--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP mehteri dirilten Paşayı dövdürmüş ve Yassıada’da yargılatmıştı

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
26

CHP mehteri dirilten Paşayı dövdürmüş ve Yassıada’da yargılatmıştı

Mustafa Armağan

Gaziantep gibi mübarek bir şehirde mehtere sırtını dönen CHP’yi tarih asla unutmayacak. Hem onlara kalsa az daha mehterin kökünü kazıyacaklardı. 

Bir Paşamız CHP’nin kapattığı mehterhaneyi Demokrat Parti devrinde diriltmişti ama ona bu icraatı pahalıya ödetilmişti. 

DP döneminde görev yapan beş Genelkurmay Başkanının naaşlarının Devlet Mezarlığına hâlâ nakledilemeyişi esrarını koruyor. 12 Eylül darbesinden sonra çıkarılan kanunda naaşları Devlet Mezarlığına taşınacaklar arasında eski Genelkurmay Başkanları da sayıldığı halde DP devri başkanlarına bu şansın tanınmayışı çok ilginçtir. 

DP dönemi Genelkurmay Başkanlarının defin yerleri şöyle:

Nuri Yamut: Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul.

Nurettin Baransel: Zincirlikuyu Mezarlığı, İstanbul. 

Hakkı Tunaboylu: Cebeci Askerî Şehitliği, Ankara. 

Feyzi Mengüç: Edirnekapı Şehitliği, İstanbul. 

Rüştü Erdelhun: Cebeci Asri Mezarlığı, Ankara. 

Zincirlikuyu’da sade bir mezarda eşi Cavidan ve kızı Güsfent’le birlikte son uykusunu uyumakta olan Mehmet Nuri Yamut, 6. Genelkurmay Başkanı olarak Haziran 1950’den Nisan 1954’e kadar görev yapmış, emekliye ayrıldıktan sonra DP’den milletvekili seçilmişti (2 dönem vekillik yaptı). 27 Mayıs darbecileri onu Yassıada’ya atmaktan çekinmemiş, orada türlü hakaret ve işkencelere maruz bırakılmış, arası fazla sürmeden kansere yakalanmış, hastalığı yüzünden duruşmalara katılamamıştı. Nihayet 9 Mart 1961’de Kasımpaşa Deniz Hastanesi’ne yatırılan Nuri Yamut 5 Haziran 1961 günü saat 18.30’da son nefesini vermişti.

Mehterhaneyi yeniden açtıran Paşa

1935 yılında kapatılan Mehterhaneyi 18 yıl sonra yeniden açma şerefi Nuri Yamut Paşa’ya aittir. İstanbul’un Fethi’nin 500. yıldönümü kutlamaları vesilesiyle Osmanlı Mehterhanesinden kalan eşya ve aletleri toplatır, eski mehterhane mensuplarını buldurup onlardan bilgi aldırır, unutulan marşları derletir ve eski mehter törenlerini yeniden başlatır. Bu hayırlı hizmetiyle hatırası her daim rahmetle yâd edilecektir.

İstanbul’un 500. Fetih yıldönümü kutlanacaktır ama askerî bandoyla kutlanmasına gönlü razı olmayan Genelkurmay Başkanı Nuri Yamut bu skandalın önüne geçmek için gayret göstermiş ve bu sayededir ki Mehterhane 29 Mayıs 1953 günü Fatih Camii avlusunda saatlerce gülbank vurmuş, bu muhteşem musikiye ve marşlara yıllardır hasret kalmış bulunan milleti gözyaşlarına boğmuş ve bu büyük günde onların ecdadın ruhlarıyla yeniden buluşmalarını sağlamıştır.  


Öte yandan 1942 yılında Nuri Paşa Çanakkale’ye düzenlenen bir gezide şehitlerin kafataslarından piramitler yapıldığını, toplanan kemiklerinin öbek öbek yığıldığını görmüş ve kahrolmuştur. Bunun üzerine Zığındere şehitlerinin 1915’ten beri ortalıkta kalmış olan kemiklerini toplatıp gömdürmüş ve üzerine bugün kendi adıyla anılan abideyi yaptırmıştır. 

Torunu Haldun Şahingiray’ın 2012 yılında telefonda bana verdiği bilgiye göre Nuri Yamut Paşa Çanakkale şehitlerine bu abideyi yaptırabilmek için İzmir’deki iki evini satmıştır. Bir askerî tarihçi ise abidenin inşası için maaşını da bağışladığını yazıyor.

Böylece hem mehter marşları çalınırken hem de Çanakkale şehitlikleri gezilirken Nuri Yamut’un aziz hatırasıyla karşılaşırız.

Torunu Haldun Şahingiray’ın anlattığına göre Nuri Paşa son derece kibar biriymiş. Genelkurmay Başkanı iken dahi kahve isteyeceği zaman askerî garsona “Benim kahve isteyeceğimi hissettin galiba” diye takılırmış. 

