatin ne olduğunu öğrenmeye çalışan bir kalbin en içten feryadıdır bu söz. Kalabalıkların alkışladığı yollardan değil; terk edilmiş, sessiz patikalardan geçer bazen hakikatin izleri.

Şeriat: Bir Korku mu, Bir Merhamet mi?


Bugün “şeriat” kelimesi telaffuz edildiğinde birçok insanın zihninde canlanan görüntüler; cezalar, yasaklar, baskılar etrafında döner. Ne acı ki bu algı, şeriatın ruhunu değil, onun karikatürleştirilmiş bir yansımasını temsil eder. Oysa şeriat, kökü “bir yolun kaynağı, suya götüren doğru yol” anlamına gelen “ş-r-‘a” fiilinden türetilmiştir. Şeriat, susuz kalmış bir toplumun hakikate ulaşma çabasında rehberlik eden rahmettir, düzenin, adaletin, ölçünün ta kendisidir.

İnsan aklı sınırlıdır. Niyetler bulanıklaşır, adalet duygusu çıkarla kirlenir. İnsanın insana zulmü tarih boyunca hep değişen normların, güç dengesine göre şekillenen yasaların sonucudur. Oysa şeriat, Allah’a kulluğu temel alan, Rabbi’nin indirdiği sabit ölçüye göre kurulmuş bir adalet sistemidir. Değişmeyen bir kaynaktan geldiği için zamanın ruhuna göre eğilip bükülmez. Tam da bu yüzden, hakikati arayan her kalp için sığınacak yegâne kurtuluş limanıdır.


Dünya Ne Zaman Doğruyu Kaybetti?

Modern dünya, hakikati göreceli hale getirdi. Bir ülkede ahlak olan bir şey, başka bir ülkede suç sayılıyor. Bir nesil için utanılacak olan, sonraki nesil için övünülecek hale geliyor. Cinsiyetin bile sabit olmadığı bir çağda yaşıyoruz artık. Her şey “ben nasıl istiyorsam öyle olsun” mantığına göre şekilleniyor. Fıtrat bozuluyor, sınırlar siliniyor, haram ile helal arasındaki çizgi bulanıklaşıyor.

Bu durumda şunu sormak gerekiyor: Doğruyu kim belirleyecek? Çoğunluk mu? Medya mı? Küresel sermaye mi? Yoksa Yaradan mı?


“Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de şeriat (hayat nizamı) kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey (şeriat nizamı), Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.” (Şura Sûresi/ 13)

Eğer bu dünya; zalimi mazlum gibi göstermeye, ahlaksızlığı özgürlük diye sunmaya, dini yaşama çabasını gericilik olarak etiketlemeye devam edecekse, ben böyle bir dünyanın parçası olmak istemem. Çünkü dünya, ne zaman hakikati değil de menfaati ölçü aldıysa, orada zulüm çoğaldı, insanlık azaldı.


Dünyaya Karşı Olmak: Düşmanlık mı, Vicdan mı?

“Dünyaya karşı olmak” bazılarına göre radikalliktir. Ama hakikate sadakat bazen radikal görünür. Tıpkı Hz. Nuh’un yüzlerce yıl yalnız kalması gibi, tıpkı Hz. Musa’nın Firavun’un sarayında tek başına “Rabbim Allah’tır” demesi gibi... Onlar da dünyanın çoğunluğuna karşı durmuşlardı. Ama hakikatten yana oldukları için tarihte değil, kalplerde yer buldular.

Benim bu duruşum bir başkaldırı değil; bir teslimiyetin ürünüdür. İnsanın sınırlı aklıyla kurduğu dünya düzenine değil, ilahi iradeye boyun eğmektir. Dünya yanlışta birleşse bile, doğruda yalnız kalmaya razı olmaktır. Zira kalabalıklar, hiçbir zaman doğruluğun ölçüsü olmadı.


Bu duruş, bana kibir değil, tevazu getirir. Çünkü bu tercih, beni Rabbime daha sıkı bağlar; beni kendimle, nefsimle, arzularımla yüzleştirir. Bu yüzden şeriat, sadece dış dünyaya karşı değil, iç dünyama da bir denge getirir. Bana neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söylerken sadece yasak koymaz, aynı zamanda sorumluluk yükler. Her davranışımda kul olduğumu hatırlatır.

Kimin Yanında Duracağım?

Dünya hızla değişiyor. Dün kutsal sayılanlar bugün alay konusu. Dün günah olanlar bugün moda. Ve ben bir kavşaktayım. Ya dünyanın değerlerine ayak uyduracağım ya da değişmeyen hakikate sadık kalacağım.


Ben tercihini yapmış bir insanım. Kefertü bi’t-tağuti ve âmentü billahi/tağutu inkâr ettim, Allah’a iman ettim.

Evet, dünya şeriata karşı olabilir. Yasalarını, dizilerini, haberlerini, müfredatını buna göre dizayn edebilir. Şeriatı bir tehdit gibi gösterebilir. Ama ben biliyorum ki, bu sadece insanların gözündeki perde. Şeriatı yürürlükten kaldırdığımız gün başımız düştü bin bir derde. Çünkü gerçek tehdit, insanı yaratıcısından koparan düzendir. Gerçek hürriyet ise, yaratana kul olmaktan geçer.


İşte bu yüzden diyorum:

Eğer dünya şeriata karşıysa, ben dünyaya karşıyım.

Ve bu karşı duruş, bir isyan değil; bir sadakat, bir teslimiyet, bir hürriyet halidir. Şeriat dışı kalan her durum hürriyet ihlalidir.

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Hanefi NAZLI

4 Kasım 2025 08:26

Sözlerin en güzeli Allahın sözü Kuran onu en güzel şekilde anlayan ve yaşayan Reslullah sav min hayatı müminlere en güzel bir yol gösteren ve en iyi bir örnektir.Müslümanım diyenler Allahın kitabını okur anlar Peygamberimizi örnek alarak onun yaşadığı gibi yaşamaya çalışırsa işte dünyasında güzel olur ahiretide.Rabbim evini,çevresini,dünyasını ve ahiretini cennete çevirenlerin içine dahil et bizi.

Rafet

30 Ekim 2025 23:15

Kadir kardeşime aynen katılıyorum. Şu yaşadığımız ana kadar dünyada şeriat uygulayan ülke yoktur. Şeriat Hz. Muhammed(S.A.V) efendimiz ve dört halifeden sonra bozulmuş hala da bozulma devam etmektedir. Şeriat ne olduğu öncelikle konuşulabilmeli anlaşılır vaziyette nasıl uygulacağı kanunlarının ne olduğu bilinmeli. Uygulayabilecek ülke ve Başkanların olabilmesi için Siyonist Yahudilerin güçlerinin zayıflatılması lazımdır . Yahudiler kendi şeriatlerini kendi amaçlarınca uygularlar. Ama islam şeriatıne izin vermezler. Batı islam için doğru olan hiç bir şeye müsaade etmiyor. Müslümanları da kendileri gibi olmaya zorluyorlar ve genelde de başarıyorlar. Yaşadıklarımıza bakalım. Toplumlarda ahlak sıfıra inmiş vaziyette, ateistler çoğalıyor. Dünya sevgisi insanlarda ağır basmaya başladı. Netice Sıkıntı büyük. Herkes mutsuz,robotlaşmış durumda.Ne BM, ne Nato,Ne de batılı ülkelerin dünya milletlerine dayattıkları Kanunların faydası yok. Onlar bu şekilde dünya ülkelerini sömürüyorlar.Allah'tan uzaklaşınca rahmet de bizden uzaklaşıyor diye düşünüyorum. Sonumuz hayrolsun. Son söz Allah her şeyi bilen ve görendir. En küçük zerre kadar yapılanların hesap günü vardır. Sonunda ölüm var. Ölüm. Acaba zalimlerin yaptıkları ile Müslüman'lar imtihan ediliyor da farkında mı değiliz.

Bozok

30 Ekim 2025 21:17

Benim için şeriat bizi bizden daha iyi bilen yüce Allah’ımın, iki cihanda da saadete ermemiz için bize yazdığı reçete olan Kur'an ve sünnetden oluşan Şeriat-ı Muhammemmediyedir. Selçuklu ve Osmanlı atalarım sayesinde uygulanmıştır. Hatta Avusturyalılar bile" Osmanlı'nın bize sağladığı adaleti kendi imparatorlarımız bile sağlayamamıştır" demiştir. Biz nasıl kendimizi AB'ye girelim g..ümüzü yırtıyoruz (ama hala almıyorlar, almayacaklar da) o zamanda da Avrupa devletleri Osmanlı'nın korumasında yaşayalım diyprlardı. Lakin biz AB gibi yıllarca kapımızda bekletmiyorduk, alıyorduk.( Misal Litvanya, Letonya, Estonya vb. Kuzey Avrupa devletleri gibi) İşte şeriat. Bizim yalan tarih okutulan eğitim kitaplarındaki, mason medyamız ve sanat camiamızda yıllarca iftira atılarak anlatıldığı gibi öcü değildir Şeriat.

AKINCI 1453

30 Ekim 2025 18:54

adamsin adam !

Kanber

30 Ekim 2025 14:49

Eğer dünya şeriata karşıysa, ben dünyaya karşıyım. Ve bu karşı duruş, bir isyan değil; bir sadakat, bir teslimiyet, bir hürriyet halidir. Şeriat dışı kalan her durum hürriyet ihlalidir. Eyvallah diyorum selamlarımı saygılarımı iletiyorum

ata

30 Ekim 2025 10:59

şeriat, yani yol, yani kurallar son hali ile kuranda vücut bulmuştur arayan oraya bakacak...

Kadir arı

29 Ekim 2025 12:40

Çok güzel özetlenmiştir.

Cem

29 Ekim 2025 09:36

Demokrasi ve Cumhuriyet neyine yetmiyor. 

Müşteki

29 Ekim 2025 09:17

Müslümansak eğer tabi ki şeriatı savunacağız,yüce Allah kur'an-ı kerimde kısasta sizin için hayat vardır buyuruyor!Öyleyse bizi yoktan var eden sahibimiz cenab-ı Allah,ne diyorsa ona boyun edeceğiz!Kısasta sizin için hayat vardır ilkesini,şeri hükümlerle değerlendirdiğimizde karşımıza bizi doğru yola ileten bir sistem çıkacak!Şeriatı benimseyen,şeriatı özümsemiş bir toplum olursak işte o zaman hz.peygamberin(sav) yolundan giden toplum oluruz!Ne mutlu bu yoldan gidenlere!

okur

29 Ekim 2025 08:34

hangi seriati vereyim abime

Mustafa Çelik Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle