• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Nuri Killigil’in fabrikasını kim havaya uçurdu?

17 Kasım 2022
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Sosyal medyada ukalanın sürüsüne bereket.

Sen bir bilgiyi temin etmek için uğraşıp didinir, 9 köyden kovulmayı göze alırsın, birileri, cehaletlerine bakmadan ‘O olay öyle değil, doğrusunu öğren’ diye efelenir, ardından Google aramasında edindiği sözde ‘bilgi’yi fırlatıverir paylaşımının altına. Sonra gelsin rt’ler, beğeniler. 

Bir de “teyid”, “doğrulama” gibi dürüstmüş pozu veren namlarla yazdıklarınızı doğrulayıp yanlışlamaya hevesli birtakım var ki evlere şenlik. Bunlardan birisi Nuri Killigil hakkında ortaya atılan (atanlardan biri de benim) “cenazesine devlet ricalinden kimse katılmamıştı” iddiasını çürütmeye kalkarken tam anlamıyla ‘batırmış’.

Neymiş efendim, aslında Nuri Killigil’in cenazesine devlet erkânı katılmış imiş! Gösterdikleri delil de gazete kupüründe yer alan bir fotoğraf. Altındaki cümle şu: “Dünkü cenaze töreninden bir intiba.” Fıkra bu kadar…

Resmin altında cenaze töreninden bir izlenim yazıyor, bunlar o törenin Nuri Killigil’in cenazesi olduğu hükmüne varıyor. Haberi okuyunca mesele anlaşılıyor. Evet, İçişleri Bakanı ve Çalışma Bakanı ile General Kâzım Orbay (vali vs. dahil) katılmış törene ama bu cenaze Nuri Killigil’in değil, patlamada hayatlarını kaybeden 10 işçinin cenaze törenidir. (5 itfaiyecinin cenazesi ise 4 Mart günü kaldırılmıştı.) 

Bizim dediğimiz ve devlet adamlarının katılmadığı tören ise fabrikanın sahibi Nuri Killigil’in cesedinden nihayet bulunabilmiş anlamlı bir parçanın denizden çıkması üzerine ailesinin iştirakiyle düzenlenendi. Lakin bu törende yaşanan bir hadise ailenin yüreğini dağlamıştı. İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen bulunan gövde parçasının cenaze namazını kılmaya kâfi olmadığını söyleyerek namazın kılınmasının caiz olmayacağı fetvasını vermişti. Bunun üzerine aile ve dostları kendi aralarında bir tören düzenlemiş ve Nuri Paşa’nın bir çocuk tabutuna yerleştirdikleri vücut bakiyesi karşısında saygı duruşunda bulunarak son görevlerini yerine getirmiş, ardından Edirnekapı Şehitliğine götürerek defnetmişlerdi.

Dediğimiz buydu.            

Peki fabrikayı kim havaya uçurmuştu?

Necip Fazıl’ın Büyük Doğu dergisinde mesele şöyle vaz ediliyordu:

“Nuri Paşa en son Mısır hesabına birtakım siparişler almış ve hatta bir rivayete göre Mısır hükümetinden mühim de bir avans çekmiştir. Bu takdirde ihtimaller (şunlardır):

Mısır ve Arap hükümetleri hesabına yapılan mühimmata karşı bir Yahudi tedhiş ve suikasdi.

Bir komünist suikasdi.

Nuri Paşa’dan dertli ve şikayetçi bir işçinin intikam hareketi.

Bizzat Paşa’nın, şu veya bu teneffu (çıkar) sebebiyle kendi öz malına kasd etmek istemesi.” (Büyük Doğu, 11 Mart 1949)

Büyük Doğu’ya göre son ihtimalde çıkar sebeplerini göstermek mümkün olsa bile Nuri Paşa’nın hadise anında ve içinde hayatını kaybetmiş bulunması noktasından ahmakça ve gülünçtür. 3. ihtimal pek zayıf, 2. ihtimal ise hafifçedir. “Yalnız ve yalnız 1. ihtimaldir ki 2. ihtimal ile bir arada önemlidir.

Patlamadan önce hükümet Arap ülkeleriyle kötü olmak istemediği için İsrail hususunda net bir tavır takınamıyordu bir türlü. Sütlüce’deki silah fabrikasında meydana gelen patlama, Türkiye’nin hangi tarafta durması gerektiğini biraz sert bir ihtarla ilgililere hatırlatıyordu. O zamana kadar İngiliz (Avrupa) taraftarı dengeli bir politika tutturmaya çalışan hükümet, bu Siyonist sabotajıyla Amerika’nın ve onun destekleyip kurdurduğu İsrail devletinin yanında olması ve Araplarla alakasını kesmesi hususunda kesin bir uyarı almıştı. (13 gün sonra ise bu defa Tekirdağ’da bir askerî cephanelikte patlama olunca durumu garipseyen İngiliz gazeteleri bile “Türkiye’de neler oluyor? Son günlerdeki patlamaların sebebi nedir?” sorularını sormaya başlamıştı.) 

Nitekim patlamadan sonra Türkiye silah ihtiyacını ABD’nden temin etmeye yönelecek, dahası Nuri Paşa’nın çocuk tabutuna konulan cenazesinin defnedildiği gün alelacele İsrail devletini tanıyacaktı.

Mesaj alınmıştı. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sosyal medyada ukalanın sürüsüne bereket.

Tabii .. kitap ve gazete alitilarini kopyalayip belge diye sunuyorlar ..

Mesaj alınmıştı.

5816 kalkacak...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23