Haldun Şahingiray’la konuşurken sözü Yassıada’daki günlerine getiriyorum. Konuşmak istemiyor. “Bu kötü hatıraları içimize gömmek istiyoruz” diyor. Haklı. Bu tavra aynı sıkıntıları yaşamış başka ailelerde de rastladığım için pek şaşırmıyorum.

“Peki, kendisini son görüşünüz nasıl oldu?” diye soruyorum torununa. 

“Hastanede, sadece kapıdan gösterdiler” diyor. 

Odasına dahi sokmamışlar. Uzaktan sadece “Nasılsın?” diyebilmiş dedesine. El sallamışlar, o kadar. Kansere de kahrından yakalanmış zaten.

Çanakkale ve İstiklal Savaşı gazisine tokat attırdılar


Yavuz Donat ağabeyin 2007 yılında köşesine taşıdığı, 27 Mayıs’ta kendisini tutuklamaya gelen askerler tarafından dövülüp merdivenden yuvarlandığı rivayeti ise aile tarafından tasvip görmüyor. Acaba bunun sebebi, o kötü olayları unutmak istemeleri olmasın? Nitekim ben o rivayeti başka kaynaklardan da dinledim. Yavuz Donat’ın bir şahidin ağzından naklettiği olay şöyle cereyan etmiş:

“İhtilalden birkaç gün sonraydı. Sokakta oynuyorduk.

Bizim apartmanın önünde askeri bir araç durdu.

İçinden bir subay, bir astsubay ve erler indiler. Subay üsteğmendi veya yüzbaşı... Yıldızları vardı. Hepimiz koşuştuk. Apartmana girdiler, babam evde yoktu, 

Nuri Paşa’nın kapısını çaldılar.

***

Kapıyı Nuri Paşa açar.

Elinde asası, yakasında İstiklal Madalyası vardır.

Subay bağırır:

- Hırsızlar!.. Vatanı sattınız!.. Tutukluyoruz... Gel bizimle.


Nuri Paşa asasını kaldırır:

“Ben Çanakkale kahramanıyım, Atatürk’ün silah arkadaşıyım, İstiklal Savaşı gazisiyim, eski Genelkurmay Başkanıyım... Bana hakaret edemezsiniz.”

***

Hidayet Sinanoğlu ağlayarak, anlatmayı sürdürdü:

- Subay bir tokat patlattı... Astsubay da Nuri Paşa’nın kıçına bir tekme... Paşa düştü, gözlüğü kırıldı, merdivenden yuvarlandı. Biz çocuklar merdiven sahanlığında korkuyla büzülmüştük.
Askerler koşup geldiler... Kan revan içindeki Nuri Paşa’nın kollarına girdiler, alıp götürdüler. Paşa’yı bir daha hiç görmedik.” sabah-com-tr/yazarlar/donat/2007/01/14/eski_genelkurmay_baskani_na_tokat 

Türlü hakaret ve eziyetler altında cereyan eden Yassıada duruşmalarına hastalığından dolayı katılamayan Nuri Paşa, sonunda hastaneye kaldırılıyor ve orada hayatını kaybediyor. Böylece üç ay sonra hakkında verilecek ceza da düşmüş oluyor.


Sen Sultan Abdülhamid döneminde Harbiye’ye gir, Balkan savaşlarından Çanakkale’ye kadar cepheden cepheye koş, yaralan, gazi ol, İstiklal Savaşı’na katıl, Sakarya’da 7. Tümen Kurmay Başkanı olarak düşmanı kovala, Genelkurmay Başkanı ve milletvekili ol, sonra bacak kadar çocuklar kapına dayanıp seni zindana atsınlar ve kanseri manevî acına katık yaparak son günlerini tamamla, ailene son bir kez dahi sarılmana müsaade edilmesin. Bu da yetmiyormuş gibi, tarih kitaplarından da adın çıkarılsın, Devlet Mezarlığı layık görülmesin.

Tevfik Fikret’in dediği gibi “Acı şeyler Haluk, fakat gerçek”. 

Neyse ki, bu milletin o acılardan ders çıkardığı zamanlar geldi, çattı. Kendisine hizmet ettiği halde mağdur edilenleri hiç unutmayacak bu millet. 

Yassıada’da idama mahkûm edilen Rüştü Erdelhun ile kararlar açıklanmadan dört ay önce Hakkın rahmetine kavuşan Nuri Yamut paşaların da değerlerimize sahip çıkmaları ve demokrasiye yaptıkları hizmetler sebebiyle unutulmayacaklar arasında yerlerini alacaklarından eminim.

Yorumlar

(26)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

3 Mayıs 2026 14:25

Değerli Hocam herşey güzel de yazının sonundaki "demokrasiye yaptıkları hizmetler sebebiyle"ifadesi bir zorunluluk mu? anlamadım. Siz bu yapılanların demokrasi için yapıldığını mı düşünüyorsunuz yada bu şahsın "ben bunları demokrasi için yaptım" şeklinde bir tavrı veya açıklaması mı vardı? Aynı yaklaşım maalesef 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletimizin din, mukaddesat, hürriyet ve memleket için kendini ortaya atmasının bizim camianın etki ve yetki sahipleri tarafından "demokrasi için yapılmış(!) bir hareket olarak isimlendirilmesi ve o günün "demokrasi günü (bayramı) şeklinde tescil edilmesi anlaşılır gibi değil. Mümkünse bir yazınızda bu konuya da değinip, bu tavrın veya psikolojinin arka planı hakkında bir değerlendirmede bulunabilir misiniz? Teşekkür ederim.

İhtiyar Amca

27 Nisan 2026 06:18

Mehter, Osmanlı İmparatorluğu'da ordunun motivasyonunu sağlayan ve savaşlarda kös, davul, zurna gibi çalgılarla çalınan marşları icra eden önemli bir askerî müzik topluluğuydu. Mehter takımı ve marşlarını yasaklayan padişah 1826 yılında yeniçeri ocağının kaldırılması (Vaka-i Hayriye) olayı ile birlikte II. Mahmut'tur.Batı tarzı müzik yapan "Mızıka-i Hümayun" nun kurulması ile kapatılan Mehteran, 1914'te geçici olarak yeniden kurulsa da 1935'te tekrar kaldırılmış ve nihayet 1952'de Askeri müze bünyesinde tekrar canlandırılmıştır. Güncel haberlerde geçen ve çocuk mehter takımına sırtını dönemleri önemsemeyelim. Onlar, tarihî geçmişimize hiçbir zaman ilgi göstermediler. Çocukluğumdan hatırlıyorum, stadyumda yapılan Milli bayram törenlerin de, arkadaşlarımızla hep bir ağızdan ne de güzel söylerdik: Ceddin deden,neslin baban en kahraman Türk milleti, orduların, pek çok zaman vermiştiler Dünya'ya şan....

Ayhan

26 Nisan 2026 19:37

Derli toplu muazzam yazı Çok değerli yazı herkes okumalı Minnettarız.

Derdimiz memleket

26 Nisan 2026 19:25

Vatan diye can verenlerin aziz hatırasına hürmeten Nuri paşa iki evini satıp anıtı yaptırıyor. Behçet hastalığını bulan dr Hulusi Behçet yurtdışına seminere katılmak için evini satarak gidiyor. Çağdaşlık diye yırtınan chp Müslüman ların parasıyla kurulan iş bankasını yemeye devam ediyor milletin has evlatlarına işkence ediyor. Sahi kim bu chp liler. Ziya Gökalp insanda ırk aranmaz atlarda aranır. İnsanda kültür aranır diyor. CHP Müslüman Türk kültüründen nefret ediyor. O zaman bunlara DNA testi yapmak şart, ne kadar Türkler?!!.. kesin sıfır… hangi ırktanlar ki bu kadar zalim olabiliyorlar

Kanber

26 Nisan 2026 18:43

Allah'ın azabı laneti münâfık kâfir ve zalimlerin üzerine olsun.

Vatansever

26 Nisan 2026 17:14

İlk defa duyuyorum. Allah razı olsun. Çok duygulandım. Rabbim onlardan razı olsun. Mekanları cennet olsun inşallah. Bunları yapanları Rabbim kahreylesin. Destekleyenleri de kahreylesin. Bu aziz ve necip Milleti, milli ve manevi değerlere düşman olan malum zihniyetin şerrinden korusun.

Tunç

26 Nisan 2026 15:51

Mekanları cennet olsun. Darbeci ve cuntacı seküler laikçi zorbaların 28 şubat sürecinde bu necip millete neler yaşattığına şahit olduk. Rabbim, vatan ve millet sevdalısı, peygamber ocağına layık askerler nasip etsin inşallah.

NEDİR DERTLERİ BU HERİFLERİN?

26 Nisan 2026 14:07

Dertleri neydi bu 27 mayısçıların? Ben hâlâ anlamadım. Bütün bunlar resmen barbarlık. Ben menderesçi falan değilim. Rahmetlinin hataları elbet vardı. Zaten ilk seçimde koltuğu bırakacaktı da. Ne gereği vardı bunca azgınlığa? CHP iktidara geldikten sonra bir tahkikat heyeti kurardı menderes ve arkadaşlarından gereken hesabı sorardı. Böyle canice şeyler yaparak acaba bir takım gruplara gözdağı mı verildi? Bilmiyorum yani. Hayret edilecek bir şey.

Abdullah

26 Nisan 2026 12:15

Rabbim gani gani rahmet etsin. Mekanı cennet olsun inşaallah...

Çetin

26 Nisan 2026 11:42

Allah gani gani rahmet eylesin. Böyle güzide şahsiyetlere saygısız davrananlara Rabbim gazabı ile muamele etsin.Amin.

Mustafa Armağan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle